Evet, ama bağlama bağlı ve beklentilerin doğru ayarlanması şart. PRP (platelet-rich plasma), özellikle erkek/kadın tipi saç dökülmesinde (androgenetik alopesi) saç yoğunluğunu artırmada kısa–orta vadede fayda gösterebiliyor; buna karşın kıl kalınlığı ve uzun dönem kalıcılık konusunda bulgular daha değişken. Yani tek başına "mucize" değil; en iyi sonuç, minoksidil, finasterid/dutasterid (uygunsa) ve/veya mikroiğneleme gibi kanıtlı tedavilerle birlikte ve iyi seçilmiş hastada geliyor.
Nasıl işe yarıyor sorusundaysa… Trombositlerden salınan büyüme faktörleri (PDGF, VEGF, TGF-β vb.) folikül çevresi mikroçevreyi uyarıyor, anajen faza geçişi destekleyen bir bağlam etkisi var. Ancak uygulamanın başarısını belirleyen bol sayıda pratik ayrıntı da var: hazırlama protokolü (tek/duble santrifüj), lökosit içeriği (çoğu kıl çalışması lökositten fakir PRP'yi tercih ediyor), aktivasyon, enjeksiyon aralığı ve dozu. Klinik pratikte en sık 3–4 aylık indüksiyon (ayda bir) ve 3–6 ayda bir idame şemaları kullanılıyor; yan etkiler genelde enjeksiyon bölgesinde ağrı, eritem, kaşıntı gibi geçici bulgular. Ciddi yan etki bildirimleri seyrek. Androgenetik alopeside kanıt görece tutarlı; alopesi areatada ise yanıt daha değişken ve protokoller arası heterojenlik daha belirgin.
Kanıtların söylediği şey kısaca şu: Randomize kontrollü çalışmaların havuzlandığı güncel bir meta-analiz, PRP'nin 3–6 ay içinde saç yoğunluğunu plaseboya göre anlamlı artırabildiğini bildiriyor; buna karşın kalınlık kazanımları plaseboya üstünlük göstermeyebiliyor. Kapsamlı bir 2023 kılavuz/incelme derlemesi de, PRP'nin tek başına olabileceğini fakat çoğu vakada kombinasyon yaklaşımlarının belirgin üstünlük sağladığını, ayrıca protokol standardizasyonu eksikliği nedeniyle çalışmalar arasında karşılaştırma yapmanın güçleştiğini vurguluyor. Dolayısıyla seçim ve tasarım kritik: erken evre, skar bırakmayan tip, aktif dermatit kontrolü, beslenme/tiroid/demir parametrelerinin düzeltilmesi; ardından foto-trikogram gibi ölçülebilir sonlanımlarla 4–6 ayda bir yeniden değerlendirme. "Yanıt yok" deniyorsa, genelde ya protokol suboptimal ya da temel patoloji farklı (örneğin telogen effluvium baskın) oluyor; kabak gibi ortaya çıkıyor.
Sonuç olarak da: PRP, doğru hasta ve doğru protokolde faydalı bir destek tedavisi. Tek başına her derde deva değil; maliyet, idame gereksinimi ve yanıt değişkenliği açıkça konuşulmalı. Ben olsam, mevcut kanıtla PRP'yi minoksidil ve (uygunsa) antiandrojenlerle kombine eder, 3–6 ayda objektif ölçümle ilerler, fayda görülen şemayı idame ederim. Abartılı vaatler yerine ölçülebilir kazanımlar; bilim böyle çalışıyor. 😎
Kaynaklar
- XiuXiu Zhang, et al. (2023). Platelet-Rich Plasma For Androgenetic Alopecia: A Systematic Review And Meta-Analysis Of Randomized Controlled Trials. Journal of Cutaneous Medicine and Surgery, sf: 504-508. doi: 10.1177/12034754231191461. | Arşiv Bağlantısı
- Michael Kaiser, et al. (2023). Treatment Of Androgenetic Alopecia: Current Guidance And Unmet Needs. Clinical, Cosmetic and Investigational Dermatology, sf: 1387-1406. doi: 10.2147/CCID.S385861. | Arşiv Bağlantısı