Göreliliğin en temel ve en kafa karıştırıcı yönlerinden birine değinmişsiniz.
Cevaba geçecek olursak:
Evet, Einstein’ın özel görelilik teorisine göre hareket görecelidir. Yani bir gözlemciye göre hızlı giden bir cisim varsa, o cisim de aynı şekilde gözlemcinin kendisinden aynı hızla uzaklaştığını görür. Bu durumda ilk bakışta, her iki taraf için de durum tamamen eşitmiş gibi görünür ve biri diğerine göre gidiyorsa, diğeri de aynı oranda gitmektedir.
Ancak işin içine zaman girdiğinde durum biraz değişir. Görelilikte zaman da tıpkı hareket gibi gözlemciye bağlıdır. Her iki taraf da diğerinin saatinin daha yavaş işlediğini gözlemler. Fakat bu yalnızca gözlem açısından geçerlidir.
Gerçek fark, biri yön değiştirdiğinde yani ivmelendiğinde ortaya çıkar.
Örneğin, bir uzay gemisi Dünya’dan uzaklaşıp geri dönerse, dönüş yapan kişi artık simetrik bir durumda değildir. Çünkü ivme yaşamıştır. Bu durumda zaman genişlemesi gerçek anlamda farklılaşır ve uzay gemisindeki kişi, Dünya’dakine göre gerçekten daha az yaşlanır.
Sonuç olarak görelilikte hareket karşılıklıdır, ancak zaman aynı şekilde göreceli değildir. Her iki taraf da diğerinin saatini yavaş görse de, ivme yaşayan tarafın zamanı gerçekten daha az akar. Bu nedenle, “ikisi için de zaman eşit azalır” değil ivmelenen taraf daha az yaşlanır.