Canlıların klonlanması, şu ana kadar memeler de dahil olmak üzere birçok oldukça karmaşık organizmada gerçekleştirilebildi. Ve evet, bu memeliler yaşadılar hatta bazılarından verimli döller bile elde edilebildi ancak birçoğunda da ana bireyde görülmeyen çeşitli sorunlar ve kısa yaşam süreleri gözlemlendi. Bu yolla epigenetik alanında çok önemli ilerlemeler sağlandı. İnsan üstünde ahlâkî açıdan uygulanamayan deneylerin yakın hayvanlar üzerinde uygulanmasıyla genlerin açılımıyla ilgili bilgiler edindik ve her denemede de konu hakkındaki bilgimizi gittikçe arttırdık.
Klonlamanın nesli tükenme tehlikesi olan tür üzerinde uygulanması ise özellikle bitki ıslahında gözlemlediğimiz bir durum. Tabi ki burada "klonlama" kavramı yerine vejetatif üreme kavramını kullanmak daha doğru olacaktır ancak temel mantık olarak düşünürsek ana bitkiyle aynı genetikteki birçok bitkiyi üretmenin klonlama olarak kabul edilebileceğini düşünebiliriz. Bu uygulama zaten günümüzde birçok bitki türü üzerinde uygulanıyor. Hatta çilek gibi birçok bitki uzun yıllardır sadece bu üreme yöntemiyle çoğaltılıyor. Bu da yediğimiz aynı bahça çileklerinin birçoğunun aynı genotipte olduğu anlamına geliyor.
Klonlamanın bir hayvan türünde nesli tükenme tehlikesinden çıkarması ise şu anda bilim insanları tarafından üzerinde çalışılmakta olan bir konu. Ben ise bu alanda pratikte bir uygulamanın olup olmadığı hakkında net bir bilgim olmadığı için mümkünatı üzerine bir yorum yapacağım. Öncelikle bunun uygulanamaması için en azından teorik olarak bir engel yok. Engel olarak sınıflandırılamasa bazı sınırlandırmalar ise söz konusu. İlk olarak, böyle bir uygulama tür içindeki varyasyonları ortadan kaldıracağı için türü o zaman için kurtarsa da ileride yaşanacak bir değişimde türün kurtulma ihtimali çok düşük olacaktır; tabi buna şöyle bir karşılık verilebilir: Tür yok olacaktı zaten, ileride olabilecek bir zamana kadar yaşaması her türlü bir çözüm sağlayacaktır. Dediğim gibi o yüzden bir engel değil sadece bir sınırlandırma.
İkinci olarak, o türü temsil etmek üzere seçilen bireyin bazı kalıtsal hastalıklara sahip olması ve sonuçta o hastalıkların sayılarının popülasyon içinde arttırılmaları o hastalığın evrim sürecinde elenmesini çok daha zorlaştıracaktır, tabi tür o kadar yaşayabilirse. Bu hastalık belki de türün sonunu getirebilir buna da dikkat edilmesi gerekir. Bu durum karşısında da türün yaşayan en sağlıklı bireyi seçilirse bu sorun da engel olmaktan çıkacaktır.
Bitkilerin üzerinde sıklıkla uygulanan ancak hayvanlarda daha kısıtlı uygulanabilen bu tekniğin ileride hayvanlar için de sıklıkla tercih edilir olup olmayacağını zaman gösterecek. Ama teorik olarak konuşursak, bazı kısıtlamalar harici bu teknik neden kullanılmasın diye de düşünüyor insan:)