Hepimiz içimizde (dikkat eder, kendimize yönelir ve kendimize dair) bilinçli olursak kötünün ve iyinin sesini duyarız ve bu seslere tanık oluruz. Üstelik bu sesleri özellikle kötülüğün sesini çoğu zaman beynimizin dip gürültüsü kendiliğinden üretir. Kimisi iyi sesini öldürür kendisinde ve artık neredeyse O hiç kendisine konuşmaz, Onu artık hiç duyamaz olur. İyinin ve kötünün sesini duyabiliyorsak eğer ve bu, zihnimizin kendiliğinden üretebildiği kadar zihnimizin içinde doğal bir durumsa o halde kötü de iyi de doğuştan gelen özelliklerimizdir. Ama şu var ki doğuştan gelen özelliklerimizin hemen doğuştan ortaya çıkması gibi bir zorunluluk da yoktur. Bilinç gelişimine bağlı olarak ilerleyen yaşlarda farkındalık düzeyinin çocukluğa göre gelişmesi ile bu süreç gerçekleşir. Bunun esasen boy uzama genlerinin aktifleşmesinin hemen doğduğumuz anda gerçekleşmesinin gerekli olmamasından özünde farklı bir durumu yoktur. Genler ve genetik gelişme açısından aktif pasif gen, atıl gen veya şalter gen gibi kavramlar vardır. Yani kimi durumda genlerin aktifleşmesi farklı şartlara veya dönemlere bağlı olabilmektedir