Aslında pek öyle değil. Canlandırmalarda öyle gözükse de, her kütle daha doğrusu enerji yoğuşması uzay-zaman'ı büküyor.
Buna göre o küçük kütle de uzay-zamanı büküyor. Her ikisi de kütle çekim ivmesine sebep oluyor. Her ikisi de birbirini kendi kütle merkezine doğru çekiyor. Tabii büyük olan, daha fazla ivmeye sahip olduğu için, küçüğü kendi merkezine çekiyor. Bunu alan tensör gerilimlerindeki değişimler ile ifade ediyor.
Bence; Kütle çekimi, yerçekimi ivmesi artışının ve (kademeli)zaman genişlemesinin dolaylı sonucudur. İvmelenme zaten harekete sebep olduğundan, bunu düşüş olarak tanımlıyoruz.
Diğer yandan kütle çekim tam olarak bir kuvvet değildir. Daha çok uzay-zaman alanında düşük basınç alanı gibidir. Her iki kütle de yayımladığı yerçekimi dalgalarına bağlı olarak, zamanı genişletiyor.
Yerçekimi dalgaları, kaynaktan uzaklaşırken birim alanda yoğunluk kaybettiği-(uzaklığın karesi oranında dağıldığı) için, merkezden uzak bölgelerde kütleçekim ivmesi ve objeler üzerindeki zaman genişlemesinin daha az olduğudur. Mesela dünya için, her 10 metre de milyon da 3 civarında bir azalma vardır.[1] (linkte ilgili hesaplamaları görebilirsiniz)
Bu da Zaman genişlemesinin ve kütleçekim ivmesinin aradaki mesafe azalışı ile kademeli olarak arttığını ve harekete-düşmeye neden olduğunu gösteriyor.
Kaynaklar
- Burtay Mutlu. Kütleçekimin Kaynağı Nedir Ve Nasıl Çalışır?. Alındığı Tarih: 28 Mayıs 2024. Alındığı Yer: Quora | Arşiv Bağlantısı