Bu soruya 2 farklı bakış açısından yaklaşmak gerekir. İç ve dış olarak birçok farklı sebepler vardır.
İç sebepler:
Benim gördüğüm en önemli sebep Gazali gibi bazı imamların bilim adamlarına ve filozoflara kafir demesi ve onları tekfir etmesi ile dini baskının arttırılması. Tekfir etmek aforoz etmektir ve evet Müslümanlıkta da aforoz etmek vardır. İmamların din büyüklerinin sözünden çıkıldığı anda insanlar aforoz edilir ve toplumdan dışlanırdı.
Önemli İslam alimlerinden bazıları: İbni Rüşd, Farabi ve İbn Sina tekfir edildi, kitapları yakıldı ve sürgüne gönderildi. Sırf Gazali’nin yobazlığından ötürü. Gazali’den sonra Müslüman camiada ruhban sınıfı oluştu. Her karar Şeyhülislam grubunun fetvalarına göre şekillenmeye başlandı. Tabi bu İslamın Altın Çağının bitmesine yol açtı. Gazalinin “Makasıdu'l – Felasife” isimli kitabından 26. Sayfa (internette pdf var) filozofları bilim adamlarını kafirlikle suçlayıp din dışında işlerle ilgilenenleri tekfir edilmesi gerektiği bizzat yazılıdır.
Kuran-ı Kerim’de doğrudan bilim düşmanlığı yoktur. Bunların sebebi sonradan oluşan ruhban sınıfıdır. Yani dinin kendinden ziyade toplumun yönetici sınıfı bilimin gelişmesine müsaade etmemiştir.
Dış sebepler:
Bir de dış etmenler var. Moğol istilalarıyla birlikte İslam toprakları 12-13 yy arası özellikle barbar kavimlerle komşu olmuştur. Moğolların yönetimini anlatmaya pek gerek görmüyorum ama şöyle bir kısaca bahsetmek gerekirse, kazandıkları yerleri yağmalar yağmaladıkları yerleri tozu toprağa katar. İslam topraklarını fethedince üzerindeki kütüphane, kitaplar ya da buna benzer her türlü bilgi birikimlerini yok etmişlerdir. Onun dışında Moğol istilaları Kafkaslardaki göçebe kavimlerin yerlerini oynatmak ve çevre ülkelere yayılması gibi etmenleri de olmuştur. Sürekli Kafkaslardaki ve diğer bölgelerdeki göçebe kavimler Müslüman topraklarına dayanınca baskın ile sürekli çatışmanın yaşadığı dönemler olmuştur. Bu dönemlerde haliyle askeri yatırımlar bilime harcanan kaynakları azaltmıştır ve bilimin gelişmesine bir kamçı olmuştur.
Sonuç:
Her şey bu kadar basit değil tabi ki de. Kısaca ve detaya girmeden anlattım. Ama en büyük sebepler bunlar. Biraz daha iç ve dış sebepler var ama sonuç olarak son 700 yıldır İslam toplulukları yobazlıktan belini doğrultamamıştır.
1752 yılında Benjamin Franklin elektriği keşfettiğinde Osmanlıda “1 günde kaç vakit namaz vardır? 3 mü 5 mi?” tartışması vardı. Avrupa Rönesans ile zamanında kendi kirlerinden sıyrılıp bilim ve sanatta çığır açarken Osmanlı aynı dönemde “1. Yezid kahraman mıydı değil miydi” gibi konuları tartışıyorlardı. Her olayda bilim geri plana itildi ve haliyle şuanda Orta Doğu’da huzur yok.