Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Premium
Paylaşım Yap
Sorulara Dön
Mustafa Oğuzhan Üstün
Üye 21 Ocak 2024
18

Kadın düşmanlığı neden var? Neden cinsiyetçilik yapılıyor?

Bazı insanlar kadınlara karşı derin nefret besliyor.Özellikle redpill adı altında konuşuluyor.Tarih boyunca hep erkekler Üstün mü tutuldu?Neden böyle bir üstünlük yarışı var?Kadının fıtratında erkekte şu var vs.Şu feminen şu maskulen.Kadınlar bu duruma karşı hiç ses çıkarmıyor mu , karşı çıkmıyor mu neden?Buradaki amaç ne?
4,019 görüntülenme
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
13 Cevap
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye Bilge 26 Ocak 2024

Erkek egemen tahakkümün kadınlar üzerinde kurduğu iktidar biçimlerinin köklü bir tarihi var. Bu tarih içinde farklı kırılmalar yaşayan, yeni mekanizmalar geliştiren ve çeşitli biçimler alan erkek egemenliği bugün de toplumsal, ekonomik ve kültürel alanlara sirayet etmiş ve gündelik hayatın içerisinde normalleştirilmiştir. Hiyerarşik bir ikili toplumsal cinsiyet düzenine ve buna bağlı cinsiyet rollerine dayanan heteronormatif patriyarkal sistem, erkeklere kadın üzerinde hakimiyet kurma, şiddet uygulama, emeğini ve bedenini kontrol etme gibi birçok hakkı tanırken, kadınlara ise bu eşitsizliğe ve baskıya boyun eğmeyi ve kendi cinsiyetini erkek cinsiyetinden aşağı görerek ikincilleştirmeyi dayatmıştır. Kadınların emeklerinin ve bedenlerinin değersizleştirilmesi, kıymetsiz görülen ve yok sayılan işlerin “kadın işi” olarak düzenlenmesi ve kadınların ancak hayali bir “aseksüel annelik” konumundayken, yani “kadınlıktan azade” olduklarında değer ve saygı görmeleri mizojininin farklı veçheleridir. Kadınlara yönelik tüm bu şiddeti, baskıyı, sömürüyü ve ayrımcılığı meşrulaştıran mizojininin izlerini tarihin, dinlerin, kültürlerin veya geleneklerin içerisinde izleyebiliriz.

Mizojininin ilk düşünsel izlerine, kadını günahın ve yeryüzündeki kötülüklerin temsili olarak sunan Yunan mitolojisinde rastlıyoruz. Tanrı Zeus ateşi gökyüzünden çalarak yeryüzüne indiren Tanrı Prometheus’u cezalandırmak için ona bir hediye hazırlar. Bu hediye ise örneği görülmemiş bir kötülük olarak tasarlanan bir kadındır. Zeus, emrindeki Olympos Tanrılarına, Pandora’ya “hayvanca bir güdü ve düzenbaz bir davranış” vermelerini emreder. Sonra da onu Prometheus’un kardeşi Epimetheus’a armağan olarak yollar. Epimetheus, Pandora’nın çekiciliğine dayanamayarak onu kendisine eş yapar. Yunan söylencesine göre Pandora’ya yanında çeyiz olarak verilen kutu açıldığında insanlar üzüntüye, zamanından önce yaşlanmaya, hastalığa ve acılar içinde ölüme mahkûm edilmişlerdir (Holland, 2006). Pandora kutuyu açar ve kötülük yeryüzüne böylece bir kadınla birlikte girmiş olur. Fakat burada suçlanan, kötülüğü ve acıyı yaratan erkek Tanrı değil, kendisine hediye olarak verilen ve açmaması gerektiği söylenilen kutuyu açan, böylece merakına yenik düşerek zayıflık gösterdiğine inanılan ve Yunan mitolojisine göre ilk kadın olan Pandora olmuştur.

Tek tanrılı dinlerde ise erkeklerin kadınlardan üstün olduğu ortak bir düşünce ve inanıştır. Önce erkeğin yaratıldığı, kadının ise erkeğin kaburga kemiğinden yaratıldığı ve bu yüzden erkeğin kadından üstün olduğu anlatısı kutsal kitaplardan biri olan Tevrat’ta açıkça yer almaktadır. İncil ve Kur’an’da böyle bir yaratılıştan söz edilmemesine rağmen Hristiyanlık ve İslam inançlarında yerleşmiş bu düşünce, kadınları ikincilleştirmek ve erkeklerin denetimine tabi tutmak için kullanışlı bir anlatı sunar. Yine kutsal kitaplarda yer alan cennetten kovulma bahsinde yasak elmayı yemesi için Adem’i kışkırtanın Havva olduğuna inanılır. Yahudilik ve Hristiyanlık kadın bedenini kötülüğün ve günahın cisimleşmiş biçimi olarak görür ve bu bedenden uzak durulmasını (cinsel perhiz/bekaret) vaaz ederken, İslam hem kadınlar hem erkekler için cinselliğin gerekliliğine kapı aralar. İslam için kadın bedeni kötülüğün değil, kışkırtıcılığın simgesidir: Erkeği baştan çıkarması işten bile değildir; mutlak biçimle denetlenmesi, kapatılması gerekir (Acar Savran, 2018: 111).

Tüm Reklamları Kapat

Kadın düşmanlığının dinlerdeki izdüşümleri, Orta Çağ Avrupa’sında yaşanan cadı avlarından bu günkü kadın cinayetlerine, kadınlara yönelik dışlama, şiddet ve kontrol ve sömürü biçimlerini meşrulaştırmıştır.

Mizojininin bir diğer türü de kadının yaptığı iş ve eylemlerin değersizleştirilmesi, kadınların belirli mekân ve pratiklerden dışlanmalarıdır. Kamusal alandan dışlanan kadınlar özel alan dediğimiz ev içi ve aileye hapsedilmiş, burada da çocuk bakımı ve ev içi hizmetleri bir görev ve mecburiyet olarak belirmiştir. Annelik gibi bir rol toplum tarafından kutsanırken aynı zamanda çocuk bakımı rolünü üstlenen kadının yaptığı iş değersizleştirilmiştir. Bir erkeğin çocuk bakması ya da ev içi işler ile ilgilenmesi, kadınca bulunduğundan aşağılanır.

Kadın düşmanlığının en görünür olduğu ve kadına duyulan nefretin ve şiddetin meşrulaştırıldığı bir diğer alan dildir. Pek çok dilde olduğu gibi Türkçe’de de en yaygın kullanılan, hatta bir konuşma kalıbına dönüşen cinsiyetçi küfürler daha çok kadın bedeni üzerinden kurgulanmıştır. Erkeğin kadına tecavüzünü apaçık bir dille ifade eden bu küfürler bugün, pek çok sosyal medya mecrasında oldukça yaygın kullanılmaktadır. Aynı zamanda Türkçe’de bulunan deyim ve atasözleri de bu anlayışa hizmet etmektedir. ‘’Kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin’’, ‘’kızını dövmeyen dizini döver’’, “mahalle yanar, orospu saçını tarar’’ gibi ifadeler kadına yönelik şiddeti olağanlaştırırken, aynı zamanda kadının cinsiyetine yapılan aşağılamaları gündelik hayatta dolaşıma sokarak normalleştirmiştir. Erkeklere yakışmayacak zayıflık belirtileri olarak nitelendirilen davranışlar “karı gibi”, “kız gibi” deyimleriyle ifade edilerek, yine kadın cinsiyetini aşağılamaktadır. Dilin bu cinsiyetçi yapılanması, kadın düşmanlığının düşünme ve konuşma eylemlerimizde nasıl da yer ettiğini ve yeniden üretildiğini ortaya koyar...

[1]

Kaynaklar

  1. Feminist Bellek, et al. Mizojini / Kadın Düşmanlığı. Alındığı Tarih: 25 Ocak 2024. Alındığı Yer: Feminist Bellek | Arşiv Bağlantısı
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gökdeniz Sağlam
Araştırmacı Yazar 23 Ocak 2024

Kadın düşmanlığının asıl adı mizojini'dir, kadınlara karşı duyuluk antipati ve abartılı düşmanlıktır. Kadın düşmanlığı günümüzde değil çok eski zamanlarda ortaya çıkmıştır. Daha kutsal kitaplar bile yeryüzünde yokken Antik Yunan Mitolojisinde kadın düşmanlığının temelleri atılmış diyebiliriz. Meşhur ateşi çalan Prometheus hikayesinde ona ceza olarak verilen hediye eşi benzeri olmayan derece kötü bir kadındır.

Dini hikayelerde de sık sık erkeğin cennetten kovulması kadın yüzünden gerçekleşir, aynı zamanda yine kadın çoğu inanca göre erkekten bir parça alınarak yaratılmış. Olaya dini açıdan baktığımızda kadınlar birçok dini anlatıda kötü resmedilmiştir, orta çağ avrupasında kadınların cadılık ile suçlanarak yakılması, orta doğuda kadınlara yönelik soykırım, mitolojilerde sürekli eşlerini aldatan ve öldüren hep kadınlar olarak lanse edilmiştir.

Bu yüzden dolayı şu an içerisinde yaşadığımız dünyadaki kadın düşmanlığı binlerce yıldır temelleri atılan bir şeydir. Peki neden var ve tam olarak neden böyle "kirli düşünceler" ortalığa saçıldı?

Tüm Reklamları Kapat

Bunun evrimsel süreçle bir alakası olabilir özellikle gezici/avcı topluluklarda kadınlar genellikle bir arada yaşayıp, saklanırlardı. Erkekler sürekli dışarıda vakit geçirir, besin toplamaya çalışırdı. Beyninde bu süreçte daha zeki bir hale gelmesiyle, erkekler kendilerini kadınlardan üstün görmeye başlamış olabilir. Çünkü kadınlar erkekler kadar risk almıyorlar ve doğada erkeklere göre daha uzun süre yaşıyorlar buda kadınların güçlüden yana olması yani birnevi zayıf olana ihanet etmesi anlamına gelir. Bu yüzden dolayı erkeklerde kadınlara karşı bir nefret-öfke sezisi gelişmiş olabilir. İşte tamda kadın düşmanlığının ortaya çıkışı böyle anlamlandırılabilir.

Bu cevabı Ulu önder Atatürk'ün şu sözleriyle bitirmek istiyorum; "Türk kadınının Batılı kadınlar gibi toplumda yerini alması lüzumdur. Kadınlar konusunda cesur olalım. Vesveseyi bırakalım. Onların beyinlerini ciddi bilim ve fenle süsleyelim. Şeref ve haysiyet sahibi olmalarına birinci derece önem verelim.

Kaynaklar

  1. ?. Mizojini / Kadın Düşmanlığı. Alındığı Tarih: 23 Ocak 2024. Alındığı Yer: Feminist Bellek | Arşiv Bağlantısı
  2. Derleme Makalesi. (2022). Günümüz Dünyasında Kadın Düşmanlığı (Mizojini) Ve Görünümleri. Dergi Park. | Arşiv Bağlantısı
  3. Ali Rıza ERDEM. (2015). Tatürk’ün Kadina Ve Kadin Eğitimine Verdiği Önem. Dergi Park. | Arşiv Bağlantısı
19
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Korcan Yülek
Korcan Yülek
104.7K UP
Siyaset bilimi mezunuyum, Fitness egitmenligi yapiyorum 23 Ocak 2024

Bence günümüz toplumunda erkeklerin üzerindeki rekabet baskisi cok fazla çogaldı, bazı kadınlar doğuştan güzel ve alımlı doğuyor bu onlari 1-0 önde baslatırken erkeklerin çogu zaman çok fazla cabalaması gerekiyor. Ben ögrencilerimde olsun cevremde olsun “rekabet” duygusunu kaybetmis erkeklerde cok fazla rastlıyorum malesef bu tarz davranışlara. Ya incel’liğe sürükleniyorlar ya da redpill adı altında kadın düşmanlığı yapıyorlar. Artık kadınlar eski toplumlardaki karakterlerine sahip değiller, çoğu şeye bir erkek olmadan sahip olabiliyorlar bu da onları daha seçiçi yapıyor. Bence erkeklerin Maskülen (toxic degil) taraflarını biraz daha gelistirmesi ve rekabette kalmasi gerekli, çünkü kadınlar tarafından cok fazla tercih edilen erkekler genelde kadınlarla bir problem yaşamaz.

8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yunus Zubar
Yunus Zubar
116.3K UP
Sadece bu konu üzerine araştırma yaptım. 24 Ocak 2024

Merhaba.

Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan'ın Ezbere Yaşayanlar kitabını okumanı şiddetle tavsiye ediyorum.

Yüzyıllardır yaptığımız ama aslında neden yaptığımızı bilmediğimiz birçok alışkanlığı, ki buna kadın ile erkeğin ayrılmaya ve düşmanlaşmaya başladığı süreç de dahil, anlatan ve kronolojik olarak tarihlendiren, 8 dilde toplam yüzlerce kaynaktan derlenen ve araştırmacı bir Profesör tarafından kaleme alınan bir eser bu.

Tüm Reklamları Kapat

5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatma Acar
Fatma Acar
101.6K UP
Kişisel fikir 26 Ocak 2024

İlkel çağlardan itibaren kadınlar doğurganlık / analık özelliğiyle ön plana çıkarken erkekler o aileyi geçindiren, yeme ve barınma, güvenlik gibi temel ihtiyaçları karşılayan daha çok bedensel iş gücünün ön planda olduğu bir tutum sergilemiştir. Hal böyle olunca ataerkil bir toplumun süregelmesi kaçınılmazdır.

Oysa bu kadın düşmanlığı adı altında çirkin bir şekilde empoze edilmektense, kadın - erkek dayanışması şeklinde benimsense daha yaşanılabilir, kolay ve birlikten kuvvet doğacak ölçüde ilerleyebilirdi. Cinsiyetçilik bizi bizlere düşürdü, kutuplaşmalar yaşattı ve nefret boyutuna kadar gitti. Kimse inkar etmemelidir ki kadın-erkek bir arada var olduğumuz sürece varız. Her iki taraf da birbirinin üzerindeki olumlu etkilerini kabul etmeli ve dayanışma odaklı olmalıyız. Bu dünya hepimize sığacak kadar büyük. Yaşam, nefrete yer vermeyecek kadar değerli. Sevmek, sevilmek, saygı, sadakat gibi duygular kini unutturacak kadar güzel.

Tüm Reklamları Kapat

4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Savres Tenge
Savres Tenge
57.9K UP
Normal bir insanım 21 Ocak 2024

Bu sorunun cevabı aslında çok basit ,aşşağılık kompleksi olan insanların(genelde erkekler) hayatlarında bir kere bile olsa başkalarına(genelde kadınlar) üstünlük taslamak için yaptıkları şeyler.Karşı tarafı rahatsız etmeleri veya karşı tarafa şiddet uygulamalarının tek sebebi bu ,çünkü güçleri ancak kendilerinde zayıf olanlara yetiyor.

8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"İnsanlığın bir gün yok olacağı gerçeği ile yüzleşmek zorundayız. Asıl soru şu: Bu, ne zaman olacak?"
Richard Leakey
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)