Nükleer silahların geliştirilmesinin, aslında kendi başına yorumlanması gereken bir gerçek olduğunu düşünmüyorum. Nükleer güç yani fizyon enerjisi ilk zamanlarında askeri amaçlarla geliştirilmiş olsa da insanoğlunun temiz bir enerji kaynağı olarak kullanabileceği hatta yeni bir çağ açabileceği de kısa bir sürede fark edilmiştir. Ancak zamanının politik şartları nedeniyle savaştaki devletler, rakipleri tarafından kendilerine karşı kullanılmaması için silah olarak kullanılma yolları öncelikli olarak geliştirilmiştir. Bu durum oyun teorisinde Nash Denkliği durumuna benzerlik göstermektedir.[1][2] Nükleer silahlar bir bakımdan insanlık için yeni bir çağ başlatmış, temiz ve yenilenebilir fizyon enerjisinin kullanılmasının yolunu açmıştır. Ama aynı zamanda neredeyse her durumda da olabileceği gibi, insanlığın bu gücü insanlığın yararına mı ve insanlığın yıkımına mı kullanacağı, kısa zaman içinde büyük devletler arasında anlaşılmıştır. Nükleer silahların geliştirilmesi, konvansiyonel silahların kullanımından sonra nükleer yıkım riskinden dolayı caydırıcı bir güç olmuştur. Ancak unutulmamalıdır ki bu güç, insanoğlunun sonunu getirebilecek gerçek bir yıkıma sebep olabileceği için bu özelliğe sahiptir. Bu yüzden nükleer silahların geliştirilmesi ne iyi ve kötü olarak nitelendirilmeli, nükleer enerjinin keşfinin bir sonucu olup insanoğlunun bundan ders çıkarması gerekmektedir. Keşfedilen yeni doğa kanunlarının yıkım için değil daha iyi bir gelecek için inşa etmek için kullanmanın önemi de burada ortaya konmaktadır.[3]
Kaynaklar
- Robert Jervis. Mutual Assured Destruction. Alındığı Tarih: 19 Ocak 2024. Alındığı Yer: jstor doi: 10.2307/3183553. | Arşiv Bağlantısı
- Osborne, Martin J.; Rubinstein, Ariel, et al. A Course In Game Theory. ISBN: 9780262150415..
- Pocket Books, Gerald Wendt, Donald Porter Geddes, et al. The Atomic Age Opens.