Tüm Reklamları Kapat

47 Milyon Yaşındaki Hamile Kısrak Eski Atlar Hakkında Bilgi Veriyor!

1dk
47 Milyon Yaşındaki Hamile Kısrak Eski Atlar Hakkında Bilgi Veriyor!
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • 47 milyon yıl önce yaşamış ilkel at Eurohippus messelensis'in hamile fosili, modern atlarla benzer üreme özelliklerine sahip olduğunu göstererek evrimsel sürekliliğe ışık tutmaktadır.
  • Messel Pit'te bulunan fosil, mikro X-ışını teknolojisiyle incelenmiş ve anne karnındaki fetüs ile rahmi destekleyen bağ dokusu gibi detaylar mükemmel şekilde korunmuştur.
  • Fosilin korunmasında anaerob bakterilerin karbondioksit üretimiyle demirin çökelmesi etkili olmuş, bu sayede yumuşak dokular ve kan damarları gibi ince yapılar bile gözlemlenebilmiştir.

Hamile bir at 47 milyon yıl önce bir tatlısu gölünden su içerken, zehirli volkanik gazların kendisini aniden öldürebileceğinden habersizdi. Bir araştırmaya göre, bugün bu kısrak ve küçük, doğmamış bebeğinin fosil kalıntıları, ilkel atlarda üremenin nasıl olduğuna ışık tutarken; günümüz atları ile benzer üreme özellikleri tespit edilmesi şaşkınlık yaratıyor.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’ne göre araştırmacılar bu ilkel at fosilini (Eurohippus messelensis), barındırdığı 57-36 milyon yıl öncesine tarihlenen iyi korunmuş Eosen dönemi fosilleri ile tanınan Almanya’daki Messel Pit fosil bölgesinde buldular.

Hayvanların boyutlarındaki ve vücut yapılarındaki farklılıklar göz önünde bulundurulduğunda, ilkel ve modern (günümüzde yaşayan) atlar arasındaki üreme benzerlikleri hayret verici görünebilir. Bu antik ilkel, günümüz fox terrier ırkı bir köpek kadar küçüktü ve ön ayaklarında dört, arka ayaklarında ise üç parmağı vardı. 

Tüm Reklamları Kapat

Fosili, Frankfurt Senckenberg Araştırma Enstitüsü’nden bir ekip 2000 yılında buldu. Fakat, Senckenberg Araştırma Enstitüsü’nde araştırmacı olan Jens Lorenz Franzen ve ekibi bu örneği mikro X-ışını ile inceleyip örneğin yüzeyinde bulunan mükemmel detayları 2009’da belgelediler. Franzen şöyle söylüyor:

Fosil harika şekilde korunmuştu. Sonradan bunun, icinde fetüsü de barındıran neredeyse tam bir iskelet olduğu ortaya çıktı.

Franzen, X-ışını analizinin, aynı zamanda atın rahmini leğen kemiğine bağlayan ve gelişmekte olan yavruyu destekleyen bağ dokusunu da (ligamentum latum uteri) açığa çıkardığını belirtti. X-ışını aynı zamanda, modern atlarda da gözlenen bir özellik olan, rahmin buruşuk dış duvarının kalıntılarını ortaya çıkarmıştır. Florida Üniversitesi’nden, bu araştırmada yer almayan, ünlü bir profesör ve omurgalı paleontolojisi küratörü olan Bruce MacFadden’a göre bu kadar iyi durumda bir hamile at fosili bulmak oldukça “istisnai bir olay”. MacFadden şöyle söylüyor:

Fosil atların bütün halde korunmuş iskeletlerine çok nadir rastlanır. Genelde, parçalanmış halde olurlar ve kemikler birbirinden ayrı haldedir. Eğer içinde korunmuş bir yavru olan bir iskelet bulursanız, bu normalde fosil kayıtlarında gözlemlenmeyen ileri derece bir korunum gerceklestigi anlamına gelir.

Bu kısrak iskeleti, Messel Pit’deki bitümlü şistlerde araştırmacılar tarafıdan bulunan birçok fosilden biri. 1900’lerden beri araştırmacılar bu taş ocağında, aralarında çiftleşen su kaplumbağaları, güveler ve kertenkelelerin de bulunduğu düzinelerce fosil buldular. Gölün dibine çöküp çamurlu dip tortusuna gömülen bu hayvanlardan bazılarını zehirli volkanik gazlar öldürmüş olabilir. Sonrasında bedenleri, anaerob bakterilerin deri, kas ve yumuşak dokularını parçalamasıyla çürümüş. Fakat bu süreç, kalintilarin korunmasına yardımcı da olmuş. Franzen’a göre bakterilerin ürettiği karbondioksit göl suyunda bulunan demiri çökeltmiş. Bakteriler yavaşça taşlaşmış ve böylece yumuşak dokuları gosteren ince bir bakteri kalıntısı oluşmuş. Bugün araştırmacılar, bu yumuşak doku kalıntılarını fosilleşmiş kemikler üzerinde gözlemleyebilmekteler. Frazen şöyle söylüyor:

Bakteriler çok yardımcı oldu, hem de mükemmel şekilde. Kısrağa yüksek çözünürlüklü X-ışını ile baktığımızda dış kulaktaki tüylerin uçlarını, hatta bazı durumlarda içte kalan kan damarlarını bile görebilmekteyiz.

Araştırmacılara göre fetüs, tam gelişmiş süt (veya bebek) dişleri olmasına bakılırsa, doğmak üzereydi. Fakat yavrunun pozisyonu -sağa yatık değil de başaşağı durması- kendisi ve annesinin doğum sırasında ölmediğini gösteriyor.

Teşekkür: Bu yazıyı çeviren Nihan Dilşad Dağtaş'a teşekkür ederiz.

Rastgele Yazıya Git
21
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    10
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    2
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    1
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Live Science | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 02.11.2026 12:49:15 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/3391

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et