Sölekant Genomu, Yaşayan Fosiller, Yavaş Evrim ve Su-Kara Geçişi

Yazdır Sölekant Genomu, Yaşayan Fosiller, Yavaş Evrim ve Su-Kara Geçişi

"Yaşayan Fosil" olarak da bilinen antik balığın DNA'sı, diğer balık ve hayvanlara göre daha yavaş bir evrim geçirdiğini gösteriyor.

Derin sularda yavaş ve usul olan yarışı kazanıyor. Bu deyiş, yeni bir araştırmanın ortaya koyduğu şekilde, sölekant olarak bilinen Latimeria chalumnae türünün genlerine de yansımış vaziyette.

Araştırmacılar sölekantın genomunu dizilediklerinde, karşılaştırdıkları diğer balık veya karalı memelilerin genlerine göre daha yavaş bir evrim geçirdiğini keşfettiler. Kıyasladıkları diğer türler arasında köpekbalıkları, tavuklar ve akciğerli balıklar da yer alıyor. Türün ayrıca dört üyelilerin evrimi açısından da önemli bilgiler sunduğu, Nature dergisinde yayınlanan makalenin başlığından duyuruldu. Aşağıda, türe ait bir fosil görülmektedir:

 

Araştırmada, eskiden tetrapodların (dört üyelilerin) en yakın kuzeni olarak görülen sölekantların, sonradan yapılan filogenetik araştırmalarla bu ünvanını yitirdiğinden ve akciğerli balıkların en yakın kuzenlerimiz olma ünvanına eriştiğinden de bahsediliyor. Bunun haricinde sölekantların protein kodlayan genlerinin diğer genomik özelliklerinin aksine, diğer canlıların genomlarına göre daha yavaş evrimleştiği anlatılıyor. Genlerde yapılan analizlerin özellikle bağışıklık, azot atımı ile yüzgeçlerin, kuyruğun, kulakların, gözlerin, beynin gelişimi ve kokuyla ilgili genlerin, sudan karaya geçişi gösteren evrimde önemli bilgiler verdiği ilan ediliyor. Makalenin özet kısmının son cümlesi ise aynen şöyle:

"Yüzgeçten uzuvlara [bacak ve kollara] olan geçişte ve ekstra-embriyonik dokuların ortaya çıkışında görev alan destekleyicilerin işlevsel dizilenmesi, sölekant genomunun dört üyeli (tetrapod) evrimini anlamak konusunda bir şablon olması önemini taşıyor."

18 Nisan 2013'te Nature dergisinde yayınlanan makalede araştırmacılar göreceli olarak daha az değişen bir yaşam alanı olan derin okyanuslar sebebiyle sölekantların da daha yavaş ve az evrim geçirdiğini ileri sürüyorlar. Buna, görüldüğü üzere son binlerce veya milyonlarca yılda, diğer yaşam alanlarında olduğundan daha az avcı baskısının olmasının da etki ettiğini ekliyorlar. Yani sölekantlar, ortama adapte olmak amacıyla evrim geçirmek zorunda kalmamış olabilirler.

 

"Yaşayan Fosil" Balık Ortaya Çıkarıldı

Sölekantlar okyanusun 700 metre derinliklerine kadar olan bölgede yaşayabilmektedirler ve boy olarak 2 metreye ulaşabilirler. 

Genellikle "yaşayan fosil" olarak bahsedilen sölekantlar, günümüzden 300 milyon yıl önce yaşamış atalarına oldukça benzemektedirler. 

Bilim insanları, sölekantların günümüzden 65-70 milyon yıl kadar önce yok olduğunu düşünmektelerdi; ancak 1938 yılında Güney Afrika'da keşfedilen yaşayan bir örnek tüm bilim camiasını hayrete düşürmeye yetti. 

O günden bu yana türün 300 civarında bireyi keşfedildi. Bu canlılar, Dünya'da 2 noktada yaşamaktalar: Afrika'nın doğu kıyısındaki Komoros Adaları yakınlarında ve Endonezya'da bulunan Sulawesi civarındaki sularda...

Bunun haricinde ikinci bir sölekant türü olan Latimeria menadoensis türü de 1977 yılında Endonezya kıyılarında keşfedildi. 

Konu hakkında daha fazla bilgi almak için buradan ve buradan makalelerimizi okuyabilirsiniz.

Kaynaklar ve İleri Okuma: 

  1. Nat Geo
  2. Nature
0 Yorum

Giriş




Tavsiye Edilenler

Bilim Eğlencelidir!

En Aktif Yazanlar

İnsan Türüyle İlgili Gerçekler