Bazen Bir Odaya Girdiğinizde, Ne Yapmak İçin Girdiğinizi Neden Unutursunuz?

Yazdır Bazen Bir Odaya Girdiğinizde, Ne Yapmak İçin Girdiğinizi Neden Unutursunuz?

İnsan vücudundaki en az anlaşılan organ, beyindir. 1.5 kilogramlık kütle, sıkı sıkıya organize olmuş ve fazlasıyla özelleşmiş hücrelerden oluşur ve bu hücreler, düşüncelerden hareketlere, kalp atışlarından el-kol hareketlerine, yemek yemekten nefes almaya kadar hayatımız boyunca süregelen tüm süreçleri kontrol eder. Hafızalar burada depolanır, hesap-kitap işlerimizi beyin sayesinde yaparız, beyin sayesinde aşık olur, beyin sayesinde nefret ederiz, beyin sayesinde nefes alır, beynin ölümüyle ölürüz. Ancak beyin, kusursuz değildir; hatta kusursuz olmaktan çok ama çok uzak bir organdır. Bizi çok sıklıkla yanıltır (bazı örneklerini buradaki yazımızdan görebilirsiniz).

Beynimizin bizi (ki "biz" de, beynimiziz aslında) yarı yolda bıraktığı, yaygın olarak raporlanmış örneklerden birisi, bir odaya girdiğinizde, o odaya neden geldiğinizi anlık olarak (bazen uzun süreli olarak) unutmaktır. Uykumuzda bile nefes almamızı sürdürebilen bir organ, nasıl olur da belli bir amaçla mutfağa doğru giderken, mutfağa girdiğimiz anda neden oraya gittiğimizi unutur? Beynimiz bu kadar sıradan bir işlemi yapmakta neden bu kadar zorlanır? Dahası, bu unutkanlıklar ömrümüz boyunca neden hatırlayabileceğimiz sıklıkla yaşanır?

İşte bu sorular, Notre Dame Üniversitesi araştırmacılarından Dr. Gabriel Radvansky'nin yaklaşık 20 senedir cevaplamaya çabaladığı sorulardır. Nihayet, 2013 senesinde Quarterly Journal of Experimental Pscychology dergisinde yayımladıkları bir makaleleri, bilimde ve özellikle bu sahada çığır açıcı olarak görülmüş ve bu soruna büyük oranda cevap verebilmiştir. Araştırmasında Radvansky, hem bilgisayar temelli, hem de gerçek hayatta uygulanan deneyler yapmış ve hafızamızın değişen ortamlara nasıl tepki verdiğini incelemiştir.

Deneyinde kullandığı görevler basittir: kırmızı bir küp ya da mor bir disk gibi bir nesneyi, masanın üzerinden al ve bir diğer masaya taşı. İkinci masa, deneye bağlı olarak ya aynı odada, ya da bir diğer odada yer almaktadır. Bilgisayar simülasyonuna dayalı deneylerde 50 civarında öğrenci deneye katılmıştır ve toplamda 55 farklı odayı tarayarak, her birinden bir nesneyi alıp, diğer bir masaya koymaları istenmiştir. Bu sırada onlara, taşıdıkları (veya az önce masaya koydukları) nesnenin ne olduğunu hatırlayıp hatırlamadıkları sorulmuştur. Benzer bir diğer deneyde Radvansky, laboratuvarındaki 3 odayı kullanarak, odadan odaya geçen deneklerin hafızalarını test etmiştir. İki deneyde de bir kapıdan geçip, yeni bir odaya girmek, verilen cevaplardaki hata miktarını arttırmıştır! Bir diğer deyişle, bir kapıdan geçiyor olmak, insanların az önce ellerinde taşıdıkları nesnenin ne olduğunu unutmalarına neden olmaktadır! 

Bu durumdan sorumlu temel unsur, olay sınırı denen bir olgudur. Beyinlerimiz, olayları kategorize eder ve o olayların meydana geldiği çevreyle (örneğin odayla) ilişkilendirir. Bir odada bir işi yaparken, beynimiz adeta o oda için bir "klasör" açar, içini gerekli tüm bilgilerle doldurur ve bir diğer odaya geçtiğimiz anda, o "klasörü" "bir kenara fırlatır" ve yeni bir "klasör" açar. İşte tam olarak bu sebeple, yeni bir odaya geçtiğiniz anda, ilk odayla ilgili bir bilgiye ulaşmak beyniniz için zor bir iştir. Ancak aynı oda içerisinde bir kenardan diğerine gittiğinizde, beyninizin spesifik bir amacı hatırlaması hiç de zor olmaz. Yani kapı, beynimizin belirlediği bir olay sınırıdır. O sınırı geçtiği anda, yeni bir kategorizasyon işlemini başlatır ve bir öncekini durdurur. Bu tespitin, beynin hafızaları nasıl oluşturduğu, kategorize ettiği ve kullandığıyla ilgili çok önemli keşiflerin önünü açabilmesi beklenmektedir. Bu nedenle "çığır açıcı bir bulgu" olarak görülmektedir.

Bunu durdurmanın bir yolu var mı? Ne yazık ki şu anda bilinmiyor. Bir odadan diğerine doğru giderken, yaptığınız işi kendinize tekrar tekrar mırıldanabilirsiniz veya ufak bir not yazabilirsiniz. Ya da Radvansky'nin araştırmasıyla ilgili sonuçları esprili bir dille anlatırken verdiği tavsiyeyi dinleyebilirsiniz: "Kapılardan geçmek kötüdür! Ne olursa olsun, onlardan uzak durun!"

 

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. BrainPages
  2. Quarterly Journal of Experimental Pscychology
0 Yorum

Giriş




Tavsiye Edilenler

Bilim Eğlencelidir!

En Aktif Yazanlar

İnsan Türüyle İlgili Gerçekler