Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Dünya'da pek az şey bir su aygırının (hipopotamın) testislerini bulmak kadar zordur: hele ki o testisleri, kısırlaştırma işlemi için arıyorsanız. Hayvanat bahçesi veterinerleri, 90 yılı aşkın bir süredir 2 tonluk hayvanları kısırlaştırma amacıyla değişen başarı derecelerinde bu kısırlaştırma işlemini denemektedirler. Bu kısırlaştırmanın amacı, özellikle koruma altındaki popülasyonların büyüme hızının kontrolünü sağlamak ve yine bu hayvanların erkekleri arasındaki mücadeleleri engellemek veya azaltmaktır. 

Ancak bu pek de kolay bir iş değildir: Hippopotamus amphibius olarak bilinen su aygırlarının testisleri vücutlarının içerisinde saklanır. Bu sayede hipopotam, gerektiği zaman hızlıca testislerini içeriye çekip yer değiştirerek, keskiyi eline aldığını gören bir veterinere karşı koyabilir. 

Sonunda, Avrupa ve İsrail'deki veterinerlerin ortak bir çalışmasıyla, neredeyse hiç sekmeyen bir hippo-kısırlaştırma yöntemi geliştirildi ve yayımlandı. Hayvanı belli içerik ve miktardaki bir anestezik kokteyl ile bayılttıktan sonra, araştırmacılar su aygırını yan yatırarak, bir ayağını iple yukarıdan havaya kaldırdılar. Görseldeki gibi, hayvanı tam olarak doğru pozisyona getirdikten sonra, ultrason kullanarak testislerin o andaki tam yerini tespit ettiler. Sonrasında ise, tabiri yerindeyse, su aygırına bir çeşit "masaj" yaparak, testislerin karın bölgesine yaklaşmasını sağladılar (ki sonrasında burada bir kesik açabilsinler). Eğer ki bu süreçte su aygırı testislerini yeniden içeri veya bir başka pozisyona çekecek olursa, basit bir şekilde aynı ultrason ve masaj tekniği tekrarlanabilecektir. Tüm bu süreç, bir veteriner dergisi olan Theriogenology dergisinde yayımlandı.

Veterinerler, bu yöntemi kullanarak 10 su aygırından 10'unu da başarıyla kısırlaştırdılar. Bu işlem sırasında sadece 1 adet su aygırı, sonradan beliren komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybetti. Su aygırlarının müthiş iyileşme yetenekleri ve belki de vücutlarını kaplayan "kızıl ter" adı verilen kimyasal sayesinde, diğer tüm hayvanlar sağlıklı bir biçimde, dışkıya bulanmış komünal yaşamlarına sadece saatler içerisinde döndüler. Tek değişen ise, öncekine göre biraz daha iyi huylu (ve biraz daha hafif) olmaları oldu.

Teşekkür: Babür Erdem

Kaynak: Science

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder