Üst Üste Çok Defa Tekrar Edilen Kelimeler Neden Anlamını Yitiriyor veya Anlam Değiştiriyor?

Semantik Doygunluk ve Dönüşüm Etkisi Nedir?

Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Belki bunu çocukluğunuzda fark etmişsinizdir. Bir sözcüğü çok defalar üst üste söylediğinizde, sözcük giderek anlamsızlaşır. Son derece basit ve sıradan bir nesne bile, semantik (anlamsal) değerini yitirecektir. Deneyin: "ev ev ev ev ev ev..." diye onlarca defa tekrar edin. "Ev" sözcüğü, tekrarlara başladığınız andaki anlamını büyük oranda yitirecek, adeta anlamsızlaşacaktır. Öyle ki, bir noktadan sonra bu sözcük, size veya sizi dinleyen bir kişiye anlamsız ses öbeğiymiş gibi bile gelebilecektir! İşte psikolojide buna "semantik doygunluk" (semantic satiation) denir. St. Louis'teki Washington Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Prof. Dr. David Balota bunu şöyle izah ediyor:

Bu durum, herhangi bir sebeple yorulmak gibidir. Eğer bir dambılı sürekli kaldırırsanız, bir yerden sonra sisteminiz yorulacaktır. Aynı şeyi sinir sisteminiz için de düşünebilirsiniz: sürekli tekrar eden bir elektrik atımını bir noktadan sonra nöronlarınız ateşleyememeye başlayacaktır.

Yapılan araştırmalar, her sözcüğün aynı hızda ve şekilde semantik doygunluğa ulaşmadığını göstermektedir. Özellikle birden fazla anlamı olan sözcüklerde bu doygunluğa çok daha zor ulaşılabilmektedir veya hiç ulaşılamamaktadır. Örneğin Türk Dil Kurumu'na göre 58 farklı anlamı olan "çıkmak" sözcüğü, semantik doygunluğa en zor ulaşan kelimelerden birisidir.

Peki bu neden olmaktadır? Sinirbilimsel olarak olan, yukarıda da izah edildiği gibi sinirlerin adeta "uyuşuyor" olmasıdır. Beynimizde sürekli aynı ilişki tetiklendiğinde, bir süre sonra kelimelerin anlamı ile söyleniş biçimi (ki buna sözel temsil denir) arasındaki ilişki yitirilmeye başlar. Birisi size bir noktadan sonra "ev" dediğinde, "ev" sözcüğünün aklınızda normalde uyandıracağı görüntü uyanamaz. Böylece sözcük sizin için anlamsızlaşır. Balota bunu da şöyle izah ediyor:

Bence bu durum, tüm sistemler için kaçınılmaz bir sonuç. Bir şeyi ne kadar fazla kullanırsanız, gelecekte kullanmak üzere o kadar az kalır. Nöronların tekrardan uyarılabilmek için enerjilerini geri doldurması belli bir zaman alır. Bu süreçte semantik doygunluk eski haline döner ve böylece 'ev' sözcüğünün anlamını yeniden algılarsınız. Bu kimi zaman birkaç dakika kadar sürebilir.

Dönüşüm Etkisi

Bu konunun bir benzeri de yine dilbilimde "dönüşüm etkisi" (transformation effect) olarak bilinen olgudur. Yine aynı kelimeyi sık tekrarlayan insanların fark edebileceği bir durumdur. Bu olgu kapsamında sık tekrar edilen kelimeler, anlamlarını yitirme sırasında veya sonrasında farklı anlamlar kazandıklarını gözleyeceklerdir. Örneğin "ev ev ev ev..." şeklinde tekrar edilen "ev" sözcüğü, bir süre sonra bağlaç olan "ve" sözcüğünün anlamını kazanabilecektir. Bunu Balota şöyle anlatıyor:

Eğer bunun hakkında düşünecek olursanız, beynimizde 'ev' sözcüğünü algılamamızı sağlayan bir şeylerin olması gerektiğini fark edersiniz. Ve bu algı, illa ki 'ev' sözcüğünün anlamı olmak zorunda değildir. Çünkü sözcüğün sözcüksel anlamı ile sözcüğün kendisi birbirinden farklı şeylerdir. Bunlardan biri 'ev' sözcüğünü tetikleyen uyaranı anlamamızı sağlarken, diğeri 'ev' sözcüğünün beyninizdeki anlamına erişmenizi sağlar.

Üst üste 'ev' sözcüğünü tekrar ettiğinizde, o sözcüğü tetikleyen nöronlar yorulur ve bu nedenle bir diğer sözcüksel anlama geçiş yapılır. Bu, henüz yorulmamış olan bir sözcüktür. Örneğin, 've' sözcüğü... İşte bu nedenle semantik doygunluğa ulaşma sırasında, başka bir sözcüğün anlamı baskın hale gelebilir. Buna, "dönüşüm etkisi" adı verilir.

Meditasyon, Eğitim ve Dilbilim

Bu durumun en ilginç sonucu, meditasyonun neden zihnin gevşeyip rahatlaması konusunda işlevsel olduğunu açıklama potansiyeline sahip olmasıdır. Meditasyon yapanlar, "om" sözcüğünü çok iyi bilirler. Gözleri kapatıp, gevşeyip, bu sözcüğü uzun uzun tekrarlarlar. İşte "om" sözcüğüne odaklanıp bunu tekrar ettiklerinde, semantik doygunluğa erişirler ve "om" sözcüğü anlamını yitirerek birey "şu an"a odaklanabilir. Bu durum, düşüncelerin temizlenmesini ve olumsuz düşüncelerden arınmayı sağlar.

Bazı meditasyon tekniklerinde, olumsuz sözcükler (küfür ve hakaretler gibi) 45 saniye gibi sürelerce tekrar edilirler. Bu sayede sözcüklerin nötrleşmesi ve anlamlarını yitirmesi hedeflenir. Bu, yaygın olarak kabul gören bir psikolojik tedavi yöntemi olmasa da, bazı insanların rahatsız oldukları sıfatların ("şişko" ya da "açgözlü" gibi) psikolojik olarak yıkıcı etkisinden arınmak için bu tür yöntemlere başvurulabilir. 

Olgunun ilginç sonuçlarından birisiyse, eğitim alanında gözükmektedir. Birçok okul, çeşitli temel bilgileri tekrar tekrar söyleterek ezberletmeyi hedefler ("2 kere 2, 4 eder" gibi). İnsanlar çok sayıda tekrarın ezberlemek için iyi bir yol olduğuna inanırlar. Halbuki 1962 senesinde Jakobovits ve Lambert tarafından üniversite öğrencileri arasında yapılan bir araştırma, çok sayıda yapılan tekrarın semantik doygunluğa erişilmesine neden olduğunu ve bu nedenle kelimelerin (ve öğrenilmeye çalışılan şeyin) anlamını yitirdiğini göstermiştir. 

Bu konu hakkında sayfalarca yazı yazılabilir ve birçok da akademik makale yayınlanmıştır. Burada kısa bir özet vermeye çalıştık; ancak merak edenler kaynaklarımızdan daha fazla bilgi alabilirler.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • M. Liberman. Word Weirding. (2010, Aralık 08). Alındığı Tarih: 25 Ağustos 2019. Alındığı Yer: Language Log
  • M. Dahl. Epeating A Word Until It Loses Its Meaning: It’s A Thing. (2014, Ekim 09). Alındığı Tarih: 25 Ağustos 2019. Alındığı Yer: The Cut
  • J. Nelson. Say A Word Over And Over And See What Happens. (2014, Aralık 03). Alındığı Tarih: 25 Ağustos 2019. Alındığı Yer: MNN

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 22/09/2019 14:26:13 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3761

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Yedi defa düşsen, sekizinci defa ayağa kalk.”
Japon Atasözü
Geri Bildirim Gönder