Tekrar Paylaşımlar ve Yazılarımızda Lafı Dolandırmamız: Herkesi Aynı Anda Memnun Etmemiz Neden İmkansız?
Tekrar Paylaşımlar ve Yazılarımızda Lafı Dolandırmamız: Herkesi Aynı Anda Memnun Etmemiz Neden İmkansız?

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Evrim Ağacı olarak Türkiye için "balta girmemiş orman" olarak görebileceğimiz bir saha olan "modern bilim" alanında, son derece meşgul bir gündem içerisinde, yenilikçi atılımlar çerçevesinde halkımıza bilimin en güncel ve anlaşılır halini aktarmaya çalışıyoruz. Lütfen biliniz ki bu, hiç de kolay bir iş değil. 2016 itibariyle yarım milyona yakın okurumuzun her birinin kendince dünyaları, kendince beklentileri, kendince istek ve arzuları bulunuyor. Birçok büyük internet oluşumu ve reel oluşum bunun farkında olsa da, birçoğu okurlarının beklentilerini görmezden gelip, paylaşım ve içeriklerine gelen yorumları görmezden gelme yoluna gidiyor. Biz ise, her birini, istisnasız olarak, tek tek okuyoruz. Elbette hepsine tek tek cevap yazmamız imkansız; gün içerisinde kimi zaman yüzlerce yorum, binlerce paylaşım, onlarca e-posta alıyoruz. Ancak her birini okuyoruz ve hatta bazılarını arşivliyoruz.

Bu minik arşiv içerisinde okur-yazar etkileşimlerine dair ilginç bir şablon ortaya çıkmaya başladı: Okurlarımızın Evrim Ağacı'ndan talepleri çoğu zaman birbiriyle çelişiyor ve dolayısıyla herkesi eşit ve eş zamanlı olarak tatmin etmeyi imkansız kılıyor. Bunlardan birkaçını kısaca özetlemek istiyoruz.

Öncelikle, muhtemelen yorumlarımız arasında denk gelmişsinizdir, "Bunu daha önceden paylaşmıştınız." ya da "Sanki bu daha önceden paylaşılmış mıydı?" ya da "Yeter artık paylaşmayın bunu." şeklindeki yorumları. Bu yorumlar arasındaki farklılık bile, konuyla ilgili bazı noktaları ele veriyor. Ancak Yayın Politikalarımız dahilinde sitemizden hazırladığımız içerikleri Facebook sayfamızda yayınlıyoruz. Evrim Ağacı, Kasım 2016 itibariyle Facebook üzerinden günde 16 paylaşım yapıyor. Bunlardan 8 tanesi doğrudan fotoğraf/video yükleme şeklinde oluyor, diğer 8 tanesi ise sitemize gönderilen bağlantılar şeklinde oluyor. Bunun sebebi, Facebook'un dış bağlantıları büyük oranda "kırıyor" olması - ki asıl konumuz da bu. Ancak sadece dış bağlantıları değil, kendi üzerinden yapılan paylaşımları da büyük oranda engelliyor.

Bu ne demek? Facebook'ta "Erişim" (İng: Reach) denen bir olgu var. Bir paylaşımın kaç Facebook kullanıcısına eriştiğinin bir ölçütü. Normalde, eğer ki 5.000 takipçiniz varsa, bir içeriğin en az 5.000 kişiye ulaşmasını beklersiniz, öyle değil mi? Çünkü takipçiler bir sayfayı beğenmiştir ve yapılan paylaşımları görmek istersiniz, beklenti budur. Tabii siz bu paylaşımları paylaştıkça daha da fazla kişiye ulaşabilir, dolayısıyla "en az" 5.000 kişiye ulaşmasını beklersiniz. Kimse paylaşmazsa 5.000 kişi de olur, herkes paylaşırsa, bu kişilerin arkadaş durumuna göre yüz binlerce kişiye bile ulaşabilir.

Peki gerçekte olan bu mu? Hayır! Evrim Ağacı'nın sıradan bir içeriği, ortalamada 18.000 kişi civarına ulaşmaktadır. Ancak sayfamızda yarım milyona yakın okur bulunmaktadır! Bu ne demektir? Facebook, paylaştığımız bir şeyi okurlarımızın sadece %1-2'sine ulaştırmaktadır; onların yaptığı paylaşımlarla da içeriğimiz bir miktar daha fazla kişiye ulaşmaktadır; ancak sayı ortalamada toplam okur sayımızın %3.6'sını geçmemektedir. 

Bu ne anlama geliyor? Bizim bir gün öncesinden 6 ila 12 saat arasında bir süre harcayarak hazırladığımız içeriklerimizin önemli bir bölümü okurlarımızın sadece %1-2'sine ulaşabilmektedir! Bunun ne kadar moral bozucu olduğunu anlayabilirsiniz. İşte tam olarak bu nedenle içeriklerimizi, 3, 4, 5 kimi zaman 6-7 defa, aralarına birkaç gün-ay koyarak tekrar paylaşmaktayız. Eğer ki şanssızsanız, söz konusu içeriğe birden fazla defa denk gelebilirsiniz. Ancak bilin ki bu tekrar paylaşımların en önemli amacı, görmeyen %98 civarındaki okurumuzun içeriklere erişebilmesi umududur. Ayrıca bilin ki biz bazı içerikleri 6-7 defa paylaşıyoruz, siz belki 2-3 defa görüyorsunuz - ki bu, söz konusu problemi bir başka açıdan gösteriyor: O tekrar paylaşımların yarısını bile görmüyorsunuz çoğu zaman!

Bunu çözmenin yolu her bir okurumuzun Facebook'taki "Beğen" tuşu yanındaki "Takiptesin" tuşu üzerine farelerini getirip "Önce Gör" seçeneğini işaretlemesi. Eğer bunu yaparsanız, her bir içeriğimizi paylaştığımız anda görebilirsiniz. Yeterli sayıda okurumuz bunu yaparsa, biz de tekrar tekrar aynı içerikleri paylaşmak zorunda kalmayız. Bizim şu anda 5.000'den fazla içeriği bünyesinde barındıran dev bir arşivimiz var ve her gün bu arşiv büyüyor. Dolayısıyla aslında paylaşacak içerik çok... Ancak erişim aşırı kısıtlı olduğu için, bazı içeriklere tekrar denk gelebiliyorsunuz.

Komik bir diğer gerçekten de bahsedelim: Bu sorunun bir diğer "çözüm"ü olarak, Facebook'a günde 250-300 TL vererek reklam alabiliyorsunuz. Tek bir paylaşım için bu! Bunu yapacak olsanız bile, Facebook'un garanti ettiği erişim oranı 40.000-200.000 arasında oluyor! Yani o kadar saat harcayıp tek bir paylaşım hazırlayıp, üzerine 250-300 TL versek bile okurlarımızın %50'sine bile erişim garantisi alamıyoruz! En iyi ihtimalle bile! En kötü ihtimalle, o kadar para harcayıp sadece %8'ine ulaşabiliyoruz! Bu saçma sistem içerisinde bir paylaşımı 2-3 defa görüyorsanız, lütfen bizi mazur görün ve Facebook'u suçlayın. Eğer ki Evrim Ağacı olarak bize bu reklamlarımız için maddi destekte bulunmak isterseniz, buradaki yazımıza göz atabilirsinizhttp://www.evrimagaci.org/fotograf/48/7230

Bu arada, şunu da söyleyelim: Gün içerisindeki içeriklerimizin kimi zaman 2-3 tanesi, kimi zaman 8-9 tanesi tekrar paylaşım oluyor. Geri kalanını sıfırdan hazırlıyoruz, yeni içerikler sunuyoruz. Eskiden gün içerisinde 18 içerik yayınlıyorduk ve bunların istisnasız hepsi yeni içerik oluyordu. Ancak günlük yaşantılarımızın daha yoğun olması, doktora, kitap, iş, vs. derken bu işler de aksıyor elbette. O nedenle sayıyı birazcık azaltıp, tekrar paylaşımlara biraz daha fazla yer vermeye başladık. Eğer ki günlük işlerimiz birazcık azalırsa, eski sisteme dönebilir veya yaklaşabiliriz.

İşin bu yazımızın başlığıyla ilgili bir diğer komik tarafı daha var: O kadar tekrar paylaşım yapmamıza rağmen, kimi okurumuz bu tekrar paylaşımların hiçbirini görmüyor! Bu da, Facebook'un yayın politikasının durumunun vahametini gösteriyor. Bir örnek:

 

Yani onca "Yeter, tekrar paylaşım yapmayın." arasında, "Tekrar paylaşımlar yapın." diyen okurlarımız bile var! Bu tezat, herkesi mutlu etmenin imkansızlığına güzel bir örnek.

Neyse, lafı çok uzattık. Birkaç diğer örnek verip bitirelim. Bir diğer tezat, içeriklerimizde yer verdiğimiz konularda karşımıza çıkıyor. Kimi daha fazla biyoloji-temelli bilim isterken, kimi daha fazla fizik-temelli bilim istiyor. Örneğin aşağıdaki iki yorum, tek bir paylaşımımız (ki yorumların paylaşımla hiç alakası yok) altına arka arkaya gelen 2 yorum olması bakımından da çok hoş bir tesadüf teşkil ediyor:

 

Bir diğer konu da paylaşımlarımızı nasıl yaptığımız noktasında ortaya çıkıyor... Kimi okurumuz yazılarımızın çok uzun olduğunu, Facebook'ta kısa bir özet verip asıl yazı için siteye yönlendirmemiz gerektiğini söylüyor. Kimisi, Facebook üzerinden tüm yazıyı paylaştığımız için teşekkür ediyor ve diğer sayfalarda bunun yapılmamasının ne kadar kötü olduğunu söylüyor. Kimisi yazılarımızda konuyu çok dolandırdığımızı ve doğrudan cevabı vermediğimizi söylüyor.

 

Bilin ki bunun çok çok çok iyi bir nedeni var: bir konuyu anlatırken diğer konulara da yer verip, birçok bilgiyi harmanlayarak aktarabilmek... Yani biz bir şeyi anlatırken, aslında o konuyla ilişkili birçok diğer konuyu da anlatmayı hedefliyoruz. Çünkü burada amacımız, bir başlık altındaki soruya doğrudan doğruya cevap vermek, ansiklopedik veri oluşturmak değil. Eğer ansiklopedik bilgi arıyorsanız, Vikipedi'ye bakınız. Evrim Ağacı olarak yaratmaya çalıştığımız arşivin olayı "eğitim" vermek, "ders niteliğinde içerikler" hazırlamak. Yoksa en kolayı "Soru: Şu, Cevap: Bu" şeklinde içerik hazırlamak. Ki, buna hitap eden içeriklerimiz de var, Soru-Cevap kısmında sitemizin!

Evrim Ağacı'nın olayı her zaman detaylı ve anlaşılır anlatım oldu. "Armut piş, ağzıma düş." cevap bekliyorsanız, çok açık söylüyoruz, yanlış yerdesiniz. Bizim yazılarımız her zaman uzun ve detaylı olacak. Okuyamıyorsanız, o ne yazık ki bizim sorunumuz değil. Neyse... Kimi okurumuzsa diyor ki: "Yazılarda biraz daha detaya yer verseniz, daha kapsamlı ve farklı açılardan analiz etseniz çok daha öğretici olur." Kimi okurumuz başlıklarımızın siteye çekmek için "clickbait" şeklinde olduğunu iddia ediyor (ki bu, tamamen yanıltıcı bir iddia - Evrim Ağacı olarak buna çok ama çok dikkat ediyoruz). Kimisi ise şunu diyor:

 

Kimi görsellerimizin harika ve çok çekici olduğunu söylüyor, bu konuda sıklıkla tebrik alıyoruz. Bu, bizim gerçekten önem verdiğimiz bir konu. Görsel olarak zengin ve tatmin edici olmaya çalışıyoruz. Lakin her zaman bu standardı tutturmak zor, çünkü bazı konular çok soyut. Dolayısıyla kimi zaman bu tip eleştiriler alabiliyoruz:

 

Görülebileceği gibi hiçbir şekilde herkesi tatmin etmemiz mümkün değil. Ki, yine, Evrim Ağacı'nın farkı birazcık bu noktada ortaya çıkıyor. Biz, 2011'de sayfamızı ilk defa açtığımızda ne yapıyorsak, şimdi de aynısını yapıyoruz: Bildiğimizi, en iyi bildiğimiz şekliyle anlatıyoruz. Eğer ki bunu beğenmiyorsanız, anlatıcıyı değiştirmeye çalışmak yerine, kendinizi değiştirebilir ya da yeni bir anlatıcı arayabilirsiniz. Ancak Evrim Ağacı her neyse, o olarak kalacaktır.

Bu yazıyı yazarak, ilerleyen dönemde gelen eleştirilere kaynak olarak sunabileceğimiz bir içerik olmasını hedefledik. Ancak bir rica/tavsiye ile bitirmemize izin verin: Evrim Ağacı'nın geneline yönelik bir eleştiri yapacaksanız, sadece tek bir paylaşıma odaklanmadığınızdan emin olun lütfen. Çoğu zaman sıkıntı buradan kaynaklanıyor. Bir içeriği beğenmeyen kişi, bin içeriği yakacak kadar genelgeçer argümanlarla saldırıyor. Bu çok rahatsız edici ve can yakıcı, cidden gerek yok. En azından o gün içerisindeki 16 civarı paylaşıma bir göz atın, gerçekten "sürekli öyle" mi yapıyoruz, yoksa tekil bir vaka mı? Çünkü unutmayın, günlük paylaşımlarımızın ezici bir çoğunluğunu zaten görmüyorsunuz Facebook yüzünden! Hatta çoğu zaman 1 günlük içerik de genelgeçer eleştiri için yeterli değil; en azından 1 ay, 3 ay, 6 ay veya 1 yıllık içeriklere bakmak, daha doğru bir yorum geliştirmenizi sağlayacaktır. Evrim Ağacı'nın tüm paylaşımlarını bir dizi olarak görmek için: https://www.facebook.com/pg/evrimagaci/posts/

Herkesi tatmin etmemizin mümkün olmadığını biz çok iyi biliyoruz. Hiçbir zaman böyle bir vaadimiz zaten olmadı, hiçbir zaman da olmayacak. Ancak rica ediyoruz, siz de bunun farkında olun ve "kolay eleştiri" yöntemini seçmek yerine, birazcık daha bizimle ortaklaşa çalışmaya çalışın. Çok daha başarılı sonuçlar alacağınızı garanti edebiliriz. 

Ne olursa olsun, Evrim Ağacı'na yaptığınız katkılardan ötürü çok ama çok teşekkürler. Her bir yorumun okunduğunu, her birinin değerlendirildiğini ve gerekli görülen her şeyin uygulandığını garanti edebiliriz.

En içten saygılarımızla,

Biyologlar, Fizikçiler ve Jeologlar...

Kardiyologlar ve Kalp Çizimleri

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim