Süperkıta Pangaea Hiç Kırılmamış Olsaydı, Ne Olurdu?

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Günümüzün 7 kıtası bundan yaklaşık 300 milyon ila 200 milyon yıl kadar önce “Süperkıta (Pangaea)” adında tek bir kara parçası olarak birbirine bağlıydı. “Levha tektoniği” denilen yerkabuğu hareketleri sebebiyle kıtalar zaman içerisinde birbirinden ayrıldı. Gerçekten de dünya haritasına baktığımızda kıta kenarlarının (örneğin, Güney Amerika’nın doğusu ile Afrika’nın batısı), tıpkı bir yapbozun parçaları gibi, birbiri içerisine geçecekmişçesine uyumlu olduklarını görürüz. 

Peki Süperkıta hiç kırılmamış olsaydı, ne gibi etkileri olurdu? 

Hiç şüphe yok ki yaşam daha az çeşitliliğe sahip olurdu çünkü var olan türlerden yeni türlerin ortaya çıkması demek olan “türleşme”nin temel faktörlerinden biri de “coğrafi izolasyon”dur. Coğrafi izolasyon, canlıları farklı seçilim baskılarına tabi tutarak yeni özelliklerin evrimini sağlar. Örneğin, yaklaşık 160 milyon yıl önce Süperkıta’nın güney yarısında bulunan Gondwana’dan ayrılmış olan Madagaskar adasını ele alalım. Uluslararası Doğal Çevreyi Koruma Örgütü (Conservation International) verilerine göre, bu adada evrimleşmiş bitki ve memeli türlerinin çoğu başka hiçbir yerde bulunmamaktadır. 

Ayrıca, Süperkıta’nın en iç kesimleri fazlasıyla sıcak ve kurak olurdu. Ohio Üniversitesinde Yerbilimleri profesörü olan Damian Nance şöyle söylüyor:

“Pangaea’nın devasa büyüklüğü sebebiyle nem yüklü bulutlar,  kara parçasının en iç kesimlerine doğru ilerlerken nemin çoğunu kaybederlerdi. Bu da yaşam olasılıklarının bir hayli kısıtlanmasına neden olurdu.”

Aşırı büyük kütle Süperkıta, Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki dönüşü sebebiyle, kutuplardan uzaklaşarak daha çok Ekvator bölgesinde konuşlanırdı. Gezegenimizin en sıcak yeri olan Ekvator’un iklimine en çok hangi canlılar uyum sağlardı diye sorarsanız, bu canlı grubu, yüksek ihtimalle, sürüngenler olurdu. 

 

Yerkabuğu hareketleri olmasaydı, ne olurdu?

Aslında tüm bu spekülasyonların temeli “tektonik levha hareketlerine” dayanıyor. Öyle ya, yerkabuğu hareketlerinin (levha hareketlerinin) o süper gücü olmasaydı Süperkıta da parçalanmayacaktı. O halde soralım: Ya yerkabuğu hareketleri olmasaydı?

• Depremler, volkanik patlamalar ve tsunamiler olmazdı.

• Dağlar oluşmazdı. Dağların yokluğunda ise bir hava koşulu olan aşırı güçlü tornadolar, bir zımpara gibi, çıkıntı kabul edilebilecek tüm yeryüzü şekillerini en nihayetinde düzleştirirdi. Yüksekliğin olmayışı nehirlerin akışını değiştirip onları daha durgun yapardı. Ayrıca, yüksek bir kaynaktan dökülen nehirlerin olmayışı aşındırmayı en aza indirerek daha pürüzsüz bir toprak oluşumuna yol açardı.

• Yüksek dağlar bulutları tutarak hava modelleri (koşulları) oluşturur. Ancak dağlar olmasaydı, muson yağmurları gibi bazı hava modelleri oluşamazdı. Yerkabuğu hareketleri okyanus akıntılarını da etkilediğinden, tektonik hareketlerin olmayışı okyanus sirkülasyonunu (dolaşımını) ciddi derecede sekteye uğratırdı. Bu da hava ve iklim koşullarını oldukça etkilerdi.

• Karbon, Dünya üzerindeki sıcaklığı dengede tutar. Karbon çevrimini ayakta tutan tektonik hareketler olmasaydı karbon, volkanik patlamalarla salımından ziyade, toprakta daha çok tutulurdu ve bu da uzun dönemde Dünya’nın soğumasına neden olurdu. Sonuç olarak, canlı çeşitliliği bir hayli azalırdı.

 

Düzenleyen: Şule Ölez 

Kaynaklar ve İleri Okuma: 

  1. LiveScience
  2. AstroBio
  3. Year of Science

Bakteri ile Virüs Arasındaki Farklar

Volkanik Hareketler Ay’ı Ekseninden Saptırdı!

Yazar

Ayşegül Şenyiğit

Ayşegül Şenyiğit

Yazar

Evrim Ağacı'nın genel editörü, popüler bilim yazarı ve çevirmenidir. İstanbul Üni. İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunudur. Yıldız Teknik Üni. Yabancı Diller Yüksek Okulunda İngilizce öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim