Ben yetersizlik hissinin çoğu zaman gerçeklerden çok, kişinin kendine bakışından beslendiğini düşünüyorum. Bazen bunun altında çocuklukta sürekli eleştirilmek, başkalarıyla kıyaslanmak ya da mükemmeliyetçilik gibi nedenler de olabiliyor. Bu yüzden önce kendine başkalarının gözüyle değil, kendi değerini bilen biri gibi bakmayı öğrenmek önemli. İnsan değerli olmak için sürekli başkalarının onayını almak zorunda değil. Kimse kusursuz değil ve hepimizin eksik olduğu alanlar var. Önemli olan, "Ben yetersizim." deyip kendini etiketlemek yerine, "Bu konuda eksiğim ama geliştirebilirim." diyebilmek.
Bence farklı hobiler edinmek, yeni şeyler öğrenmek ve ilgi alanlarını genişletmek de bu hissi azaltabiliyor. Çünkü insan sadece eksik olduğu yönlere odaklanınca güçlü taraflarını unutuyor. Küçük de olsa attığın her adım, zamanla özgüvenini ve öz saygını besliyor.
Yapay zekâ da bu süreçte yardımcı olabilecek araçlardan biri olabilir. Mesela benim bir arkadaşım yetersizlik hissiyle baş etmek için ChatGPT ile uzun uzun sohbet etmişti. Ben de bazen günlüklerimi analiz ettirip dışarıdan daha objektif bir bakış açısı almaya çalışıyorum. Tabii ki yapay zekânın söyledikleri kesin doğru kabul edilmemeli ama bazen insanın kendisi hakkında fark edemediği düşünce kalıplarını görmesine yardımcı olabiliyor. En önemlisi ise kendine haksızlık etmemek. Kendini sürekli eleştirmek yerine, iyi yaptığın şeyleri de hatırlamak ve kendine biraz daha şefkatli davranmak bence bu süreçte en değerli adımlardan biri.