Eğer amacın vefatından sonra bedeninin bilimsel çalışmalarda, eğitimde veya tıp araştırmalarında kullanılmasını sağlamaksa bunun için yaşarken gerekli izinleri vermen gerekir. Bu süreç genellikle üniversitelerin tıp fakülteleri aracılığıyla yürütülür. Birçok tıp fakültesinin "kadavra bağışı" veya "beden bağışı" programı bulunur. İlk olarak sana en yakın veya tercih ettiğin üniversitenin tıp fakültesi anatomi anabilim dalı ile iletişime geçmen gerekir. Kurumun istediği bağış belgeleri doldurulur ve gerekli onay işlemleri tamamlanır. Bazı üniversiteler noter onayı veya tanık imzası talep edebilir. Süreç tamamlandıktan sonra bağışçı kaydı oluşturulur ve genellikle bir bağış kartı verilir. Ayrıca bu kararını ailene ve yakınlarına mutlaka bildirmen önemlidir. Çünkü vefat sonrasında kurumla iletişimi çoğu zaman aile üyeleri sağlar. Ailenin bu karardan haberdar olmaması, bağışın gerçekleşmesini zorlaştırabilir.
Bununla birlikte her üniversitenin kabul koşulları aynı değildir. Bazı durumlarda tıbbi nedenler, bulaşıcı hastalıklar veya fiziksel koşullar nedeniyle bağış kabul edilmeyebilir. Bu nedenle sürecin ayrıntılarını önceden öğrenmek önemlidir. Ayrıca beden bağışı ile organ bağışının farklı uygulamalar olduğunu bilmek gerekir. Organ bağışı, yaşam kurtarmaya yönelik nakilleri kapsarken, beden bağışı eğitim ve bilimsel araştırmalar için değerlendirilir.
Bir gün vefat ettikten sonra da insanlığa fayda sağlamaya devam etmek isteyenler için bu, değerlendirilebilecek anlamlı seçeneklerden biridir. Sonuçta bilgi, çoğu zaman kendinden önce gelen insanların bıraktığı katkılar üzerine inşa edilir. Ve belki de en anlamlı teşekkür, onların ardından yetişen doktorlarda, yapılan araştırmalarda ve kurtarılan hayatlarda saklıdır. Bilime duyulan güvenin ve insanlığa bırakılan sessiz bir mirasın temsilcisi olan tüm bağışçılar, hak ettikleri saygıyla anılmayı fazlasıyla hak ediyor...