Dışa bağımlı her ekonomik model sömürüye de açıktır!
Bugün dünyada egemen ekonomik model serbest piyasa ekonomisini ön gören kapitalist-emperyalist bir modeldir.
Üretim ihtiyaç için değil kar içindir. Merkezinde insan ve doğa değil kasalar ve bankalar, çek defterleri ve küçük, kalın enseli bir azınlığın, geriye kalan bütün dünyanın mutsuzluğu ve gasp edilmiş alın teri üzerine kurulu küçücük bir mutluluğu vardır. Bu nedenle de ülkesel, bölgesel ve küresel krizler üretmeye mahkumdur.
Ekonomik temelde sınırların kalktığı ve sistemin kapitalist, egemenin emperyalist olduğu bir dünyada, bunlardan tamamen bağımsız her hangi bir ekonomik model olamaz. Ancak dışa bağımlılığı asgari seviyeye indirecek, ihtiyaç için üretimi ön gören halkçı ve ekonomik bağımsızlığı önceleyen devletçi bir ekonomi modeli pekala uygulanabilir fakat pansuman gibi iş görür.
Çünkü mesele kapitalizmin kendisinde ve egemen olduğu sürece hangi alternatif modeli uygularsanız uygulayın karşınıza iblis gibi dikilir ve ya kendine tabi olmanızı ister ya da size dışınızdaki dünyaya kapatır.
Tamamen farklı ve merkezinde emek-insan-doğa olan bir alternatif ekonomi modelini oldurmaya çalışan Sosyalist KÜBA, emperyalist blokça hala kuşatılmış, ambargolarla boğuşmakta ve biata zorlanmaktadır.
Ülkemizde de bunca baskıyı göze alabilecek cesarette bir örnek, belki de mazlum coğrafyalara bir umut olur ve coğrafyamızdan başlamak üzere tüm dünyada bir domino etkisi yaratır ve bu yoz düzenden kurtuluruz.
Zor mu, evet çok zor fakat imkansız değil…Talep etmek yetmez, belki de bunun için bir adım öne çıkmak ve bu inşaya talip olmak lazım, hem de örgütlü olarak… Sevgiyle…
Kaynaklar
- Nikitin. (1995). Ekonomi Politik. Yayınevi: Sol yayınları. sf: 408.