Maalesef sadece paleontoloji de değil. Jeoloji, Biyoloji, Fizik gibi devasa doğa disiplinleri konusunda geriyiz. Osmanlı tarihinde Tıp, Veterinerlik (Zootekni), Felsefe, Coğrafya, Astronomi, Matematik, Botanik gibi dallarda dünyada belki de en gelişmiş ülke olmamızın yanı sıra tıp ve matematik konusunda pek çok temeli geliştiren ve bulan bilim insanları, alimler bulunuyordu. 17.-18. yüzyıllarda ise bilimsel gelişmeler ve buluşlar duraksamaya başladı ve eskiye nazaran bilimde istikrarlı bir çöküş yaşanmıştır. 1923'den sonraki cumhuriyet yıllarında başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ün materyalist tutumu ve bilime olan merakı ülkecek akademik olarak toparlanmamıza temel atmış olsa da günümüzde kurulan bir takım bilimsel kurumlar, biz gelişirken kilisenin zincirlerinin sardığı bilim Avrupa'da olduğu gibi günümüzde bu kurumlar siyasi zincirlerin sardığı irrasyonalist ve bilim altında propaganda yapanların istilası altındadır. Jeoloji ve Paleontoloji gibi bilim dalları ne yazıkki diğer disiplinlere göre daha yeni olduğu için ülkemizin duraklama dönemiyle birlikte, sanayi devrimi gibi faktörler bunların önünü kapatmıştır. Üstelik şu düşünceye kesinlikle karşıyım; Evet, Amerika, Rusya veya Çin gibi devasa ülkeler değiliz ve onlar gibi çeşitli paleontolojik bulgular konusunda Romanya'dan dahi geri kalmış olabiliriz. Bunu çoğu kişi Tethys Denizi'ne bağlar fakat bu paleontolojik bulgular için dezavantaj değil avantajtır. Ülkemiz omurgalı fosilleri konusunda bahsettiğim ülkeler kadar geniş bir envanteri olmasa da bir geçiş koridorundayız ve bu nedenle biyocoğrafi/paleocoğrafi olarak canlılar için önemli bir köprüyüz. Üstelik mikrofosiller, denizel ve bitki fosilleri konusunda zengin bir paleoekosisteme sahibiz. Makrofosiller konusunda her ne kadar envanterimiz az da olsa önemli türlerin (Tarih öncesi insanlar, gergedanlar, zürafalar, kılıçdişli kediler, vb...) fosillerini yurdumuzun jeolojik katmanlarında bulunuyor.
Kısacası: Bu gerilik coğrafi/jeolojik faktörlerden bağımsız zamanında bilime değer verilmediğinden kaynaklıdır. Bir gün araştırma altyapımızın gelişmesi dileğiyle...