Bence asla “KESİN” olarak bilemeyeceğiz!
Yoksa genel kanı itibarı ile ve bugünkü bilimsel veriler ışığında başlangıcı olanın sonu olmak zorundadır. Ancak işin içine çoklu evrenler vb. birçok farklı teori girince işler karmaşıklaşır. Çünkü evrene dair teorilerimizin kesin olarak kanıtlanması bugün için mümkün değildir.
Dahası; şayet evrenin artan bir hızla genişlediği doğru ise, yarın ve ondan sonraki hiçbir süreçte evrene dair, hele ki sonu ve sonrasına dair hiçbir teorimizi kanıtlama imkanımız olmayacaktır.
Temel-bilimsel akıl yürütmemiz bizi bugüne kadar çok az yanılttığı cesareti ile diyebiliriz ki; aynı akıl yürütme ile teorilerimizin mutlak olmamak sureti ile doğru olma olasılıkları, hatalı olma olasılıklarından daha büyüktür.
Tıpkı sayısız kez girdiğimiz bir elma bahçesine benzeyen fakat hiç girmediğimiz bir bahçeye yönelik, karartı şeklinde duran ağaca benzer siluetlerden yola çıkarak, o bahçenin de elma bahçesi veya en kötü ihtimalle bir meyve bahçesi olabileceğine yönelik teorilerimizin isabet olasılığı gibi.
Sevgili Çağan Yetkin, bu isabet olasılığı ile ilgili farklı teoriler üzerinden gayet güzel ve yeterli bir açılıma gittiği için ayrıca burada bunu tekrar etme ihtiyacı duymadım. Sevgiyle…
Kaynaklar
- Stephen Hawking. (2026). Zamanın Kısa Tarihi. Yayınevi: ALFA Yayınları. sf: 255.