Renkleri nerede görüyoruz onu tanımlayalım önce. Bir nesnenin kendi rengi ve ışık rengi. Nesnelerin kendi renklerini örneğin matbaalar üzerinden açıklayalım. Matbaalar cmyk denilen bir temel renk sistemi kullanırlar. 4 adet rek tüpünü karıştırırlar. cyan, magenta, yellow ve key (çoğunlukla siyah). Sadece boyalar değil doğada bütün molekküller karıştırıldıkça siyaha yakınsar. Hatalı bir analoji anlatıyorum temelde fakat geneli doğru.
Işıkta ise durum farklıdır. Işıkta kırmızı, yeşil, mavi ışıklar birleştikçe beyaza yakınsar. Siyah ışık yoktur çünkü siyah artık ışığın yokluğudur. Örneğin gölgemiz siyahtır çünkü ışık kaynağı ile vurduğu yüzey arasına biz girdiğimiz için ışık zemine ulaşamaz ve siyah görünür gölgemiz.
Işığı anlayabilmek için Elektromanyetik spektruma bakmalıyız. [1] Kaynakta da görebileceğin üzere ışığın enerjisi çeşitli dalgaboylarına bağlı. Fakat biz görünür kısımdaki ışıkları görebiliyoruz ve onlara renk ismi veriyoruz. Işık temelde bir enerjidir. Siyah ise enerjinin yokluğu diyebiliriz fakat ince bir nüans var. Baktığımız yerde ışık göremeyebiliriz fakat orada gözümüzün görme aralığının dışında bir ışık olabilir. Bunu aslında hergün yaşıyoruz. wi fi sinyalleri, bildiğimiz radyonun sinyalleri ya da arabanın uzaktan kumandasında tuşa bastığımız zaman ışık görmeyiz çünkü gözümüzün görme aralığının dışındadır. [1][1]