Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
2,500 ATP Ödüllü Soru: Einstein'ın beynindeki nöronlar arasındaki ilişki sayısı diğer insanlara oranla fazla olduğu için doğuştan dahi mi, yoksa nöronlar arası ilişki sayısı normal olsaydı da olur muydu? Hemen cevapla!
Sorulara Dön
Mehmet Selçuk Elvan
Üye 1 hafta önce
6

Saçkıranla bölgesel tüy kontrolü mümkün mü?

“Saçkıran (alopecia areata) bağışıklık sisteminin belirli kıl köklerini hedef almasıyla oluşuyor diye biliyorum. Teorik olarak bu mekanizma ileride kontrollü şekilde yönlendirilip; örneğin saç çıkmasını istediğimiz bölgelerde saç/tüy büyümesini tetiklemek ya da tam tersine istenmeyen tüy bölgelerinde kıl köklerini baskılamak için kullanılabilir mi? Yoksa bağışıklık sistemi bu kadar bölgesel ve güvenli şekilde kontrol edilemez mi?”
4 Cevap
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
4 Cevap
Hasan Efe Karabulut
lise öğrencisi 3 gün önce

Eğer "saçkıran" ile kastettiğiniz alopecia areata ise, cevap genel olarak hayırdır.

Saçkıran, bağışıklık sisteminin kıl köklerine saldırdığı otoimmün bir hastalıktır. Sonuç olarak saç, sakal, kaş veya vücuttaki diğer kıllar belirli bölgelerde dökülebilir. Ancak bu dökülme kişinin kontrol edebileceği veya belirli bir bölgeyi isteğe bağlı olarak tüysüz bırakmak için kullanabileceği bir mekanizma değildir.

Bununla birlikte saçkıran:

Tüm Reklamları Kapat

Sadece sakal bölgesinde,

Kaşlarda,

Kollarda veya bacaklarda,

Vücudun başka kıllı bölgelerinde

Tüm Reklamları Kapat

yamalı kıl kaybına neden olabilir.



0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İrem Kaplan
İrem Kaplan
218.5K UP
Biyolog 1 hafta önce

Alopecia Areata bize şunu gösteriyor: bağışıklık sistemi isterse gerçekten çok spesifik şekilde kıl köklerini hedef alabiliyor. Yani olay tamamen “rastgele saç dökülmesi” değil; belirli köklerin büyümesini aktif olarak durduran bir biyolojik süreç var. Bu yüzden teorik olarak “madem sistem bunu kendi kendine yanlışlıkla yapabiliyor, acaba biz kontrollü şekilde yaptırabilir miyiz?” fikri dürüst olmak gerekirse, gelecekte bir çeşit “biyolojik epilasyon” teknolojisinin çıkması bana çok uçuk gelmiyor. Çünkü bugün lazerle fiziksel olarak yaptığımız şeyi ileride immünolojik yollarla yapmak isteyebiliriz. Mesela sadece belirli bölgedeki kıl köklerini hedefleyen lokal bağışıklık aktivasyonu gibi. Özellikle kişinin kendi bağışıklık hücrelerini yönlendirme teknolojileri gelişirse teorik temel var.

Ama bence olayın kilit noktası şu: bağışıklık sistemi fazla akıllı ama aynı zamanda fazla zincirleme çalışan bir sistem. Yani “şu kökü hedef al” dediğinde bazen sadece onu hedef almakla kalmayabilir. Bir bağışıklık reaksiyonu başladı mı sitokinler yayılıyor, başka immün hücreler çağrılıyor, hafıza hücreleri oluşuyor. O yüzden lokal başlayan bir şey sistemikleşebilir. Muhtemelen araştırmacıları en çok korkutan şey de bu olurdu.

Çünkü istemeden kronik bir otoimmün süreç başlatma riski var. Diyelim ki koltuk altı kıllarını baskılamak istiyorsun ama bağışıklık sistemi benzer protein taşıyan başka folikülleri de hedef almaya başlıyor. Sonra iş saçlı deriye, kaşa ya da sakala kayabiliyor. Bağışıklık sistemi bazen “ince ayar” yerine olayı biraz büyütmeye meyilli çalışıyor.

Tüm Reklamları Kapat

Bir başka problem de geri dönüş meselesi olabilir. Lazerde bile bazen folikül geri toparlanabiliyor ama immünolojik saldırıda iş kökün tamamen hasarlanmasına kadar giderse geri dönüş zorlaşabilir. Yani teori güzel ama biyolojide “kontrollü hasar” üretmek her zaman riskli.

Bir de muhtemelen işin etik ve güvenlik tarafı var. Çünkü sonuçta sağlıklı bir insanda bilinçli şekilde otoimmün benzeri bir mekanizma tetikliyorsun. Modern tıp genelde bağışıklık sistemini sakinleştirmeye çalışıyor; isteyerek saldırganlaştırmak biraz ters yönde bir yaklaşım oluyor. O yüzden araştırmalar daha çok “saçı geri nasıl çıkarırız?” tarafına kaymış durumda.

Ama yine de bana kalırsa bundan 20-30 yıl sonra lokal immün modülasyon teknolojileri gelişirse “sadece şu bölgede tüy büyümesini kapat” gibi şeyler tamamen bilim kurgu olmayabilir. Çünkü elimizde zaten bunun doğada çalışan bir prototipi var: saçkıran. Sorun, doğanın bunu biraz kaotik çalıştırması.

4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yiğit Ustacık
Yiğit Ustacık
52.4K UP
Lise öğrencisi 6 gün önce

Saçkıranın normal koşullarda bağışıklık sistemine yada saça herhangi bir şekilde zarar verdiği söylenemez. Dolayısıyla Saçkıranla belirli şekillerde kıl kontrolü elde etmek genellikle sağlık sorunlarına yol açmaz. Saçkıran uygulanan bölgedeki saç telleri geçici olarak faaliyetlerini durdurur. Bu durdurma sonucunda ise bağışıklık sistemi genelde herhangi bir terstepki vermez. Saçkıranın ne kadar süre ara ile uygulandığıda önemlidir. En sağlıklısı haftada 1 kez yada haftada iki kez saça uygulamak olacaktır. Uygulanan bölgeyi kaşımak, ellemek, çekiştirmek hem saç derisine zarar verebilir, hemde gözeneklerin enfeksiyon kapmasına sebep olabilir. Uygulamayı düşünüyorsan bir dermatolog ile konuşmanı öneririm.

3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gökay Aslan
Gökay Aslan
50.1K UP
vatman 5 gün önce

Evet, saçkıran bölgesel tüy/saç kaybı kontrol altına alınabilir ve dökülen bölgelerde saçların yeniden çıkması mümkündür. Tedavi, bağışıklık sisteminin kıl köklerine saldırmasını durdurmayı ve saç köklerini uyarmayı amaçlar.

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Anlamadığınız her şey, siz onu anlayana kadar size tehlikeli gelir."
Larry Niven
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)