Alopecia Areata bize şunu gösteriyor: bağışıklık sistemi isterse gerçekten çok spesifik şekilde kıl köklerini hedef alabiliyor. Yani olay tamamen “rastgele saç dökülmesi” değil; belirli köklerin büyümesini aktif olarak durduran bir biyolojik süreç var. Bu yüzden teorik olarak “madem sistem bunu kendi kendine yanlışlıkla yapabiliyor, acaba biz kontrollü şekilde yaptırabilir miyiz?” fikri dürüst olmak gerekirse, gelecekte bir çeşit “biyolojik epilasyon” teknolojisinin çıkması bana çok uçuk gelmiyor. Çünkü bugün lazerle fiziksel olarak yaptığımız şeyi ileride immünolojik yollarla yapmak isteyebiliriz. Mesela sadece belirli bölgedeki kıl köklerini hedefleyen lokal bağışıklık aktivasyonu gibi. Özellikle kişinin kendi bağışıklık hücrelerini yönlendirme teknolojileri gelişirse teorik temel var.
Ama bence olayın kilit noktası şu: bağışıklık sistemi fazla akıllı ama aynı zamanda fazla zincirleme çalışan bir sistem. Yani “şu kökü hedef al” dediğinde bazen sadece onu hedef almakla kalmayabilir. Bir bağışıklık reaksiyonu başladı mı sitokinler yayılıyor, başka immün hücreler çağrılıyor, hafıza hücreleri oluşuyor. O yüzden lokal başlayan bir şey sistemikleşebilir. Muhtemelen araştırmacıları en çok korkutan şey de bu olurdu.
Çünkü istemeden kronik bir otoimmün süreç başlatma riski var. Diyelim ki koltuk altı kıllarını baskılamak istiyorsun ama bağışıklık sistemi benzer protein taşıyan başka folikülleri de hedef almaya başlıyor. Sonra iş saçlı deriye, kaşa ya da sakala kayabiliyor. Bağışıklık sistemi bazen “ince ayar” yerine olayı biraz büyütmeye meyilli çalışıyor.
Bir başka problem de geri dönüş meselesi olabilir. Lazerde bile bazen folikül geri toparlanabiliyor ama immünolojik saldırıda iş kökün tamamen hasarlanmasına kadar giderse geri dönüş zorlaşabilir. Yani teori güzel ama biyolojide “kontrollü hasar” üretmek her zaman riskli.
Bir de muhtemelen işin etik ve güvenlik tarafı var. Çünkü sonuçta sağlıklı bir insanda bilinçli şekilde otoimmün benzeri bir mekanizma tetikliyorsun. Modern tıp genelde bağışıklık sistemini sakinleştirmeye çalışıyor; isteyerek saldırganlaştırmak biraz ters yönde bir yaklaşım oluyor. O yüzden araştırmalar daha çok “saçı geri nasıl çıkarırız?” tarafına kaymış durumda.
Ama yine de bana kalırsa bundan 20-30 yıl sonra lokal immün modülasyon teknolojileri gelişirse “sadece şu bölgede tüy büyümesini kapat” gibi şeyler tamamen bilim kurgu olmayabilir. Çünkü elimizde zaten bunun doğada çalışan bir prototipi var: saçkıran. Sorun, doğanın bunu biraz kaotik çalıştırması.