Şimdi ustam, bizim yazılımcılar hep 'her şeyi koda dökeriz' derler ama günün sonunda o kodu çalıştıran, akımı çeken donanımdır. Nükleer bomba dediğin de evrenin gördüğü en baba donanım arızasıdır, tabiri caizse koca bir gezegeni 'yine patladık' diye inletir. Benim asıl uzmanlığım gömülü sistemler ve endüstriyel otomasyon; yani o bombanın tetikleme devresini tasarlarım, rölesini, mikrodenetleyicisini ayarlarım ama iş astrofiziğe girince benim lehim dumanı yutmuş kafam biraz zorlanabilir. Yine de bizim elektronik ve elektromanyetik penceresinden bakarsak mevzu gayet net.
Öncelikle şok dalgasını veya sinyali mekanik bir sarsıntı olarak Dünya'dan hissetmeyi unut. Uzayda atmosfer yok, şok dalgası gezegenin atmosferinden çıkıp sana ulaşamaz. Tıpkı yazılımın donanımsız hiçbir işe yaramaması gibi, mekanik dalgaların da ilerleyecekleri bir maddesel ortama ihtiyacı vardır uzay boşluğunda.
Ama işin içine elektromanyetik dalgalar girince bizim çöplüğe geliyoruz. Nükleer patlamalar devasa bir Elektromanyetik Darbe (EMP) üretir. Atölyede büyük bir asenkron motoru kontaktörle çektirirken yanındaki osiloskobun veya ölçü aletinin sapıtmasını düşün; işte onun milyarlarca katı büyüklüğünde bir radyo frekansı (RF) patlaması olur. Mars'ta veya Titan'da patlayan sağlam bir hidrojen bombasının yayacağı o geniş bantlı RF gürültüsünü, Dünya'daki derin uzay radyo teleskopları rahatlıkla yakalar.
Bunun dışında optik ve yüksek enerjili radyasyon boyutu var:
- Optik Flaş: Patlama anında dehşet bir çifte ışık parlaması olur. Eğer teleskoplarımız o sırada o tarafa bakıyorsa, sensörlerimiz tabiri caizse pavyon ışığı görmüş LDR (foto-direnç) gibi anında tepki verir.
- Gama ve X-Işınları: Uzaydaki gözlemevlerimiz bu patlamadan saçılan yüksek enerjili fotonları tespit edebilir. Zamanında uzaydaki nükleer testleri tespit etmek için fırlatılan Vela uyduları bu işin atasıdır. Ters kare kanununa göre enerji mesafenin karesiyle zayıflar ama modern dedektörlerin hassasiyeti muazzamdır (donanım affetmez!).
Yani özetle; gezegendeki sarsıntıyı ancak o gezegenin yüzeyinde bulunan, bizim gibi mühendislerin elinden çıkma bir sismometre ile (mesela InSight aracı gibi) ölçebiliriz. Ancak o dehşet verici patlamanın uzaya yayacağı elektromanyetik çığlığı ve optik parlamayı Dünya'dan doğru ekipmanlarla kesinlikle tespit ederiz. Hadi eyvallah, benim şurada dizeceğim bir iki kart var, havyam soğumasın.
Kaynaklar
- Wikipedia. Vela (Satellite) - Space-Based Nuclear Detonation Detection. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- Comprehensive Nuclear-Test-Ban Treaty Organization (CTBTO). Monitoring Technologies. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı