Şimdi, Antik Yunan'da bir fıçının içinde yaşayan, elinde fenerle "dürüst insan" arayan Diyojen'i hepimiz biliriz. Peki, bu adamın felsefesini, yani kinizmi, alıp bugünün dünyasına koysak nasıl olurdu? Modern bir kinik nasıl yaşardı?
Açıkçası, gidip bir karton kutuda yaşamanıza ya da ormana kaçmanıza gerek yok. Modern dünyada kinik olmak, aslında bu çılgın kalabalığın içinde kendi içsel özgürlüğünüzü koruyabilmekle ilgili bir şey. Herkesin delicesine bir şeyler satın aldığı, en son model telefonu, en marka kıyafeti almak için çırpındığı bu düzende siz, "Gerçekten bunlara ihtiyacım var mı?" diye sorabilmelisiniz. Zenginliğin, sürekli daha fazlasına sahip olmak değil, çok daha azıyla mutlu olabilmek olduğunu kavramanız gerekir. O kredi kartı borçları, o bitmeyen indirim kovalamacaları... Bunların hiçbiri sizi siz yapmıyor.
Modern bir kinik için en önemli şeylerden biri, kendi kendine yetebilmektir. Bak, bu sadece paranı kendin kazanmak demek değil. İnsanların ne düşündüğünü, Instagram'da kaç beğeni aldığını ya da toplumun o standart "okul oku, işe gir, evlen, ev al" şablonunu umursamamaktır. Yani, kendi kafanızın içinde, kendi duygularınızda bağımsız olmanızdan bahsediyorum. Sonra, bir de pervasız dürüstlük meselesi var. Hani bazen herkesin gördüğü ama kimsenin söylemeye cesaret edemediği şeyler olur ya? İşte modern bir kinik, kralın çıplak olduğunu söylemekten hiç çekinmez. Tabii bunu insanları ezmek ya da ukalalık yapmak için değil, o sahte maskeleri düşürmek için yapar. Politik doğruculuğun arkasına sığınmadan, dümdüz, olduğu gibi konuşur.
Gelelim şu doğaya uygun yaşama işine. İlla dağa taşa çıkmanıza gerek yok. Gökdelenlerin arasında bile, insan doğasına aykırı o saçma sapan statü hırsından, o vahşi kariyer savaşlarından uzak durabilirsiniz. Bir düşünün, sırf kartvizitinizde havalı bir unvan yazsın diye hayatınızın en güzel yıllarını ofis köşelerinde heba etmek ne kadar mantıklı? Modern bir kinik, hayatı lafta değil, eylemde yaşar. "Ben şöyle dürüstüm, böyle erdemliyim" diye edebiyat yapmaz, onu hayat tarzıyla gösterir. Anlamsız kurallara, saçma sapan bürokrasiye karşı böyle sessiz ama kaya gibi sağlam bir duruş sergiler.
Hayat hepimizi zorluyor, evet. Ama kinik felsefeyi benimseyen biri şikayet edip mızmızlanmaz. O zorlukları birer antrenman gibi görür, "Bu beni daha güçlü yapacak" der. Sürekli rahat aramak, konfor alanından çıkmamak ruhu tembelleştirir çünkü. İnsanlar makam, para, şöhret peşinde koşarken, siz bir köşeden bu koşturmacayı hafif bir gülümsemeyle izlersiniz. Çünkü bilirsiniz ki mutluluk, patronun vereceği zamma ya da şansa bağlı değildir; sizin içinizdeki huzura ve dürüstlüğe bağlıdır.
Bugün birisi, diyelim ki ülkenin en zengin, en güçlü adamı karşınıza geçip "Sana ne vereyim?" dese, tıpkı Diyojen'in İskender'e dediği gibi, "Gölge etme, başka bir şey istemem" diyebilecek kadar tok gözlü olmalısınız. Toplumun sizi "tuhaf" veya "garip" bulmasından hiç çekinmeyin. Kendi doğrunuzu, kendi hayatınızı yaşamaktan asla utanmayın.
Özetle, modern bir kinik olmak demek; herkesin yüzünde bir maskeyle dolaştığı bu dünyada, kendi gerçek ve çıplak yüzünüzle dimdik, korkusuzca durabilmektir. Siz böyle yaşadıkça, belki de etrafta dürüstlüğü arayan başka insanlara da farkında olmadan ilham olursunuz. Olamaz mısınız?