Bazen kitap okurken öyle bir dünya kurar ki yazar içinde yaşayan halklar, kurallar, tanrılar, büyüler, fizik ötesi yasalar... Hepsi öylesine canlı öylesine olası gelir ki bize ister istemez şunu sorarız "Neden bu dünyalara sadece bakmakla yetinmek zorundayım ki? Neden içine giremiyorum neden orada gerçekten yaşayamayacağım ? Neden? Neden? Neden? (Kaplumbağa deden?)" Ve sonra daha büyük bir sorgu yükselir içten "Eğer Tanrı varsa neden bu evrenleri bana sadece düş olarak verip hakikat olarak sunmaz?" Bize sadece hayal gücü verilmiş ama bu hayallerin gerçekliğe dönüşme gücü verilmemiş. Bu susayan birine suyu değil, susuzluğu vermek gibi. Sanki Tanrı bize cennet tasarımı için zihin verip sonra da bizi cehennem ile sınıyor.
Ama ya sorun Tanrı'da değilse? Ya Tanrı yoksa ve bu evren zihnin sonsuzluğuyla sınırlı bedenin çatıştığı bir sahneyse? Zihin hayal eder, evren ona boyun eğmez. Beden yasaya bağlıdır, düş ise serbesttir. Belki asıl trajedi burada başlar hayal edebildiğin halde yaşayamamak. Ve tam da bu yüzden hayal ettiğimiz evrenler bize gerçek olandan daha anlamlı gelir. Çünkü orada ne ölüm var, ne sınır, ne acı... sadece bizim tasarladığımız ve bizim şekillendirdiğimiz bir özgürlük vardır orada.
Ama bu özgürlük gerçekten var mı? Yoksa bu da bir yanılsama mı? Belki de Tanrı bize bu dünyaları "vermemiş" değil onları "bizlere bırakmıştır". Belki yaratma gücümüzü kendimizden aramamız içindir bu eksiklik. Yani o evrenleri görmek değil kurmak içindir hayal gücümüz. Gördüğümüz bir şey zaten bizim değildir. Ama kurduğumuz bir evrenin tanrısı bizizdir. Belki Tanrı bu yüzden hiç göstermedi o dünyaları çünkü gösterseydi yalnızca bir izleyici olacaktık. Şimdi ise bir yaratıcı olma şansımız var.
Ama ya yine de o evrenleri yaşamak istiyorsak? Ya rüyalar yetmiyorsa bize? İşte o zaman bu evren bir hapishane gibi gelir bize. Burası ne tam anlamıyla güzel, ne de tamamen bizimdir. Hep bir eksiklik duygusu... Belki de insanın varoluşundaki en evrensel acı budur Hayal gücünün sonsuzluğu ile gerçekliğin katılığı arasındaki uçurum. Ve o uçurumun adı da belki Tanrı'dır. Ya da yokluğudur.
Kaynaklar
- H. Arendt. (1958). The Human Condition. ISBN: 9780226025988.
- P. C. W. Davies. (1992). The Mind Of God: The Scientific Basis For A Rational World. ISBN: 9780671797188.