Bu soruda aslında küçük ama önemli bir kavram karışıklığı var. “Kara delikler bilgiyi yok ediyor” denildiğinde, kara deliğin kendi varlığını veya temel özelliklerini yok ettiği anlaşılmamalıdır.
Klasik fiziğe göre bir kara delik dışarıdan bakıldığında temel olarak üç özellikle tanımlanır: kütlesi, elektrik yükü ve dönme miktarı. Yani dışarıdaki bir gözlemci, kara deliğin çekim etkisinden onun kütlesini, dönüşünü ve varsa elektrik yükünü anlayabilir. Bu anlamda kara delik kendi temel bilgilerini tamamen kaybetmiş değildir.
Asıl problem, kara deliğin içine düşen maddelerin ayrıntılı bilgisinin ne olduğudur. Mesela kara deliğe bir yıldız, bir kitap ya da herhangi bir cisim düştüğünde, dışarıdan bakan biri artık o cismin ayrıntılı yapısına ulaşamaz. Sadece kara deliğin toplam kütlesinde, dönüşünde veya yükünde oluşan değişimi gözlemleyebilir.
Bilgi paradoksu da burada ortaya çıkar. Kuantum fiziğine göre bilgi tamamen yok olmamalıdır. Ancak kara delikler Hawking radyasyonu ile zamanla buharlaşabiliyorsa, içine düşen maddelerin ayrıntılı bilgisi nereye gitmektedir? Eğer bu bilgi tamamen kayboluyorsa, bu kuantum fiziğinin temel ilkeleriyle çelişir.
Bu yüzden “kara delik bilgiyi yok ediyor” ifadesi kesin bir cevap değil, daha çok fizikçilerin çözmeye çalıştığı büyük bir problemdir. Günümüzde birçok fizikçi, bilginin gerçekten yok olmadığını; kara deliğin yüzeyinde, olay ufkunda ya da Hawking radyasyonundaki çok ince kuantum ilişkilerinde bir şekilde korunduğunu düşünmektedir.
Kısacası kara delik kendi temel özelliklerini korur: kütlesi, yükü ve dönüşü dışarıdan ölçülebilir. Fakat içine düşen maddelerin ayrıntılı bilgisinin ne olduğu hâlâ modern fiziğin en derin sorularından biridir.
[1]
Kaynaklar
-
openai. (). Chatgpt.