Evrim Ağacı Soru & Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

İngilizce için tavsiyeniz var mı?

Merhabalar yaklaşık bir sene önce rosetta stone diye bir programdan (aynı busu gibi bir şey) ingilizce öğrenmeye başladım. Şu an ingilizce hikaye kitapları okuyorum ama dizilerde konuşulanları anlamakta ve en basit cümle kurmakta bile sıkıntı yaşıyorum bu konular hakkında tavsiyeleriniz var mı?

6
Teşekkür (1)
Hatırla (2)
Takip
Paylaş
6 Cevap

Arkadaşlarımız zaten yazmış ama ben de geçmişte yaptığım hatalara dayanarak sana birkaç tavsiye vermek istiyorum.

*Öncelikle, nasıl ki bir enstrümanı pratik yapmadan, sadece kitap okuyarak öğrenmen mümkün değilse; dil için de aynı şey geçerlidir. Dil öğrenmek bir süreçtir, emek ve zaman ister. BİLGİNİN KALICI OLABİLMESİ İÇİN KULLANILMASI, PRATİĞE DÖKÜLMESİ GEREKİR. PEKİŞTİRMEDİĞİN BİLGİYİ YALNIZCA GÖRDÜĞÜNDE ANIMSARSIN.

*Türkiye'de uygulanan İngilizce öğretimi, ne yazık ki bilgiyi hatırlamayı sağlamak üzerine; bu yüzden öğrenciler bilgiyi işleyip gerçek hayata aktarmakta zorlanıyor. Birçok öğrencinin okulda aldığı eğitime dayanarak İngilizceye karşı büyük ön yargıları var. Eğer sahipsen, bu ön yargıları kırmanı isterim.

*Söyleyeceğim bir diğer şey, kendini İngilizceye olabildiğince maruz bırakman gerektiği. İlgini çekebilecek şarkı, podcast, video ve film gibi materyaller gizil öğrenmeyle sen farkında olmasan da sana çokça kelimeyi ve telaffuzlarını öğretecek; grammar yapılarını anlamanı kolaylaştıracaktır.

*Reading çalışmaları yaparken metnin tümünü anlayamadığında veya bilmediğin kelimelerle karşılaştığında ASLA moralin bozulmasın; bu sıkça yaşanan bir şeydir. İngilizce seviyen ne olursa olsun, okuduğun bir metinde bilmediğin birçok kelimeyle karşılaşabilirsin. Metnin geneline odaklanıp, genel bir anlam çıkarmaya çalış; daha sonra bilmediğin kelimeleri mutlaka araştırıp öğren ve cümle yazarak pekiştir. Bu listening için de geçerli, ''of yarım yamalak anladım!'' diye üzülme. Çok normal.

*Ben şu anda ikinci yabancı dil olarak Almanca öğreniyorum ve çocuk kitapları okuyor, sözlük hazırlıyorum. Hazırladığım sözlüğe öğrendiğim her yeni kelimeyi kullanarak cümleler yazıyorum ki aklımdan uçup gitmesin. Çünkü bu çok sık oluyor; yeni bir kelimeyle karşılaşıyorum, anlamına bakıyorum ve ertesi gün uçup gitmiş oluyor.

*Yalnızca grammar ve readinge odaklanmak yapacağın en büyük hatalardan biri olur. Diyelim ki bugün kendini tanıtmayı öğrendin; oturup kendine sorular yönelt ve konuşma becerilerini geliştirmeye çalış. Aynı şeyi writing için de yapabilirsin. İllaki en az üç paragraflık denemeler yazmak zorunda değilsin; dikkat etmen gereken şey yeni öğrendiğin yapıları kullanıp pekiştirmen. İstediğin sonucu alamadığında tekrar tekrar dene, hiç kimse yattığı yerden dil öğrenmiyor nasılsa.

*Kendine bir portfolyo oluştur. Çalıştığın her ünite veya konu için yazdığın yazıları bir dosyada biriktir; zaman geçtikçe ne kadar geliştiğini göreceksin ve özgüvenin artacak. Yazmak çok ama çok önemli.

*Eksik veya yanlış öğrenme. Bir kelimenin okunuşunu veya anlamını yanlış öğrenirsen, ki bu dil bilgisi kuralları için de geçerli, daha sonra düzeltmen çok zor olur.

*Yukarıda da bahsettim ama tekrar söyleyeceğim, ASLA ACELE ETME. Bir konuyu her beceride pekiştirdiğinden emin ol. Kendine dürüstçe şu soruyu sor: ''Benim bu konuda eksiğim var mı?'' Öz değerlendirme çok önemli. ''Eh tamam, bu ünite bitti, diğerine geçiyorum'' şeklinde bir yol izleme. Temeli iyi oluşturman, daha sonraki aşamalarda daha hızlı öğrenmene yardımcı olacak.

*Eğer İngilizce seviyen B1 ise, Amerika'da yayınlanan televizyon programlarını altyazısız izlediğinde hiçbir şey anlamadığın için kendine kızma veya hevesin kaçmasın. Tabii ki filmler ve diziler izleyeceğiz ama kendi seviyene uygun materyaller kullanmaktan asla çekinme, seni geriye götürmeyecek; aksine daha iyi öğreneceksin.

*İnternette bulabileceğin milyonlarca kaynak olsa da, dil bilgisi becerileri için Cambridge'in English Grammar in Use veya ELS Yayınları'nın English Grammar Inside and Out kitaplarından birini almanı tavsiye ederim. Bununla birlikte, kitapçılarda çok ucuza romanlar ve hikaye kitapları bulabilirsin.

Aşağıya hoşuna gidecek etkinlikler bulabileceğin kaynaklar bıraktım.

Teşekkür (1)
Paylaş
2

Bu konuda şahsi tecrübelerimi anlatacağım. Sıfırdan, bir gencin öğrenebileceği yollardan bir tanesini yani.

Önce İngilizce'de temel şeyleri öğrenmen gerek. Kişi zamirleri, fiiller ve ikinci halleri, "daha"lar vs. Bunu öğrenmenin tek yolu çalışmak. Bir şeyler yaparken akışında öğrenmenin yolu yok.

Bir tane var, ama o da zorlu. Bu aşama için onu da anlatıyım, ama tavsiye etmiyorum eğer gününün büyük bir bölümü PC'de geçmiyor ise:

Yabancı dizileri Türkçe + İngilizce alt yazı ile izlemeye çalış. İnternette rahatça İngilizce alt yazısı gömülü dizi/film bulmak zor değil. Onları indirip, Türkçe alt yazılarını internette bulup, çeşitli medya oynatıcıların -tavsiyem MPC-HC- ayarları ile internetten indirdiğin Türkçe alt yazıyı en üstte alabilir, gömülü İngilizce alt yazıyı da alttan görebilirsin. Buradaki amaç, dizi ve filmlerde genelde günlük ve sık kullanılan kelimeleri çok sık görebilmek. Kalıplaşmış kelime gruplarından ziyade, temel şeyleri öğrenmende fayda sağlayabilir. Ama bunu PC'den yapman lazım. Ve izlerken sık karşılaştığın kelimeleri tarayıcıdan translate'i açıp çevirip öğrenebilirsin. Ama genelde o ilk aşama için ezberlemekten şansın yok. Yani belli başlı kelimelerin ikinci halleri, fiillerin "daha" versiyonları, kişi zamirlerinin anlamlarını öğrenmen şart. En azından belli başlılarını. Bu yöntem daha çok seni güzel bir filmi zorla İngilizce izletip, anlamaya zorlamak için translate açtırmak. Mesela "went" çok sık karşılaşabileceğin bir şey. Bunun "go"nun ikinci hali olduğunu filmi izlerken görüp Türkçe alt yazı ile mukayese etmen, veya translate'i açıp öğrenmen gerekir. Ama benim tavsiyem ezberlemek. Çünkü en temel şeyleri ne kadar bilirsen, dizilerdeki günlük dile o kadar rahat alışırsın. Ve, bu yol biraz zahmetli. Bu yüzden bu aşamada benim tavsiyem Duolingo. Çünkü paralı olan başka bir program ile karşılaşmıştım, Duolingo'nun uygulama seslerinin aynısını kullanıyor, ve pek de faydalı bir hizmet vermiyor idi. Fakat Duolingo'da yanlış yaptığın zaman, yanlış yaptığın yere özel bir tartışma ekranını açabiliyorsun. Ve orada insanlar doğru olanın neden doğru olduğunu tartışıyor, ve her zaman bir bilen orada açıklamış oluyor. Böylelikle kafanda bir soru işareti kalmıyor. Kaynak vermem gerekirse, en güzeli Duolingo.

Bunu aştıktan sonra, dizileri izlerken artık anlatıma göre anlayabilirsin. Mesela Inception'ı güzel bir Türkçe çeviri ile izlerken "subcontions"ı duyarken altta bu kelimenin ancak "bilinçaltı"na karşılık gelebileceğini anlarsın. Böylelikle kulak aşinalığın olur. Sonra başka biz dizi/film'de "contions"un da "bilinç" anlamına geldiğini fark edersin. Bu bölümde de aslında tek çaren dikkatlice izlemek. Ve en önemlisi, güzel bir alt yazı ile izlemek. Hatta mümkünse yerelleştirmesi pek az olan alt yazıları tercih et. Çünkü alt yazı anlamsız olsa da, var olan İngilizce bilgin ile cümlenin dümdüz çeviriden kaynaklanan anlamsızlığını kapatabileceksin. Böylelikle İngilizcen günlük dil ile birlikte pekişecek. Günlük dilini geliştirmek için dizileri, hem kullanabileceğin hem de karşılaştığında yabancılık çekmemen ve genelde ezberde karşına çıkmayan kelimeler için de filmleri izleyebilirsin. Inception'ın yanında şöyle bir örnek verebilirim:

Mesela, The Social Network izlerken, "distinguish himself"i duyduğun zaman çeviri ile mukayese edebilme şansın olur. Ve filmi izlediğin, filmi anlamaya çalıştığın için akılda kalır. Fakat ben burada direkt anlamını verir isem senin için hiçbir anlamı olmaz.

Ya da mesela önceki denemelerinde/izlediğin dizilerde "I don't think so" cümlesini mutlaka duyarsın, ve anlamının "Sanmıyorum, pek öyle düşünmüyorum" olduğunu bilirsin. Sonra The Prestige'i izlerken Bale "I didn't think so" der, ve alt yazıda "Boşversene." yazar. Böylelikle yavaş yavaş kelime gruplarını da öğrenmeye başlarsın. Filmlerin dizilerden farkı sık karşılacağın kelime gruplarından ziyade spesifik, terim anlamı olan kelime gruplarını öğrenme şansı vermesidir. Bunları öğrenmen, İngilizce olan bir şeyi anlamaya çalışırken, dümdüz çevirmeye çalışırken takılmanı önler. Çünkü onlar dümdüz çevrilmez, onlar kelime grubudur. Onları da öğrenmenin en güzel yolu film izlemek.

Buna nazaran dizi izlerken de daha çok günlük hayatta kullanılan bir takım kuralları ve kelime gruplarını öğrenirsin. Mesela Euphoria izlerken Rue'nin annesi "I don't care. You're not leaving this house until you take a drug test." dedikten sonra Rue "I just peed!" diyor. Şu an internetteki yerli sitedeki bir çeviride son cümle "Sadece işedim!" şeklinde çevrilmişti. Fakat "just" gibi günlük dilde çok sık kullanılan bir kelimenin, Rue'nin annesinin ne dediğini anladı isen "Sadece işedim!" şeklinde değil de, "Henüz yeni işedim!" şeklinde çevrilmesi gerektiğini fark edersin. Çünkü "just" kelimesi sadece "sadece" şeklinde değil, "yeni, henüz" şeklinde dizilerde defalarca çevrilmiştir. Ve sen de sık sık görmüşsündür.

Filmleri değil, fakat dizileri az/çok anlayacak kıvama geldikten sonra yapman gereken tek şey daha çok dizi izlemek. Çünkü her fırsatta yeni bir şey öğreneceksin. Bunun üstüne film izlemenin yanı sıra, YouTube'de sevdiğin konu ile alakalı yabancı kanalları araştırabilirsin. Örnek olmak için, kendimden bir örnek vermek istiyorum.

Sinemaya ilgi duyuyorum, takip ediyorum. Ve senaryolar hakkında YouTube'de 1m aboneli yabancı bir kanal var. Senaryoları inceliyor. Fakat yaptığı inceleme çok titizlikle yazıldığı ve güzel kurgulandığı için telaffuzu kusursuza yakın. Ve ben de onun henüz çevrilmemiş bir videosunu çevirmeye karar verdim. Bu arada, İngilizce'yi geliştirmede gelinebilecek bir diğer adım da çeviri yapmaya çalışma. Bu, çok fazla şey öğrenmeni sağlar, ama çevirdiğin şeyin zorluğuna göre seni zorlayabilir.

Hikaye ve sinematografi hakkında detaylı bir inceleme yapan kanalın videosunu izlerken pekala anlayabildiğimi düşünüyordum. Fakat Türkçe'ye çevirirken bile bir çok sıkıntı ile karşılaştım. Çünkü her ne kadar ben ne anlatmak istediğini anlasam bile çeşitli teknik terimlerin Türkçe'ye çevirisi oldukça karmaşık olduğu için translate yetersiz kalıyor, onun üzerine teknik hakkında İngilizce kaynaklara bakmak zorunda kaldım. Peki bunu ne için anlattım? Örnekle anlatmak istiyorum bunu da: Videoda "frame scene" der iken anlatıcı, ben cümleden anlıyorum pekâla ne demek istediğini. Fakat izleyiciler için çevirirken, "frame scene"yi bir türlü çeviremiyorsun, çünkü mantıklı bir çevirisi yok. Çünkü o bir kalıplaşmış kelime grubu. Ve bu grup, özel bir terim, her ne kadar çok basit gözükse de. Tabi bu bahsettiğim zor bir örneği. Onun yerine daha basit YouTube videolarına bakabilirsin. Eğer ilgili olduğun bir konu hakkında arama yaparsan, ilgini kolay kolay kaybetmezsin.

Gelelim konuşmaya. Telaffuzu arttırmanın en güzel yollarından biri telaffuzu iyi olan birini dinlemektir. Diziler, günlük ve yeterli cümleleri kurabilmek için çeşitli kelimeleri çok sık telaffuz ettiklerinden ötürü oldukça faydalı olucaktır. Fakat İngilizce konuşmanın en önemli püf noktası, konuşmaya zorlanmak. Eğer konuşma gibi önemli bir işlevini öğrenmeye çalıştığın bir dilde gerçekleştiriyor isen, beynin, derdini anlatabilmek için hafızanın en derinindeki kelimeleri bulmak için tam anlamıyla ıkınacaktır. Aksi takdirde, ne yazık ki konuşmayı geliştirmek oldukça güç. Burada geliştirmenin altını çizmek istiyorum. Konuşmaya zorlanmadan konuşmak mümkün, fakat geliştirmek istiyorsan konuşmaya zorlanmalısın. Bunun için çeşitli ücretli uygulamadan tut, senin benim gibi İngilizce öğrenmeye çalışan insanların toplandıkları çeşitli yerler var. Buralarda birbirinizle konuşarak iyi ya da kötü kendinizi zorlayabilirsiniz.

Son olarak, konuşmak, yani son paragraftakiler herhangi bir aşamaya bağlı değil. Her aşamada konuşulabilir. Muhatabını bulman yeterli.

Umarım yardımcı olur.

Teşekkür (1)
Paylaş
3

Kaynaklar

  1. Duolingo
GRAMMAR

Elementary to Pre-Int

Essential Grammar in Use Supplementary Exercises (Cambridge)

Intermediate Level

English Grammar in Use - third edition (Cambridge)

English Grammar in Use Supplementary Exercises (Cambridge)

Grammarway 3 (Express Publishing)

Upper Intermediate

Grammarway 4 (Express Publishing)

Advanced Level

Advanced Grammar in Use (Cambridge)

VOCABULARY

Oxford Word Skills - Intermediate

Oxford Word Skills - Advanced

Vocabulary in Practice 5 - Intermediate to Upper Intermediate (Cambridge)

PRACTICE

English Vocabulary For elementary, pre-int, intermediate, upper-int.

GİRİŞ

İngilizce hazırlıkta okurken yardım aldığım kitaplar bunlar, tavsiye vermeden önce şunlara değinmek istiyorum;

Türkçe düşünmek, konuşma korkusu, yazı yazmamak ve sadece konuyu işleyip geçmek, üzerine pratik yapmamak. Bunlar dil öğrenimini baltalayacaktır. Bir çok insan grammar yüklenme yada kafanı dil kurallarıyla boğma veya bunun tam tersi olarak bunları yapmanı söyleyecektir. Yeni bir dil öğrenmenin bir çocuğun konuşmayı yada yazmayı öğrenmesinden farkı neredeyse yoktur diyebilirim. Okuduğun hikaye kitaplarının stage'ini bilmediğim için genel hitap şekli ile konuşuyorum, yanlış bir hisse sebep oldu isem özür dilerim. Neyse, benim sana tavsiyeme gelirsek, youtube a gir ve english stroies for beginners yaz ve hoşuna giden bir seriyi izelemeye başla, aşırı basitlerdir, sonra daha öncesinde izlediğin ve tüm sezonlarını bilip çok sevdiğin bir dizi var ise onu ingilizce alt yazılı aç ve cümle yapılarını anlamaya çalışıp bilmediğin kelimeleri not al ve anlamamana yol açan sebebi o cümlelerde ara. Mesela cümle çok karmaşıkmıydı örnek olarak: (He goes to school.) basittir, ama bu (The iconography of national traditions is used as a resource for struggling against those who, in the name of other traditions (those of Catholicism that condemn abortion), oppose modernity.) karmaşıktır. Eğer sorun karmaşık cümleler ise dert etmene hiç gerek yok çoğu yeni başlayan (eğer çok çalışmıyorlarsa) bu tür karmaşı cümleleri anlamayacaklardır. İzleyeceğin dizi spartacus gibi dilin eski yapı ve biçimlerinin olduğu bir dizi olmasın, günümüz gençlik dizileri genellikle günlük konuşma dilindedirler ve basittirler onları izleye bilirsin, tabi benim tavsiyem her dakikasını ezbere bildiğin bir dizi olmalı anlamaya ve öğrenmeye çalışmak zevkli olur.Anlamama kısmından devam edecek olursak, eğer sorun grammatic ise sistemli çalışma ile, demek istediğim sıfırdan yukarı doğru, hallolacaktır. Kelime bilgisinden kaynaklı ise bol bol kelime çalışmalı ama ezberlemek için kendini kasmamalısın. Bunun içinde, hem gramer hem kelime bilgisi, bol bol yazı yaz discord grubları var yada erol beyin ifade ettiği gibi telegram grupları bunların içinde bulunup yazmaya konuşmaya çalış yanlış olmasının önemi yok, bir çok kişi bunu anlayışla karşılar ve hatanı düzeltir. Bunun dışında evde ve odanda olan herşeye ingilizce isimlerinin yazılı olduğu yapışkan notlar koyarak onlara isimleri ile hitap edersen ve yolda gördüğün simitçi dilenci veya güvenlik görevlisinin yaptığı şeyleri ingilizce konuşarak (sesli, içindenn) tanımlayarak beynini dil öğrendiğin gerçeğine alıştırabilirsin, bunlar herşeyden önce benim tavsiyelerim ve ingilizce öğrenirken yaptığım şeyleri içermektedir, işine yarayanları alıp daha farklı şeyler geliştirebilirsin.

Sevgiler kendine iyi bak. :)

Teşekkür (1)
Paylaş
2

Merhaba, çok kapsamlı bir konu bu bol pratik yapmak çok faydalı Bora bey'in de söylediği gibi, günlük birileriyle konuştukça parçaları daha hızlı birleştirebilirsiniz kafanızda o yüzden tavsiyem telegram'da konuşma grupları var oralara katılın, mobil uygulamalar var (Duolingo ve Memrise) onlardan yardım alabilirsiniz ve hangi dizileri izliyorsunuz bilmiyorum ama daha yavaş ve günlük konuşma dili kullanılan diziler var mesela "Friends veya HIMYM" bunları deneyin bir de. Ekstra olarak Udemy'de çok uygun fiyatlı kurslar var yüksek puanlı olanlardan seçip alın ben çok faydalanmıştım. Aşağıya bıraktığım linkten de yardım alabilirsiniz. İyi günler

https://lisanlartoplulugu.com/2020/04/21/genel-hatlariyla-yabanci-dil-nasil-ogrenilir/

Teşekkür (1)
Paylaş
1

Hocam dizilerde konuşulanları anlamak zor gelebilir, bol bol pratik yapmak lazım. Cümle kurmakta hatanın kaynağı neresi? Gramer mi, kelime mi? Gramer ise çok cümle kurarak bunu giderebilirsin. Aynı zamanda kullanmadığın ve yeni öğrendiğin zaman tenselerini de kullanabilirsin. Kelime ise kelime öğrenmelisin.

Kendi blogumda daha yeni bununla alakalı bir yazı paylaştım okuyabilirsin: https://kulturistan.com/ingilizce/ingilizce-nasil-ogrenilir/

Teşekkür (3)
Paylaş
1

Kaynaklar

  1. Blogum

Bir dil öğrenmek çok faydalı bir uğraştır.

=

Lancaster Üniversitesinde Prof. Panos Athanasopoulos’un yürüttüğü bir çalışmada “İki dil iki insan mı?” sorusunun cevabı arandı.

Anadili Almanca olan bir grup ile anadili İngilizce olan diğer bir gruba, içinde bir kadının bir arabaya doğru yürüdüğü ya da bir adamın süpermarkete doğru bisiklet sürdüğü video parçaları gösterildi ve onlardan bu sahneleri anlatmaları istendi. Almanca konuşanlar eylemle birlikte eylemin amacını da söyleme eğilimindeyken (örneğin, “Bir kadın arabaya doğru gidiyor”), İngilizce konuşanlar sadece eylemin kendisinden bahsediyorlardı (“Bir kadın yürüyor”).

Aynı aktivite hem Almancayı hem İngilizceyi akıcı konuşabilen çift dil bilenlerle yapıldığında, katılımcılar videodaki eylemi Almanca anlattıkları zaman sahneyi başlangıcı ve sonu ile birlikte “Kadın evinden çıktı ve arabasına doğru gidiyor” şeklinde bir bütün olarak, İngilizce konuştuklarında ise sadece eylemi söyleyerek anlatma eğilimindeydiler.

Anlaşılan, dilin dünyayı nasıl algıladığımız üzerine büyük bir etkisi var ve bu, düşünüş tarzımızı da şekillendiriyor

=

İngilizce öğrenmek için tavsiye almak istediğini zannederek:

Çevremde ingilizceyi çoğu yoldan öğrenebilmiş kişiler var. Yani birçok kombi asyonlar var. Çoğu kendi çabasıyla kimi kurs ile kimi yurtdışına giderek kimi isewebden/normal ingilizce konuşan bir arkadaş edinerek öğrendi. Sana bunların hepsini tavsiye edebilirim.

Birkaç taktik ise öğrendiğim kelimeleri cümleleri veya tümceleri normal hayatında kullanman olabilir.

Bir kişi normal süre içinde zihninde düşünceler yürütürken kendi ana dili ile düşünür. Hatta kendin de buna şahit olabilmek için düşünürken hangi dili tercih ettiğini incele. Düşünürken öğrenmek istediğin dil ile düşünmeye çalış(kelime bilgin biraz olursa tabi)

Elbette daha birçok kombinasyonlar var ve sen bunların çoğunu yapmaya elverişli olabilirsin. Ama bir dili öğrenmeye çalışmadan önce o dili hangi amaçla öğrenmeye çalıştığını iyi be ayrıntılı seç çünkü dili öğrenmeye çalışırken içtensen çok daha kolay bir şekilde öğrenebilirsin.

Teşekkür
Paylaş
0

Kaynaklar

  1. İki dil iki insan mi? Yok
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Değişim olmaksızın ilerleme olmaz. Dolayısıyla fikirlerini değiştiremeyenler, hiçbir şeyi değiştiremezler.”
George Bernard Shaw
Geri Bildirim Gönder