Evrim Ağacı Logo Evrim AğacıSoru & Cevap
Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Puan Ver
5
Puan Ver

İngilizce için tavsiyeniz var mı?

Merhabalar yaklaşık bir sene önce rosetta stone diye bir programdan (aynı busu gibi bir şey) ingilizce öğrenmeye başladım. Şu an ingilizce hikaye kitapları okuyorum ama dizilerde konuşulanları anlamakta ve en basit cümle kurmakta bile sıkıntı yaşıyorum bu konular hakkında tavsiyeleriniz var mı?

7
549 görüntülenme
Teşekkür (2)
Hatırla (2)
Takip
Paylaş
Reklamı Kapat
7 Cevap

Arkadaşlarımız zaten yazmış ama ben de geçmişte yaptığım hatalara dayanarak sana birkaç tavsiye vermek istiyorum.

*Öncelikle, nasıl ki bir enstrümanı pratik yapmadan, sadece kitap okuyarak öğrenmen mümkün değilse; dil için de aynı şey geçerlidir. Dil öğrenmek bir süreçtir, emek ve zaman ister. BİLGİNİN KALICI OLABİLMESİ İÇİN KULLANILMASI, PRATİĞE DÖKÜLMESİ GEREKİR. PEKİŞTİRMEDİĞİN BİLGİYİ YALNIZCA GÖRDÜĞÜNDE ANIMSARSIN.

*Türkiye'de uygulanan İngilizce öğretimi, ne yazık ki bilgiyi hatırlamayı sağlamak üzerine; bu yüzden öğrenciler bilgiyi işleyip gerçek hayata aktarmakta zorlanıyor. Birçok öğrencinin okulda aldığı eğitime dayanarak İngilizceye karşı büyük ön yargıları var. Eğer sahipsen, bu ön yargıları kırmanı isterim.

*Söyleyeceğim bir diğer şey, kendini İngilizceye olabildiğince maruz bırakman gerektiği. İlgini çekebilecek şarkı, podcast, video ve film gibi materyaller gizil öğrenmeyle sen farkında olmasan da sana çokça kelimeyi ve telaffuzlarını öğretecek; grammar yapılarını anlamanı kolaylaştıracaktır.

*Reading çalışmaları yaparken metnin tümünü anlayamadığında veya bilmediğin kelimelerle karşılaştığında ASLA moralin bozulmasın; bu sıkça yaşanan bir şeydir. İngilizce seviyen ne olursa olsun, okuduğun bir metinde bilmediğin birçok kelimeyle karşılaşabilirsin. Metnin geneline odaklanıp, genel bir anlam çıkarmaya çalış; daha sonra bilmediğin kelimeleri mutlaka araştırıp öğren ve cümle yazarak pekiştir. Bu listening için de geçerli, ''of yarım yamalak anladım!'' diye üzülme. Çok normal.

*Ben şu anda ikinci yabancı dil olarak Almanca öğreniyorum ve çocuk kitapları okuyor, sözlük hazırlıyorum. Hazırladığım sözlüğe öğrendiğim her yeni kelimeyi kullanarak cümleler yazıyorum ki aklımdan uçup gitmesin. Çünkü bu çok sık oluyor; yeni bir kelimeyle karşılaşıyorum, anlamına bakıyorum ve ertesi gün uçup gitmiş oluyor.

*Yalnızca grammar ve readinge odaklanmak yapacağın en büyük hatalardan biri olur. Diyelim ki bugün kendini tanıtmayı öğrendin; oturup kendine sorular yönelt ve konuşma becerilerini geliştirmeye çalış. Aynı şeyi writing için de yapabilirsin. İllaki en az üç paragraflık denemeler yazmak zorunda değilsin; dikkat etmen gereken şey yeni öğrendiğin yapıları kullanıp pekiştirmen. İstediğin sonucu alamadığında tekrar tekrar dene, hiç kimse yattığı yerden dil öğrenmiyor nasılsa.

*Kendine bir portfolyo oluştur. Çalıştığın her ünite veya konu için yazdığın yazıları bir dosyada biriktir; zaman geçtikçe ne kadar geliştiğini göreceksin ve özgüvenin artacak. Yazmak çok ama çok önemli.

*Eksik veya yanlış öğrenme. Bir kelimenin okunuşunu veya anlamını yanlış öğrenirsen, ki bu dil bilgisi kuralları için de geçerli, daha sonra düzeltmen çok zor olur.

*Yukarıda da bahsettim ama tekrar söyleyeceğim, ASLA ACELE ETME. Bir konuyu her beceride pekiştirdiğinden emin ol. Kendine dürüstçe şu soruyu sor: ''Benim bu konuda eksiğim var mı?'' Öz değerlendirme çok önemli. ''Eh tamam, bu ünite bitti, diğerine geçiyorum'' şeklinde bir yol izleme. Temeli iyi oluşturman, daha sonraki aşamalarda daha hızlı öğrenmene yardımcı olacak.

*Eğer İngilizce seviyen B1 ise, Amerika'da yayınlanan televizyon programlarını altyazısız izlediğinde hiçbir şey anlamadığın için kendine kızma veya hevesin kaçmasın. Tabii ki filmler ve diziler izleyeceğiz ama kendi seviyene uygun materyaller kullanmaktan asla çekinme, seni geriye götürmeyecek; aksine daha iyi öğreneceksin.

*İnternette bulabileceğin milyonlarca kaynak olsa da, dil bilgisi becerileri için Cambridge'in English Grammar in Use veya ELS Yayınları'nın English Grammar Inside and Out kitaplarından birini almanı tavsiye ederim. Bununla birlikte, kitapçılarda çok ucuza romanlar ve hikaye kitapları bulabilirsin.

Aşağıya hoşuna gidecek etkinlikler bulabileceğin kaynaklar bıraktım.

370 görüntülenme
Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver
Teşekkür (3)
Paylaş
4

Kaynaklar

Bu konuda şahsi tecrübelerimi anlatacağım. Sıfırdan, bir gencin öğrenebileceği yollardan bir tanesini yani.

Önce İngilizce'de temel şeyleri öğrenmen gerek. Kişi zamirleri, fiiller ve ikinci halleri, "daha"lar vs. Bunu öğrenmenin tek yolu çalışmak. Bir şeyler yaparken akışında öğrenmenin yolu yok.

Bir tane var, ama o da zorlu. Bu aşama için onu da anlatıyım, ama tavsiye etmiyorum eğer gününün büyük bir bölümü PC'de geçmiyor ise:

Yabancı dizileri Türkçe + İngilizce alt yazı ile izlemeye çalış. İnternette rahatça İngilizce alt yazısı gömülü dizi/film bulmak zor değil. Onları indirip, Türkçe alt yazılarını internette bulup, çeşitli medya oynatıcıların -tavsiyem MPC-HC- ayarları ile internetten indirdiğin Türkçe alt yazıyı en üstte alabilir, gömülü İngilizce alt yazıyı da alttan görebilirsin. Buradaki amaç, dizi ve filmlerde genelde günlük ve sık kullanılan kelimeleri çok sık görebilmek. Kalıplaşmış kelime gruplarından ziyade, temel şeyleri öğrenmende fayda sağlayabilir. Ama bunu PC'den yapman lazım. Ve izlerken sık karşılaştığın kelimeleri tarayıcıdan translate'i açıp çevirip öğrenebilirsin. Ama genelde o ilk aşama için ezberlemekten şansın yok. Yani belli başlı kelimelerin ikinci halleri, fiillerin "daha" versiyonları, kişi zamirlerinin anlamlarını öğrenmen şart. En azından belli başlılarını. Bu yöntem daha çok seni güzel bir filmi zorla İngilizce izletip, anlamaya zorlamak için translate açtırmak. Mesela "went" çok sık karşılaşabileceğin bir şey. Bunun "go"nun ikinci hali olduğunu filmi izlerken görüp Türkçe alt yazı ile mukayese etmen, veya translate'i açıp öğrenmen gerekir. Ama benim tavsiyem ezberlemek. Çünkü en temel şeyleri ne kadar bilirsen, dizilerdeki günlük dile o kadar rahat alışırsın. Ve, bu yol biraz zahmetli. Bu yüzden bu aşamada benim tavsiyem Duolingo. Çünkü paralı olan başka bir program ile karşılaşmıştım, Duolingo'nun uygulama seslerinin aynısını kullanıyor, ve pek de faydalı bir hizmet vermiyor idi. Fakat Duolingo'da yanlış yaptığın zaman, yanlış yaptığın yere özel bir tartışma ekranını açabiliyorsun. Ve orada insanlar doğru olanın neden doğru olduğunu tartışıyor, ve her zaman bir bilen orada açıklamış oluyor. Böylelikle kafanda bir soru işareti kalmıyor. Kaynak vermem gerekirse, en güzeli Duolingo.

Bunu aştıktan sonra, dizileri izlerken artık anlatıma göre anlayabilirsin. Mesela Inception'ı güzel bir Türkçe çeviri ile izlerken "subcontions"ı duyarken altta bu kelimenin ancak "bilinçaltı"na karşılık gelebileceğini anlarsın. Böylelikle kulak aşinalığın olur. Sonra başka biz dizi/film'de "contions"un da "bilinç" anlamına geldiğini fark edersin. Bu bölümde de aslında tek çaren dikkatlice izlemek. Ve en önemlisi, güzel bir alt yazı ile izlemek. Hatta mümkünse yerelleştirmesi pek az olan alt yazıları tercih et. Çünkü alt yazı anlamsız olsa da, var olan İngilizce bilgin ile cümlenin dümdüz çeviriden kaynaklanan anlamsızlığını kapatabileceksin. Böylelikle İngilizcen günlük dil ile birlikte pekişecek. Günlük dilini geliştirmek için dizileri, hem kullanabileceğin hem de karşılaştığında yabancılık çekmemen ve genelde ezberde karşına çıkmayan kelimeler için de filmleri izleyebilirsin. Inception'ın yanında şöyle bir örnek verebilirim:

Mesela, The Social Network izlerken, "distinguish himself"i duyduğun zaman çeviri ile mukayese edebilme şansın olur. Ve filmi izlediğin, filmi anlamaya çalıştığın için akılda kalır. Fakat ben burada direkt anlamını verir isem senin için hiçbir anlamı olmaz.

Ya da mesela önceki denemelerinde/izlediğin dizilerde "I don't think so" cümlesini mutlaka duyarsın, ve anlamının "Sanmıyorum, pek öyle düşünmüyorum" olduğunu bilirsin. Sonra The Prestige'i izlerken Bale "I didn't think so" der, ve alt yazıda "Boşversene." yazar. Böylelikle yavaş yavaş kelime gruplarını da öğrenmeye başlarsın. Filmlerin dizilerden farkı sık karşılacağın kelime gruplarından ziyade spesifik, terim anlamı olan kelime gruplarını öğrenme şansı vermesidir. Bunları öğrenmen, İngilizce olan bir şeyi anlamaya çalışırken, dümdüz çevirmeye çalışırken takılmanı önler. Çünkü onlar dümdüz çevrilmez, onlar kelime grubudur. Onları da öğrenmenin en güzel yolu film izlemek.

Buna nazaran dizi izlerken de daha çok günlük hayatta kullanılan bir takım kuralları ve kelime gruplarını öğrenirsin. Mesela Euphoria izlerken Rue'nin annesi "I don't care. You're not leaving this house until you take a drug test." dedikten sonra Rue "I just peed!" diyor. Şu an internetteki yerli sitedeki bir çeviride son cümle "Sadece işedim!" şeklinde çevrilmişti. Fakat "just" gibi günlük dilde çok sık kullanılan bir kelimenin, Rue'nin annesinin ne dediğini anladı isen "Sadece işedim!" şeklinde değil de, "Henüz yeni işedim!" şeklinde çevrilmesi gerektiğini fark edersin. Çünkü "just" kelimesi sadece "sadece" şeklinde değil, "yeni, henüz" şeklinde dizilerde defalarca çevrilmiştir. Ve sen de sık sık görmüşsündür.

Filmleri değil, fakat dizileri az/çok anlayacak kıvama geldikten sonra yapman gereken tek şey daha çok dizi izlemek. Çünkü her fırsatta yeni bir şey öğreneceksin. Bunun üstüne film izlemenin yanı sıra, YouTube'de sevdiğin konu ile alakalı yabancı kanalları araştırabilirsin. Örnek olmak için, kendimden bir örnek vermek istiyorum.

Sinemaya ilgi duyuyorum, takip ediyorum. Ve senaryolar hakkında YouTube'de 1m aboneli yabancı bir kanal var. Senaryoları inceliyor. Fakat yaptığı inceleme çok titizlikle yazıldığı ve güzel kurgulandığı için telaffuzu kusursuza yakın. Ve ben de onun henüz çevrilmemiş bir videosunu çevirmeye karar verdim. Bu arada, İngilizce'yi geliştirmede gelinebilecek bir diğer adım da çeviri yapmaya çalışma. Bu, çok fazla şey öğrenmeni sağlar, ama çevirdiğin şeyin zorluğuna göre seni zorlayabilir.

Hikaye ve sinematografi hakkında detaylı bir inceleme yapan kanalın videosunu izlerken pekala anlayabildiğimi düşünüyordum. Fakat Türkçe'ye çevirirken bile bir çok sıkıntı ile karşılaştım. Çünkü her ne kadar ben ne anlatmak istediğini anlasam bile çeşitli teknik terimlerin Türkçe'ye çevirisi oldukça karmaşık olduğu için translate yetersiz kalıyor, onun üzerine teknik hakkında İngilizce kaynaklara bakmak zorunda kaldım. Peki bunu ne için anlattım? Örnekle anlatmak istiyorum bunu da: Videoda "frame scene" der iken anlatıcı, ben cümleden anlıyorum pekâla ne demek istediğini. Fakat izleyiciler için çevirirken, "frame scene"yi bir türlü çeviremiyorsun, çünkü mantıklı bir çevirisi yok. Çünkü o bir kalıplaşmış kelime grubu. Ve bu grup, özel bir terim, her ne kadar çok basit gözükse de. Tabi bu bahsettiğim zor bir örneği. Onun yerine daha basit YouTube videolarına bakabilirsin. Eğer ilgili olduğun bir konu hakkında arama yaparsan, ilgini kolay kolay kaybetmezsin.

Gelelim konuşmaya. Telaffuzu arttırmanın en güzel yollarından biri telaffuzu iyi olan birini dinlemektir. Diziler, günlük ve yeterli cümleleri kurabilmek için çeşitli kelimeleri çok sık telaffuz ettiklerinden ötürü oldukça faydalı olucaktır. Fakat İngilizce konuşmanın en önemli püf noktası, konuşmaya zorlanmak. Eğer konuşma gibi önemli bir işlevini öğrenmeye çalıştığın bir dilde gerçekleştiriyor isen, beynin, derdini anlatabilmek için hafızanın en derinindeki kelimeleri bulmak için tam anlamıyla ıkınacaktır. Aksi takdirde, ne yazık ki konuşmayı geliştirmek oldukça güç. Burada geliştirmenin altını çizmek istiyorum. Konuşmaya zorlanmadan konuşmak mümkün, fakat geliştirmek istiyorsan konuşmaya zorlanmalısın. Bunun için çeşitli ücretli uygulamadan tut, senin benim gibi İngilizce öğrenmeye çalışan insanların toplandıkları çeşitli yerler var. Buralarda birbirinizle konuşarak iyi ya da kötü kendinizi zorlayabilirsiniz.

Son olarak, konuşmak, yani son paragraftakiler herhangi bir aşamaya bağlı değil. Her aşamada konuşulabilir. Muhatabını bulman yeterli.

Umarım yardımcı olur.

234 görüntülenme
Puan Ver
3
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
3

Kaynaklar

GRAMMAR

Elementary to Pre-Int

Essential Grammar in Use Supplementary Exercises (Cambridge)

Intermediate Level

English Grammar in Use - third edition (Cambridge)

English Grammar in Use Supplementary Exercises (Cambridge)

Grammarway 3 (Express Publishing)

Upper Intermediate

Grammarway 4 (Express Publishing)

Advanced Level

Advanced Grammar in Use (Cambridge)

VOCABULARY

Oxford Word Skills - Intermediate

Oxford Word Skills - Advanced

Vocabulary in Practice 5 - Intermediate to Upper Intermediate (Cambridge)

PRACTICE

English Vocabulary For elementary, pre-int, intermediate, upper-int.

GİRİŞ

İngilizce hazırlıkta okurken yardım aldığım kitaplar bunlar, tavsiye vermeden önce şunlara değinmek istiyorum;

Türkçe düşünmek, konuşma korkusu, yazı yazmamak ve sadece konuyu işleyip geçmek, üzerine pratik yapmamak. Bunlar dil öğrenimini baltalayacaktır. Bir çok insan grammar yüklenme yada kafanı dil kurallarıyla boğma veya bunun tam tersi olarak bunları yapmanı söyleyecektir. Yeni bir dil öğrenmenin bir çocuğun konuşmayı yada yazmayı öğrenmesinden farkı neredeyse yoktur diyebilirim. Okuduğun hikaye kitaplarının stage'ini bilmediğim için genel hitap şekli ile konuşuyorum, yanlış bir hisse sebep oldu isem özür dilerim. Neyse, benim sana tavsiyeme gelirsek, youtube a gir ve english stroies for beginners yaz ve hoşuna giden bir seriyi izelemeye başla, aşırı basitlerdir, sonra daha öncesinde izlediğin ve tüm sezonlarını bilip çok sevdiğin bir dizi var ise onu ingilizce alt yazılı aç ve cümle yapılarını anlamaya çalışıp bilmediğin kelimeleri not al ve anlamamana yol açan sebebi o cümlelerde ara. Mesela cümle çok karmaşıkmıydı örnek olarak: (He goes to school.) basittir, ama bu (The iconography of national traditions is used as a resource for struggling against those who, in the name of other traditions (those of Catholicism that condemn abortion), oppose modernity.) karmaşıktır. Eğer sorun karmaşık cümleler ise dert etmene hiç gerek yok çoğu yeni başlayan (eğer çok çalışmıyorlarsa) bu tür karmaşı cümleleri anlamayacaklardır. İzleyeceğin dizi spartacus gibi dilin eski yapı ve biçimlerinin olduğu bir dizi olmasın, günümüz gençlik dizileri genellikle günlük konuşma dilindedirler ve basittirler onları izleye bilirsin, tabi benim tavsiyem her dakikasını ezbere bildiğin bir dizi olmalı anlamaya ve öğrenmeye çalışmak zevkli olur.Anlamama kısmından devam edecek olursak, eğer sorun grammatic ise sistemli çalışma ile, demek istediğim sıfırdan yukarı doğru, hallolacaktır. Kelime bilgisinden kaynaklı ise bol bol kelime çalışmalı ama ezberlemek için kendini kasmamalısın. Bunun içinde, hem gramer hem kelime bilgisi, bol bol yazı yaz discord grubları var yada erol beyin ifade ettiği gibi telegram grupları bunların içinde bulunup yazmaya konuşmaya çalış yanlış olmasının önemi yok, bir çok kişi bunu anlayışla karşılar ve hatanı düzeltir. Bunun dışında evde ve odanda olan herşeye ingilizce isimlerinin yazılı olduğu yapışkan notlar koyarak onlara isimleri ile hitap edersen ve yolda gördüğün simitçi dilenci veya güvenlik görevlisinin yaptığı şeyleri ingilizce konuşarak (sesli, içindenn) tanımlayarak beynini dil öğrendiğin gerçeğine alıştırabilirsin, bunlar herşeyden önce benim tavsiyelerim ve ingilizce öğrenirken yaptığım şeyleri içermektedir, işine yarayanları alıp daha farklı şeyler geliştirebilirsin.

Sevgiler kendine iyi bak. :)

113 görüntülenme
Puan Ver
2
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
2

Kaynaklar

Merhaba, çok kapsamlı bir konu bu bol pratik yapmak çok faydalı Bora bey'in de söylediği gibi, günlük birileriyle konuştukça parçaları daha hızlı birleştirebilirsiniz kafanızda o yüzden tavsiyem telegram'da konuşma grupları var oralara katılın, mobil uygulamalar var (Duolingo ve Memrise) onlardan yardım alabilirsiniz ve hangi dizileri izliyorsunuz bilmiyorum ama daha yavaş ve günlük konuşma dili kullanılan diziler var mesela "Friends veya HIMYM" bunları deneyin bir de. Ekstra olarak Udemy'de çok uygun fiyatlı kurslar var yüksek puanlı olanlardan seçip alın ben çok faydalanmıştım. Aşağıya bıraktığım linkten de yardım alabilirsiniz. İyi günler

https://lisanlartoplulugu.com/2020/04/21/genel-hatlariyla-yabanci-dil-nasil-ogrenilir/

236 görüntülenme
Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
1

Kaynaklar

Hocam dizilerde konuşulanları anlamak zor gelebilir, bol bol pratik yapmak lazım. Cümle kurmakta hatanın kaynağı neresi? Gramer mi, kelime mi? Gramer ise çok cümle kurarak bunu giderebilirsin. Aynı zamanda kullanmadığın ve yeni öğrendiğin zaman tenselerini de kullanabilirsin. Kelime ise kelime öğrenmelisin.

Kendi blogumda daha yeni bununla alakalı bir yazı paylaştım okuyabilirsin: https://kulturistan.com/ingilizce/ingilizce-nasil-ogrenilir/

279 görüntülenme
Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (3)
Paylaş
1

Kaynaklar

Bu soru Evrim Ağacı'nın bir makalesinde yayınlanmıştı:

Size adım adım anlatayım istiyorum, sadece anlatması kolay diye. İstediğiniz sırada, tercihen hepsinden sıklıkla yapmanızı tavsiye edeceğim. Dört beceriye bölüyorum yine düzenli anlatabilmek için

Okuma

Dinleme

Yazma

Konuşma

Biliyorum ilk ikisi daha kolay, son ikisi zor geliyor. Çünkü ilk ikisini kendi kendinize yapabilirsiniz ama son ikisi için eyleminizin ulaşacağı biri gerekiyor. Sakin gençler, hepsi olacak.

1. Okuma

Daha önce ulaşabileceğiniz birçok bilimsel dergi olduğunu söyledim. Ama oradan başlamanızı önermem. Şimdi ben karşımda konuştuğum kişinin lise mezunu, Türkiye için ‘intermediate’ dediğimiz bir seviyede İngilizce bildiğini farz ediyorum. Yani bu kişi, kelime bilgisi bir yere kadar olan, okuduğunu az biraz anlayabilen bir kişi. Önerilerim bu kişiye olacak.

Daha az bilginiz varsa, öncelikle bir kursa yazılmanız faydalı olabilir. Ancak şunu asla unutmayın, sadece İngilizce kursuna gitmek ASLA yeterli değil. Tarih bilgisi gibi okuyup, dinleyip, hatırlanacak bir bilgi değil dil öğrenmek. Matematik öğrenemeye benzetmek daha doğru olur, devamlı pratik yapmanız, farklı kaynaklardan farklı şeyler öğrenmeniz ve geliştirmeniz gerek. Yine matematik gibi, öğrendikçe daha iyi yapacak, daha iyi yaptıkça daha çok seveceksiniz. En sonunda hayatınızın bir parçası olacak.

Bu sizinle paylaşacağım siteler ücretsiz, her an girip kontrol edip yeni bir şeyler öğrenebilirsiniz. Hatta, yapmanız gerekir. 10 yıl sonra bir Amerika’lı kadar iyi İngilizce konuşsanız bile asla vazgeçmeyin öğrenmekten.

Okumanızı geliştireceğini düşündüğüm web sitelerini şöyle sıralayabilirim:

Öncelikle kelime bilginiz gelişmeli. Müthiş bir site: https://www.vocabulary.com/

Biraz gezinirseniz çok şeyler bulabileceğiniz bir site. Daha da güzeli, cep telefonunuza yükleyebileceğiniz ücretsiz yazılım ile istediğiniz her an kelime oyunu oynayarak bilginizi arttırabilirsiniz. Çalışmakta olduğunuz herhangi bir sınava özel (GRE, GMAT, LSAT,…) kelimeler seçip, özellikle o kelimelerde ilerleyebilirsiniz. Boş zamanlarınızda, daha da boş oyunlar oynamaktan iyidir.

Haber siteleri: Bu siteler, anlatmak istedikleri konuyu en kısa zamanda söyleyebilmek için eğitilmiş kişiler tarafından hazırlanır. Okuduğunuz zaman aklınıza konuyla ilgili fikri en kısa zamanda verebilecek üst düzey kelimeler içerirler. Dolayısıyla haber yazmak zordur. Daha doğrusu bir konuyu kısa yazmak, daha çok zaman alır. Zira tekrar tekrar kontrol etmeniz gerekir. En iyi yaptığını düşündüğüm birkaç site:

http://www.bbc.com/news/science_and_environment

http://www.cnn.com/specials/space-science

Bilimsel yayın yapan siteler: Yanı haber siteleri gibi, kısa ve öz anlatmaları gerekir. Bunun yanı sıra, bu siteler size, bilimsel teknik kelimeler kullanmadan bilim anlatabilmeyi öğretecektir. Bu önemli bir yetenek. İngilizce’de ‘lay’ diye tanımlanan, Türkçe’ye ‘halk dili’ diye çevirebileceğimiz dilde yaptığınız işi anlatabilmeniz gerekir. Yani laboratuvardaki çalışmalarınızı anne annenize veya 5 yaşındaki yeğeninize anlatabilmelisiniz. Bilimsel iletişimi arttırabilirseniz, size olan desteği de arttırırsınız. Bilimsel iletişim yetenekleriniz sadece bilim insanları ile sınırlı kalmamalı.

https://www.sciencenews.org/

https://www.newscientist.com/

Bilimsel makaleler: İngilizce seviyeni arttıkça bu makalelerden aldığınız zevk de artacaktır. Birkaç açık kaynaklı yayın yapan site:

http://www.cell.com/cell/home

https://www.nature.com/srep/

https://www.plos.org/

https://www.sciencedirect.com/science/jrnlallbooks/all/open-access

https://doaj.org/

https://academic.oup.com/journals/pages/open_access

Kitaplar: Her şeyi okuyun. Sınır yok, her şeyi okuyun.

2. Dinleme:

En sevdiğim şey! Herkesin en sevdiği yabancı dil egzersizi olabilir, olmalı da! Hiçbir şey yapmanıza gerek yok, kulaklığı takın ve otobüste giderken dinleyin. Evimi temizlerken, yemek yaparken, işime yürürken, ütü yaparken, hep dinlerim. Sanki aynı anda iki iş yapıyormuşum gibi geliyor, zamanımı verimli kullanma adına seviniyorum.

Yapacağınız iş gerçekten basit, şiddetle kulaklık almanızı ve podcast dinlemenizi tavsiye ederim.

https://secure3.eslpod.com/

Eslpod kelimesini podcast’lerde ve YouTube’da aratırsanız, birçok ücretsiz yayınını bulacaksınız. Para vererek üye olmanızı tavsiye etmem. Gerçekten çok yararlanıyorsanız sizin bileceğiniz iş.

The Daily: The New York Times’ın günlük yayın yapan podcast’i. Her gün neler olup bitiyor öğreniyorsunuz. Oldukça güzel bir Amerikan aksanı ile tane tane konuluyor spiker.

BBC World: bu podcast bazen günde iki-üç farklı yayın yapabiliyor, o günkü gündeme göre değişiyor. Temiz bir İngiliz aksanı.

Burada kalacağım çünkü gerisini sizin bulmanız gerek. Nereden podcast dinletebiliyorsanız artık, açın dinleyin bol bol. Hoşunuza giden ne varsa dinleyin.

Zamanla dinlemenizin dilbilginize iyi geldiğini göreceksiniz. Yazdığınızı sesli okuduğunuz zaman kulağınızı tırmalayacak yanlış yerler.

3. Yazma:

Bu iş kolay değil, okumaktan daha fazla zamanınızı alacak. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki, doğduğunuzda beri konuştuğunuz ve okuduğunuz dil olan Türkçe’de ne kadar yazabiliyorsunuz? Yazamıyorsunuz demiyorum, sadece ne kadar zor olduğunu söylemeye çalışıyorum.

Her dilin kendi kültürü var. İngilizce biraz daha doğrusal anlatımları olan bir dil. Söyleyeceğinizi açık ve net söylemeniz gerekiyor. Biraz zaman alıyor o noktaya gelmek ama öğrenilmeyecek iş değil.

İngilizce dilbilginiz geliştireceğine inandığım siteler:

https://www.khanacademy.org/

Bu site müthiş! Ne kadar tavsiye etsem azdır. Lütfen bir girin bakın. Şu andaki başlıkla alakalı diye sadece dilbilgisi (grammar) konusundaki dersine değineceğim ama emin olabilirsiniz ki orada bitmiyor. Çok çeşitli konularda dersler var. Dilbilgisi çok keyifli kısa dersler halinde ve küçük yazılılar ile anlatılmış. Gerçekten ben bile arada bir girip yeni bir şey öğreniyorum. Çok keyifli! Ders videolarını İngilizce altyazılı dinlemek de mümkün.

Şu web sitesinde birçok kaynaktan bahşedilmiş: https://www.fluentu.com/blog/english/websites-to-learn-english/

Web sitesinin kendisi bir blog zaten. Yazdıklarını tekrar yazmak yerine kendisinin reklamını yapmak daha iyi. Hazırlayanın eline sağlık.

http://www.mhhe.com/mayfieldpub/tsw/esl-link.htm

Yaralı bilgiler olan bir site ama biraz sıkıcı. Yine de bulunsun burada, ihtiyacınız olabilir.

Kütüphaneden bulabileceğiniz bazı kitaplar:

The Elements of Style (Strunk and White): https://www.amazon.com/Elements-Style-Fourth-William-Strunk/dp/020530902X/ref=sr_1_1?ie=UTF8&qid=1512443515&sr=8-1&keywords=The+elements+of+style

Müthiş sıkıcı ama bir o kadar da önemli bir başucu kitabı. Hani bizim yazım kılavuzu gibi kullanabileceğimiz bir kitap.

The Craft of Research (Booth, Colomb, Williams): https://www.amazon.com/Research-Chicago-Writing-Editing-Publishing/dp/022623973X/ref=sr_1_1?s=books&ie=UTF8&qid=1512443716&sr=1-1&keywords=The+Craft+of+Research

BU da bir çeşit yazım kılavuzu ama çok güzel örnekler içeriyor. Bir araştırma nasıl yapılır, bir hocaya mail nasıl atılır, her türlü bilgi var.

How to Write and Publish Scientific Paper (Gastel and Day) https://www.amazon.com/How-Write-Publish-Scientific-Paper/dp/1440842809/ref=sr_1_1?s=books&ie=UTF8&qid=1512443837&sr=1-1&keywords=How+to+Write+and+Publish+Scientific+Paper

Çok iyi bir kaynak! Şahsen katıldığım bilimsel yazı çalıştayımda (Cold Spring Harbor Lab) bana hediye edilen bir kitaptı. Çok beğendim. Makalenizi nasıl yazacağınızı, nereye göndereceğinizi, bilimsel poster nasıl hazırlayacağınızı, ve alakalı her türlü bilgiyi, bulabileceğiniz bir kaynak.

On Writing Well (Zinsser): https://www.amazon.com/Writing-Well-Classic-Guide-Nonfiction/dp/0060891548/ref=sr_1_1?s=books&ie=UTF8&qid=1512444031&sr=1-1&keywords=On+Writing+Well

Bu kitabı okuması zevkli. İyi yazma üzerine yazılmış iyi bir kitap. Tam bir klasik.

Daha da ileri gider farklı kitaplar önerebilirim ancak başlangıç için bunlar yeterli. İlerleyen zamanlarda, daha ileri düzey İngilizce yazma için kaynaklar önereceğim.

4. Konuşma:

Şimdi her birinizi duyuyorum: "Ama kiminle konuşayım, kendi kendime mi?".

Evet.

En güzel yöntem kendi kendine konuşmadır. İngilizce konuşun kendi kendinize.

Peki nasıl anlayacaksınız doğru konuştuğunuzu?

Size şu anda aksanınızı tam anlamıyla değiştirebileceğiniz yöntemi anlatıyorum.

Aksanını beğendiğiniz bir kişiyi bulun. Ben şahsen daha önce dinleme bölümünde bahsettiğim podcast’lerden biri olan The Daily’nin spikeri Michael Barbaro’nun aksanına bayılıyorum.

Belli bir metni okuyan birini (mesela Khan Academy’den baya YouTube’dan birini) bulabilirsiniz. Önce bir kısa cümleyi ondan 5-10 kez dinleyin. Kısa olsun ama, hatta 2 kelimeyi geçmesin başta. Sonra siz söyleyin o kelimeyi. Ama sesinizi kaydedin ve kendinizi dinleyin (işin sırrı)! Dinleyince aradaki farkı anlayacaksınız. Sonra, o kişi ile aynı şekilde söyleyene kadar devam edin buna. Başlangıçta uzun sürecek ama zamanla alışacaksınız. Bir süre sonra daha da kolaylaşacak hala.

Bu yöntem ünlü film yıldızlarının aksanlarını çalışma yöntemidir. İşe yarar ama çalışmak lazım.

Burada yazılanlara yenilerini öğrendikçe ekleyeceğim. Çünkü öğrenmenin, dolayıyla öğretmenin de, sonu yok!

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
0

Kaynaklar

Bir dil öğrenmek çok faydalı bir uğraştır.

=

Lancaster Üniversitesinde Prof. Panos Athanasopoulos’un yürüttüğü bir çalışmada “İki dil iki insan mı?” sorusunun cevabı arandı.

Anadili Almanca olan bir grup ile anadili İngilizce olan diğer bir gruba, içinde bir kadının bir arabaya doğru yürüdüğü ya da bir adamın süpermarkete doğru bisiklet sürdüğü video parçaları gösterildi ve onlardan bu sahneleri anlatmaları istendi. Almanca konuşanlar eylemle birlikte eylemin amacını da söyleme eğilimindeyken (örneğin, “Bir kadın arabaya doğru gidiyor”), İngilizce konuşanlar sadece eylemin kendisinden bahsediyorlardı (“Bir kadın yürüyor”).

Aynı aktivite hem Almancayı hem İngilizceyi akıcı konuşabilen çift dil bilenlerle yapıldığında, katılımcılar videodaki eylemi Almanca anlattıkları zaman sahneyi başlangıcı ve sonu ile birlikte “Kadın evinden çıktı ve arabasına doğru gidiyor” şeklinde bir bütün olarak, İngilizce konuştuklarında ise sadece eylemi söyleyerek anlatma eğilimindeydiler.

Anlaşılan, dilin dünyayı nasıl algıladığımız üzerine büyük bir etkisi var ve bu, düşünüş tarzımızı da şekillendiriyor

=

İngilizce öğrenmek için tavsiye almak istediğini zannederek:

Çevremde ingilizceyi çoğu yoldan öğrenebilmiş kişiler var. Yani birçok kombi asyonlar var. Çoğu kendi çabasıyla kimi kurs ile kimi yurtdışına giderek kimi isewebden/normal ingilizce konuşan bir arkadaş edinerek öğrendi. Sana bunların hepsini tavsiye edebilirim.

Birkaç taktik ise öğrendiğim kelimeleri cümleleri veya tümceleri normal hayatında kullanman olabilir.

Bir kişi normal süre içinde zihninde düşünceler yürütürken kendi ana dili ile düşünür. Hatta kendin de buna şahit olabilmek için düşünürken hangi dili tercih ettiğini incele. Düşünürken öğrenmek istediğin dil ile düşünmeye çalış(kelime bilgin biraz olursa tabi)

Elbette daha birçok kombinasyonlar var ve sen bunların çoğunu yapmaya elverişli olabilirsin. Ama bir dili öğrenmeye çalışmadan önce o dili hangi amaçla öğrenmeye çalıştığını iyi be ayrıntılı seç çünkü dili öğrenmeye çalışırken içtensen çok daha kolay bir şekilde öğrenebilirsin.

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
0

Kaynaklar

Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Sıradışı olun. Tuhaflığınız, sizi sihirli yapan şeydir.”
Parker Lewis
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol