Merhaba
Inception bir kaç kez izlediğim bir film .Inception sadece bilim kurgu yönüyle değil aynı zamanda psikolojik derinliğiyle [1]de dikkat çeken bir film. Filmi izlerken dikkat ettiğin “düşerek ya da suyla uyanma” fikri aslında tamamen hayal ürünü değil; gerçek hayattaki bazı beyin mekanizmalarının sinematografik bir yorumu. Filmde bu durum “kick” yani bilinç sıçraması olarak anlatılıyor. Rüya içinde güçlü bir fiziksel his yaratıldığında (düşme, suya girme gibi), bu uyaran zihni bir üst bilinç katmanına geri itiyor. Yani rüyayı bozan şey, beynin bunu “gerçek ve acil” bir durum olarak algılaması.
Gerçek hayatta da buna benzer bir durum yaşanır. İnsan uykuya dalarken bazen aniden düşüyormuş gibi hisseder ve irkilerek uyanır. Buna hipnik sıçrama denir. Bunun nedeni, beynin uykuya geçiş sırasında vücuttaki kas gevşemesini bazen yanlış yorumlamasıdır. Kaslar gevşerken beyin bunu “kontrol kaybı” ya da “düşme” gibi algılayabilir ve hemen bir alarm üretir. Bu alarm kasları aniden kasarak kişiyi uyandırır. Yani düşme hissi aslında bir hata değil, beynin koruyucu bir refleksidir.
Suya düşme ya da suyla temas hissi de benzer şekilde güçlü bir uyarandır. Su, özellikle nefes alma kişiyi uyandırabilir.
Evrimsel açıdan bakıldığında bu mekanizmalar oldukça anlamlıdır. İnsan türü milyonlarca yıl boyunca tehlikeli ortamlarda yaşamıştır. Yüksekten düşmek ya da suda boğulmak gibi durumlar hayatta kalma açısından kritik risklerdir. Bu nedenle beyin, bu tür durumlara karşı aşırı duyarlı olacak şekilde evrimleşmiştir. Uyku sırasında bile tamamen “kapanmak” yerine, belirli tehlike sinyallerine karşı tetikte kalır. Düşme hissiyle uyanmak ya da ani bir uyarana tepki vermek, aslında hayatta kalmayı artıran bir avantajdır. Film ise bu biyolojik gerçeği alıp sistematik bir kurala dönüştürür. Gerçekte bu refleksler düzensiz ve kontrolsüzdür; filmde ise bilinçli olarak kullanılan bir araç haline getirilmiştir. Ama temel fikir doğrudur bence . Beyin, güçlü ve ani bir fiziksel hissi “gerçeklik sinyali” olarak algılar ve bu da uyanmayı tetikleyebilir. Bana kalırsa , “düşerek uyanmak” ya da “su ile uyanmak” ne tamamen bilim dışıdır ne de filmdeki kadar kontrol edilebilir. Bu durum, beynin evrimsel olarak geliştirdiği bir alarm sisteminin, sinema diliyle dramatize edilmiş halidir.
Hatta bu konuda kötü bir batıl inançta vardır .Rivayete göre birey uykuya dalarken yere düşüp çakıldığını görmesi yada hissetmesi bireyin ölmüş olduğunu gösterir derler. Bununla karşılaştırılınca su ile uyanmak güzel bir fikir olsa gerek :))
Kaynaklar
- Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim Ve Okumalarım.