Evrimin bunu hücre bazında yapması gerekiyor. Daha doğrusu söylediğinin olabilmesi için çoktan yapmış olması gerekiyordu.
Evrim planlı strateji kurmaz, yani biyolojide "insanlar uzaya çıkmaya başladı o zaman uzay için daha dayanıklı olalım" gibi bir muhakeme - bulunmuyor. Evrim uzayda bizi hayatta tutacak bir koruyucu katman da dikmeyecek sonuçta.
Evrimleşiyor olmamız her ortama uyum sağlayabileceğimiz anlamına gelmiyor. Biz basit bir değişle hayatta kalmak için evrimleştik, uzay boşluğu ise hayatta kalmak bir yana canlılığın var olabileceği bir ortam bile değil.
Bu yüzden bırakın uzay boşluğunda kıyafetsiz dolaşmayı, başka bir gezegenin koşullarında evrimleşebilmemiz bile söz konusu değil.
Mars'a yerleştiğimizi düşünsek bile yaşam destek ünitelerimiz Dünya şartlarında konuçlandırılacak, kaslarımızı dünya koşullarına en yakın şekilde çalıştıracağız; yerçekimi ve basınç farkları bile dolayı olarak kalıtsal hale gelecek belki de, yani doğrudan gezegen koşullarına bağlı olarak değil yine Dünya koşullarının manipüle edilmesiyle evrimleşeceğiz. Aslında bir yandan kendi genlerimizi değiştirmeden, çevremizi bize uyması için değiştirmekle de evrimleşiyoruz; buna da niş inşaat teorisi deniyormuş.[1]
Özetle, muhtemelen hayır. Biyolojinin parçası olduğu ortamdan tamamen farklı bir ortama evrilmesi mümkün görünmüyor. Bu Mars olabilir, Uranüs olabilir, boşluk olabilir veya tamamen farklı herhangi bir ortam da olabilir; seçilim olmadıkça evrim bu ortamı tanıyamaz.
Gezegenimizin kesin bir parçasıyız, uzayın ise dolaylı bir parçası. Dünya'nın aksine Uzay daha çok, kaosun, matematiğin, mühendisliğin evrilebildiği bir ortama benziyor.