Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Okan Alver'in cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Sorulara Dön
Oruç Kaan Yıldırım
Üye 2 gün önce
1

Doğal seçilim sadece ölümle mi işler?

Örneğin kansere kesin tedavi bulduğumuzu varsayalım, ölüm riski biteceği ve kanserli insanlar da çocuk yapıp genlerini aktarmaya devam edeceği için insanlık sonsuza dek kanser olmaya devam mı eder?
3 Cevap
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
3 Cevap
Esat Kudret
Esat Kudret
756.9K UP
Akıl yürütmeyi öğrenmeye çalışan bir öğretmenim. 1 gün önce

Hepsi İçinde…

Doğal seçilim, yapay seçilim, biyolojik(doğal) evrim, kültürel evrim vb. hepsi doğanın hem bir parçası hem etkileneni hem de etkileyeni ve çıktısı olarak doğanın ta kendisidir. Ve bence ayrı ayrı şeyler değildir.

Seçilim seçilimdir. Bunu doğanın kendi (bizden bağımsız) argümanları ile yapması ile buna bizlerin doğrudan müdahalesi farklı şeyler değildir. Çünkü bizler bu doğaya içkin varlıklarız. Ha bir virüs, ha bir meteor ya da tersinden aşı hiç fark etmez.

Tüm Reklamları Kapat

Bir kartal bir kaplumbağayı yüksekten kayalık bir alana bırakınca yahut bir maymun taş kullanarak cevizi kırınca doğal oluyor da biz büyü mü yapıyoruz. Yine doğada olanı araçsallaştırıp lehimize kullanmış olmuyor muyuz?

Bunun neresi doğal değil. Bunu daha organize ve daha (görece) hassas kılan zekâmız maddi temelli doğal bir çıktı değil mi ki, bu zekanın kullanımını doğaya bir müdahale olarak görelim ve bundan kaynaklı evrimi kültürel, seçilimi de yapay olarak farklı şekilde adlandıralım.

Çiftçi karıncaların mantar yetiştiriciliği ile bizim hormon takviyeli domates yetiştiren çiftçiler arasındaki fark ne ki biri doğal diğeri yapay olsun. Her ikisi de hayatta kalma ve neslin devamı direktifleri ile doğaya müdahale etmiş ve kendi lehlerine kullanma derdine düşmüş olmuyor mu?

Ya da daha da ileriye gidersek; gün gelip ürettiğimiz yapay zekanın kendi gelişiminin inisiyatifini ele alıp çoğalmaya başlaması ve bir süre sonra hükümran olması evrimin neresi ile çelişir.

Tüm Reklamları Kapat

Olay ve olguları biz (insan) merkezli ele alışımız değil mi ki bizi bir süre sonra doğanın da üstünde ve onu aşkın (tanrısal) bir varlık kibri ile tüketen. Aynı kibrin ortak atalarımız olan maymunlarda da olduğunu bir düşünsenize…

Oysa onların şimdiki kuzenlerinin bizlerle böylesi sen ben sorunu yok, değil mi. Yarın yapay zekanın üstün bir makine olarak bizimle yahut o günkü bizlerin onunla niye sen ben sorunu olsun ki.

Böylesi bir durumun neresi evrimle tezat. Tek fark bizlerin biyo-kimyasal, makinelerin ise fiziksel temelli olması mı? O zaman esas olana geleceğiz, yani evrensel hiyerarşiye: Fizik-Kimya-Biyoloji…

Her biyolojik varlık esasında kimyasal ve fiziksel bir varlıktır. Her kimyasal varlık özünde fiziksel bir varlıktır…Öyle değil mi?

Doğa sürekli devinim ve dönüşüm halindedir ve der ki: “Ben evrensel yasalara tabiyim ve içkin olduğum evrenin içinde olan her şey beni etkiler ve etkinin şiddeti oranında da değiştirir, yani değişirim. Dolayısı ile de bana içkin olan her şey de bundan etkilenir ve değişir. Ola ki benim değişim hızım ile kendi değişim (bana uyum) hızını ortaklaştıramayanlar da özüne yani elenerek ilksel madde formuna döner. “

Ve ekler: “İşte burada benim (doğanın) devinimim ile kendi deviniminin ritmini, kalp atışını, adım atışını veya adına ne dersek diyelim, uyumlu hale getirenler yoluna devam eder ki evrim budur. Bunu yapabilene de üstüne bonus olarak ben, yine benimle uyumlu yol alabilecek tohumlar ekme (üreme) şansı tanırım. Buna da doğal seçilim denir.”

Ve ekler:” Bana içkin varlıkların bunu nasıl başaracağının benim nazarımda bir hükmü yok, beni şaşırtmaz da. Çünkü yapabilecekleri her şey yine bana ve benim de tabi olduğum evrene ve onun yasalarına içkindir.”

Soruya gelirsek: Ölüm, doğal seçilim maratonunda yarıştan çekilmektir. Doğal seçilimi işleten değil sonuçlandıran bir olgudur. Bu nedenle de ne zaman gerçekleşeceği esastır. Çünkü her canlı ölür. Şayet ölümü, zaman ve mekândan bağımsız ele alıp doğal seçilimin temel argümanı haline getirir isek ve her canlı eninde sonunda öldüğüne göre ne evrim kalır ne de seçilim.

Ancak elbette daha çok, daha erken ölümlere vesile olan kanser gibi bir hastalık, zamanla kanser hastalarının gen havuzundaki oranını düşürebilir ve bir müddet sonra kanser ortadan kalkabilir diyebiliriz. Ancak doğa durağan değil. Öyle olsa idi bugün kanser vakaları tam tersi artmaz idi. Bizim hesaplarımız varsa doğanın da bizden azade hesapları var her zaman.

Bir diğer husus kanserin tedavisine yönelik olandır. Bir hastalığın tedavisinin bulunması o hastalığı hem artık bir hastalık hem de eleyici bir unsur olmaktan çıkaracağı için insanların sonsuza kadar gen aktarımı yoluyla kanser olması beklenmez. Çünkü tedavide elenen kanseri yapan genin kendisidir. (Doğanın sürekli güncellenen yeni hesapları saklı olmak üzere…)

Tüm Reklamları Kapat

Çünkü doğal seçilim, çevre koşullarına uyum sağlama konusunda avantajlı genetik özelliklere sahip bireylerin, bu özellikleri taşımayanlara kıyasla hayatta kalma ve üreme şansının daha yüksek olması sürecidir. Ve bu mekanizma, avantajlı özelliklerin yeni nesillere aktarılmasını sağlayarak türlerin gen ve özellik dağılımlarının değişmesine yol açar. Buna da evrim diyoruz.

Neyin, nerede, ne zaman ve kim-ne için avantajlı olup olmayacağını ne kadar süreceğini yine aynı devinim yasaları belirler. Her şey “olağan” iken milyonlarca yıl iri cüsse dinozorları egemen kıldı ta ki bir meteor noktayı koyana kadar. İşte o an o yaşamsal iri cüsse bir ölüm makinesine döndü, minikler içinse tam tersi…

Yarın, ileride kanserin kendisinin de basit birkaç müdahale ile inatçı, direngen ve sürekli çoğalma arzusu üzerinden uzun ömrün ve vesilesi ile devasa bir avantajın (doğal seçilimin) aracı olmayacağını kim garanti edebilir veya çok daha hızlı sirayet eden ve ölümcül bir başka soruna karşı lehte bir bariyer olup olmayacağını…Sevgiyle…

Kaynaklar

  1. Friedrich Engels. (2006). Doğanın Diyalektiği. Yayınevi: Sol yayınları. sf: 416.
  2. Çağrı Mert Bakırcı. (2025). Evrim Kuramı Ve Mekanizmaları. Yayınevi: Ginko Bilim. sf: 292.
  3. Richard Dawkins. (2022). Ataların Hikayesi/Yaşamın Kökenine Yolculuk. Yayınevi: Hil Yayınları. sf: 760.
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ceyda Nur Budak
Ceyda Nur Budak
23.5K UP
Eczacılık Fakültesi öğrencisiyim 1 gün önce

Ben yukarıda yazılan cevapların değinmediği bir konuya da değinmek istiyorum. Öncelikle evet, bazı insanların genomu kanser olmaya daha yatkın bir dizilişe sahiptir, bu bir gerçek. Fakat unutulmamalıdır ki her insan kanser olmaya aday. Daha açık anlatmam gerekirse her insan bir gün kanser olacak. Sadece çoğu insanın kanser olmaya ömrü yetmiyor. Çünkü kanser dediğimiz şey hücrelerin otokontrolünü kaybetmesi demek. Bunu her insan yaşıyor zaten. Bu hepimizde oluyor. Fakat bağışıklık sistemi hücrelerimiz bu hücreleri yok edebiliyor. Sıkıntı edemediği zaman ortaya çıkıyor. Yani kanserli insan dediğin kişi kalıtsal bir hastalığa sahip olan birisi değil. Genomu kanser olmaya daha müsait demek. Yani insanlık zaten sonsuza kadar kanser olmaya devam edecek. Ediyoruz çünkü sen de şu an vücudunda otokontrolünü kaybetmiş hücrelere sahipsin. İnsan ömrü yettiği sürece kanser olmaya devam edecek. Genetik yatkınlık konusu ayrı, fakat kanser sadece belli bir insan grubunda olan bir hastalık değil. İnsanlık var olduğu sürece kanser de devam edecek. Bu bir salgın hastalık değil ki ortadan kaldırabilesin. [1]Bundan bahsetmek istedim.

Kaynaklar

  1. Justine Alford. Science Surgery: ‘Do We All Have Potentially Cancerous Cells In Our Bodies?’. (18 Haziran 2018). Alındığı Tarih: 12 Haziran 2026. Alındığı Yer: Cancer Research UK | Arşiv Bağlantısı
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ahmet Erdem Tiritoğlu
Evrime karşı bir merakım, ilgim var. 1 gün önce

Dediğiniz doğru dediğiniz olay şuanda da insanların modernleşmesi ile zaten olan birşey. Örneğin biz şehirlerde yaşadığımızdan doğal seçilimden mahrum kalıyoruz. Normal insana kıyasla daha kötü özelliklere sahip örneğin daha düşük zekalı veya daha az kaslı kişiler de bu seçilim sürecinden mahrum kaldıkları için toplumda üremeye devam ediyorlar. (Bunun hakkında insanlığın sonunun evrimden mahrum kalma ile geleceğine dair bi teori vardı ama emin değilim yapay zekadan yardım alabilirsiniz).[1] Bunun sonucunda bir noktada insanlık bu şekilde aşırı körelebilir yada sizin örneğinizdeki gibi kanser aşırı yaygınlaşabilir. Doğal seçilim ise evet yani en azından benim bildiğim kadarıyla ölüm ve üreme olmadan işlemez çünkü doğal seçilimin oluşabilmesi için farklı bir nesil oluşmalıdır. Ne kadar isabetli cevap verebildim bilemiyorum umarım anlaşılır olmuştur.

Kaynaklar

  1. Carl L. Hubbs. (2026). Man The Mechanical Misfit. G. H. Estabrooks. The University Of Chicago Press Journals, sf: 1. doi: 10.1086/280972. | Arşiv Bağlantısı
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Evrimin ışığı olmaksızın, biyolojide hiçbir şeyin anlamı yoktur."
Theodosius Dobzhansky
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)