Altta verdiğiniz bilgi hatalıdır hem de 2 büyük hata vardır, soruyu cevaplamadan önce bilgi hatasını düzeltelim.
1- su arıtma işlemleri İncil’in, Tevrat’ın yazıldığı dönemlerden 1000 yıl önce bilinen uygulanan yöntemlerdi. Antik Mısır mezarlarında MÖ 15. yüzyıla tarihlenen Sus'ruta Samhita olarak bilinen Sanskritçe tıbbi yazılarda birçok farklı su arıtma yönteminden bahsediliyor. Suyun kaynatılması, güneşte bekletilmesi, bitkilerle, kumla ya da kömür gibi maddelerle süzülmesi gibi birçok yöntemle kirli suları temiz suya dönüştürülmesi anlatılıyor ve evet bu yöntemler Avrupa’da da biliniyordu. Bu kadar eski değil belki sonralardan geldi ama fark etmez. Roma İmparatorluğunda gayette mühendislik ve tıp konusunda gelişmişti ve temiz suya erişim kolaydı.
2- %70’in altında alkol oranı bulunan hiçbir su kaynağı yeterince bakterilerden arınmamış demektir. Her içtikleri suyun en az %70 civarında alkol olması demek kimse ayık gezmiyordu demek. Hani mantıklı değil bilimsel olarak da tutarlı değil. Bide şaraptan bahsediyorsunuz, şarabın alkol oranı %15-25 oranında o kadar fazla değil. Bu bilgiyi edindiğiniz yer yüksek ihtimalle “Targan Han” isimli Youtuber’ın “Şarap İslamda Neden Haram” isimli videosundan öğrendiniz. Targan Han çok sempatik biridir, hoş sohbetli biridir. Lakin bilgi edindiği kaynakları doğru seçemeyen biridir. Ondan edindiğin bilgileri araştırmanı, hemen kabullenmemeni öneririm.
Şimdi sorduğunuz soruya geçeyim: biz ne kadar din değişmez desek de din toplumdan topluma, dönemden döneme değişir. Günümüz Türkiye’deki İslam anlayışı ile Osmanlı’nın aynı mı? Ya da günümüz İslam ülkelerinin İslam anlayışı aynı mı? Tabikî de değil. Her din için geçerli bu, bir toplum dini kabullenirken kendi kültürüne entegre ederek inanır. O sebeple mezhep olsun, dünya görüşü olsun her toplum kendince bir inancı olur. O sebeple dini kurallar ne kadar öyle olduğunu kabul etmeyenler çıksa da sürekli değişkenlik içindedir. 500 yıl geriye gitsek Müslümanlıkta tekfir vardı mesela. Tekfir edilenler, Müslümanlık dininden aforoz edilirdi mesela. Şuan kimse “Müslümanlıkta aforoz etmek vardır” demiyor, bunu kabullenmiyor. İşte dediğim gibi dini kuralların kabulü döneme ve coğrafyaya göre değişir.
Eğer altta yazdığın bilgiyi Targan Han’dan öğrenmediysen, ki ben başka bir yerde böyle bir iddiayı savunan biri bulamadım, link paylaş inceliyim. Şahsen hiçbir bilimsel kaynağın böyle bir bilgiyi iddia edeceğini sanmıyorum.