Merhaba, bence her ikisi de. Şöyle ki, dinlerde gerçekleştiği iddia edilen mucizeler(ayın ikiye bölünmesi, denizin yarılması vb.) bilimsel açıdan bakıldığında gerçekleşmesi mümkün olmayan olgular. Hele ki kutsal kitaplarda bahsedildiği gibi bunun bir insanın eliyle gerçekleşmesi rasyonel düşünen birine mantıksız gelir ama zaten mucizelerinde olayı budur çünkü iman etmek; bu tarz gerçekleşmesi mümkün olmayan veya çok zor olan olaylara inanma durumudur aslında birazda. Yalnızca mucize konusunda değil, diğer konularda da dinler bilim ve modernlikle çelişir; mesela islam dinine göre kadınlar ülke yönetemez, iktidar olabilecek akla ve becerilere sahip değildirler ama ne bilimsel olarak bunun bir doğruluk payı var, ne de modern toplumda uygulanıyor. Gelelim sorunun ikinci kısmına, ben başta ikisi de dedim çünkü gerçektende insanlar kendi bakış açılarına ve inançlarına göre aynı bilimsel veriden veya metinden çok farklı anlamlar çıkarabiliyorlar. İnanmayan biri evrim teorisini; Tanrının yokluğunu ispatlayan ve dinlerin yücelttiği insan varlığını olduğu gibi, diğer canlılardan pekte üstün olmayan bir canlı türüne indirgeyen bir kanıt olarak görebilir. Öte yandan inançlı bir insan içinde aynı evrim teorisi, Tanrının/Yaratıcının kudretini ortaya koyan bir kanıt olabilir(teistik evrimciler). Kutsal metinler için de aynı perspektif meselesi geçerlidir.