Sürekli mucizevi ot çöplerin veya enerji kristallerinin peşinde koşanlara kötü bir haberim var. Çayın o meşhur rahatlatıcı etkisi spiritüel bir aydınlanmadan değil, doğrudan nörokimyadan kaynaklanıyor. Ana aktör teanin adında bir aminoasittir. Siyah çayda bolca bulunan bu madde, beyninizin fişini tamamen çekmeden rölantide çalışmasını sağlar.
Teanin kan beyin bariyerini rahatça geçer. Kana karıştığında beyninizde alfa dalgalarını artırır. Bu dalgalar uyanık ama sakin olduğunuz anlarda ortaya çıkar. Ayrıca beynin iletişim molekülleri üzerinde de etkilidir. Mutluluk ve sakinlik hissi veren serotonin, dopamin ve özellikle GABA seviyelerini yükseltir. GABA artışı mühimdir, çünkü sinir sisteminde frene basan ana kimyasal tam olarak budur.
İşin ironik kısmı siyah çayda hatırı sayılır miktarda kafein de bulunmasıdır. Normal şartlarda çarpıntı yapıp anksiyeteyi tetiklemesi beklenen kafein, teanin ile aynı bardakta buluştuğunda o sinir bozucu yan etkilerini büyük ölçüde kaybeder. Teanin kafeinin aşırı uyarıcı etkisini törpüler. Böylece elleriniz titremeden odaklanabilir, gevşeyebilirsiniz.
Yine de bu durum sınırsız çay tüketebileceğiniz anlamına gelmiyor. Bütün gün masada duran zehir gibi demliği tek başınıza bitirip sonra gece yarısı acil servise taşikardi şikayetiyle gelirseniz, o saatte nöbetçi olan hekime teanin edebiyatı yapamazsınız. Her şeyin bir dozu var, abartmayın.
Kaynaklar
- A Nobre et al.. L-Theanine, A Natural Constituent In Tea, And Its Effect On Mental State. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- T Giesbrecht et al.. The Combination Of L-Theanine And Caffeine Improves Cognitive Performance And Increases Subjective Alertness. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı