Evet, bu bilim dünyasında oldukça kabul gören güçlü bir teoridir ve ünlü Miller-Urey deneyi ile desteklenmiştir.[1] 1950’lerde yapılan bu deneyde, bilim insanları ilkel Dünya'nın atmosferini taklit eden bir kaba su, metan ve amonyak gibi gazları koyup, yıldırım etkisi yaratması için elektrik kıvılcımları verdiler. Sonuç şaşırtıcıydı: Kısa süre içinde yaşamın temel yapı taşları olan amino asitler kendiliğinden oluştu. Yani yıldırımlar, okyanuslardaki cansız ve basit kimyasalları "pişirerek" yaşamın yapı taşlarına dönüştüren o muazzam enerji kaynağı rolünü üstlenmiş olabilir.
Canlılarda elektrik olması konusundaki gözleminiz de bu süreçle bağlantılıdır; çünkü yaşam, iyonlar ve mineraller (tuzlu su benzeri ortamlar) arasındaki elektrik alışverişi üzerine kuruludur. Yıldırımların bir diğer önemli katkısının da, kayalara çarparak DNA'mızın oluşması için hayati önem taşıyan fosfor gibi mineralleri serbest bırakması olduğu düşünülüyor. Yıldırımlar doğrudan bir balık veya bakteri yaratmamış olsa da, okyanusları devasa bir kimya laboratuvarına çevirip cansız maddelerden ilk canlı hücrenin oluşması için gereken "kıvılcımı" çakmış olmaları çok yüksek bir ihtimaldir.
Kaynaklar
- Karin Akre. Miller Urey Experiment. Alındığı Tarih: 8 Şubat 2026. Alındığı Yer: Britannica | Arşiv Bağlantısı