Merhaba, çok güzel bir soru.
Arada boşluklar ve kontrol sinyalleri var elbette. Fakat ben tam teknik olarak şu miktar sinyal veriyor diyemem klavyelerin teknik spectlerini incelemeden. Fakat bu işlerin genelinin nasıl döndüğünü anlatabilirim.
Öncelikle işlemcinin hangi girişten bilgi geldiğini anlaması lazım. Burada atıyorum klavyenin numarası 01010 olsun. Bu bir kelime de olabilir önemli değil. işlemci gelen bilgiye bakar ve der ki "birazdan klavyeden bir veri veya veri dizisi gelecek" sonra aralarındaki protokole bağlı olarak bitleri saymaya başlar. Bu protokol kafadan uydurma bir protokoldür. (Tabi en optimum protokol kullanılır)
mesela kafamızdan bir protokol uyduralım. Kontrol kelimesi gelip klavyeden veri geleceğini anladiktan sonra başlangıç başlama işareti ilk 1 saniye 25 megahertzlik bir sinyal geliyor. Şimdi bitler gönderilmeye hazır. 1 saniye 5 volt var. ilk bitimiz geldi. 1. ikinci bit ile arasındaki boşluk için 1 saniye tekrar 25 megahertz sinyal üretildi. Şimdi 1 saniye boyunca bir şey olmadı. O zamqn ikinci bit 0. Sonra tekrar 25 megahertz sinyal geldi. Üçüncü bit 0 ise elektrik verilmeyecek, 1 ise 1 saniye boyunca 5 volt verilecek. Bu şekilde 8 bit Asc ii kodu tamamlanarak gider. Kod tamamlanınca bitirmek için mesela 50 megahertz elektrik üretilsin 2 saniye. Yukarda yazmadım ama okunan her bit bir geçici hafızaya yüklensin ve sonunda hepsi toplam okunsun diyebilirsin. Yani özetle klavyeyi verici, işlemciyi alıcı gibi farzedersek iki tarafa doğru protokolleri yüklediğimizde kolaylıkla haberleştirilebilecektir.
Ben kendim de bazen pic denilen mikroişlemcilerle yazılımlar yapıyorum. Bir uzaktan kumanda yapmam gerektiğinde doğrulama kodu olarak adımı yazıyorum örneğin. Yoksa bütün qrabauzaktan kumandaları birbirine karışırdı değil mi?
Buna ek olarak yukarıda anlattığım yöntem seri haberleşme idi. Klavyelerin tarihini hiç incelemedim ama asc ii eğer 8 bit ise bunun nedeni muhtemelen ilk başlarda paralel porttan çalışmasından dolayı olabilir. Paralel haberleşmede bütün veri aynı anda gider. 8 tane kablonun her birinde bir anahtar olduğunu düşün. A harfine basınca ilgili bitlerdeki anahtarlar kapanıp elektrik geçiriliyor. Fakat bu yöntemde vericide kullandığın faaliyet arttıkça 8 bit yetmemeye başlar. Çünkü 8 bit onluk sayı sisteminde 0 dahil 256 adet kontrol demektir. Ama 600 araçlıkbir otoparkyapacaksam 8 kablo değil artık 9 kablo kullanmam gerekir. Bu da hem kablo maliyeti hem daha karışık tasarımlar hem de standart dışılık olacaktır. Oysa ki seri haberleşmede işlemcinin gücünü arttırabildiğin sürece 8 bit de yapabilirsin 16 bit de 32 bit de 64 bit de yapabilirsin. Alıcı tarafının tek yapması gereken parolayı kontrol et, boşluk frekansını dinle, veriyi dinle, kaydet, boşluk frekansını dinle, veriyi dinle, kaydet... bu şekilde kaç bit olduğunun önemi yoktur. Buna data treni denir. Bu protokoller örneğin tv kumandalarında da vardır, çok çeşitli protokoller yapılabilir. 1 yani 5 voltun frekansı da sayılabilir örneğin. (Ki muhtemelen düz 5 volt değildir)