Doğa seslerinin bizi rahatlatması genel evrimsel süreçlerle ilişkilendirilebilir; ancak tırnak tıklatma veya fırçalama gibi insan kaynaklı yapay seslerin uykumuzu getirmesi çok daha spesifik bir biyolojik mekanizmaya dayanır. Nörobilim ve evrimsel psikolojide bu durum "sosyal tımar hipotezi" (social grooming hypothesis) ile açıklanmaktadır. Primat atalarımızdan gelen bu davranışsal miras, bireylerin birbirlerine yakın mesafede gerçekleştirdiği fiziksel bakım ve temizleme eylemleriyle grup içi güveni inşa etmeyi, stresi azaltmayı ve bağ kurmayı hedefler. ASMR videolarındaki yavaş, ritmik, tekrarlayıcı ve tehdit edici olmayan tırnak sesleri veya fısıltılar, insan beyninde doğrudan çok yakınımızda güvenli ve şefkatli bir sosyal etkileşimin gerçekleştiği illüzyonunu yaratır. Akustik çalışmalar da yakın mesafeden kaydedilen insan kaynaklı yapay seslerin, uzaktan gelen doğa seslerine kıyasla çok daha güçlü bir ASMR etkisi tetiklediğini, çünkü beynin bu fiziksel yakınlığı bir hayatta kalma ve güvende olma işareti olarak kodladığını göstermektedir. Bu güvenli yakınlık hissi, beyindeki sosyal davranışlardan sorumlu olan medial prefrontal korteks ile dokunma duyusunu işleyen ikincil somatosensoryel korteksi doğrudan uyarır.
İşin nörofizyolojik boyutunda ise bu yapay sesler, vücudumuzda somut hormonal ve otonom değişimler tetikler. Güvenli olarak kodlanan bu sesler algılandığında, beyindeki ödül ve duygusal uyarılma mekanizmaları olan nükleus akkumbens, insular korteks ve orta frontal girus gibi bölgeler aktifleşerek dopamin ve endorfin salgılanmasına yol açar. Salgılanan bu endorfinler doğrudan vücutta sedasyon, gevşeme ve hafif bir memnuniyet hissi yaratırken acı veya stres algısını da hızlıca baskılar. Eş zamanlı olarak otonom sinir sisteminde parasempatik aktivite yükselir, kalp atış hızı düşer ve vücut doğrudan "dinlen ve sindir" moduna geçerek uyku fazına hazırlanır. Dolayısıyla, tırnakların birbirine vurulması gibi sesler bizim için sadece mekanik bir gürültü değil, otonom sinir sistemimizi yavaşlatan, kortizolü düşüren ve uykuyu başlatan yapay ama son derece etkili birer nörobiyolojik sinyaldir.