Bu konu ile ilgili baska bir soruya cevap vermistim, o cevabimdan alintilar yaparak tekrar burada paylasmak istedim.
Her ne kadar insanlar olarak görsel bir şekilde algılayamasak da matematiksel olarak 4 veya daha fazla boyutta modeller ve hesaplamalar yapabiliyoruz. (Bknz: Matricies in Linear Algebra (Doğrusal Cebir’de Matrix’ler))
Mekansal bir 4. boyuttan bahsedecek olursak o zaman insanların fiziksel olarak bu boyuta ulaşamadığını ve bu mekansal boyutu algılayamadığını söyleyebiliriz. Eğer ilerde insanlık mekansal bir 4. boyutta hareket etmeye başlarsa bu durum hapishanedeki kilitli bir hücreden dışarıya çıkmanın, bugün çitlerle çevrili bir parktan (çitlerin üstünden atlayarak) kaçmak kadar kolay hale gelmesi demek olacaktır. Çitlerle çevrili park bize 2 boyutlu engeller yaratırken nasıl zıplayarak 3. boyutta hareket edip bu sistemden dışarıya çıkabiliyorsak aynı şekilde şu anda imkansız gibi gelse de 4 boyutta hareket edebilen bir insan kilitli bir hücreden dışarıya rahatlıkla çıkabilirdi.
Dördüncü boyuta bir örnek zaman olabilir. Nasıl ki üçüncü boyut sonsuz sayıda iki boyutlu cisimlerin birleşmesinden oluşuyorsa (bir küpün içinde sonsuz sayıda kare olması gibi) dördüncü boyuttan da beklentimiz şüphesiz sonsuz sayıda üç boyutlu cisimden oluşan bir yapı, aynı zamanın sonsuz sayıda üç boyutlu anlardan oluşması gibi. Ancak bu tanım mekansal bir dördüncü boyut açıklaması yapmak için yetersiz kalıyor çünkü zamanda geri yolculuk gibi pek çok paradoksal konsepte yol açıyor.[1]
Kaynaklar
- E. Siegel. This Is Why Time Has To Be A Dimension. Alındığı Tarih: 14 Mart 2025. Alındığı Yer: Forbes | Arşiv Bağlantısı