Sodyum, Klor ve Sofra Tuzu

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Hepimizin yemeklerde tükettiği ve mikroskop altında fotoğraftaki gibi gözüken sofra tuzu, liseden bilebileceğiniz üzere NaCl kimyasal formülüne sahiptir (ya da daha meşhur Türkçe adıyla "naci"). Na, sodyum elementidir. Cl, klor elementidir.

Klor elementi, 1. Dünya Savaşı'nın meşhur ölümcül kimyasalı olarak ün kazanmıştır. Klor gazı kullanılan Avrupa savaş alanlarındaki insanlar solunum yetmezliği, öksürük, hapşırma, brun rahatsızlığı gibi semptomlar göstermiştir. Klor gazının dozu milyonda 1-3 parça olduğunda genizde mukuslu bir tabaka oluşur ve 1 saat kadar rahatsızlık verir. Milyonda 5-15 parça arası düzeyinde bu mukus tabakası dikkate değer düzeyde rahatsızlık vermeye başlar. Milyonda 30 parçanın ötesine geçildiğinde göğüs ağrısı, nefes darlığı ve öksürük oluşur. Milyonda 40-60 parçaya ulaşıldığında toksik pnömonit ve akut pulmoner ödem oluşur. Milyonda 400 parçanın üzerinde 30 dakika civarında maruz kalındığında ise ölüm gerçekleşir. Milyonda 1000 parçanın üzerinde ölüm, sadece birkaç dakikada gerçekleşir.

Sodyum elementi, klora göre çok daha masumdur. Gümüşümsü beyaz ve oldukça reaktif bir metaldir ve Dünya kabuğunda en sık bulunan 6. elementtir. Ayrıca hemen hemen tüm canlıların vücudunda bulunan sodyum-potasyum pompalarının bir parçasıdır. Bu pompa sayesinde hücrelerimizde elektrik atım potansiyeli oluşturulabilmektedir. Ancak sodyum da, belli bir dozun üzerinde zehirlidir. Kanın litresi başına 145 milimolden fazla sodyum elementi bulunması durumunda hipernatremi denen bir durum oluşur. Bu durumdaki bireylerde aşırı susuzluk, zayıflık, mide bulantısı, kafa karışıklığı, iştah kaybı görülür.

Bu iki tuhaf kimyasal bir araya gelip de bileşik oluşturduğunda, karşımıza yemeklerimize tat katan sofra tuzu çıkar. Elbette, sofra tuzunun da sağlıklı veya güvenli olduğu belli bir doz vardır. Genel bir kural olarak günlük 2300 miligram, yani 6 gram tuz (1 çay kaşığı) yetişkinler için güvenli dozdur. Bu dozun ötesine geçildiğinde kısa vadede vücut karşılaştığı sorunları böbrekler aracılığıyla çözebilse de, uzun vadede yüksek kan basıncı ve hipertansiyon gibi hastalıklara neden olmaktadır.

Görülebileceği gibi, tamamen doğal yollarla ve doğal ortamlarında evrimleşen canlıların etraflarındaki yapı ve olgularla çeşitli seviyelerde ilişkileri bulunmaktadır. Bu ilişkilerin zaman içerisinde gelişen kurallarına uyulduğu müddetçe sağlık korunabilecektir; ancak bu dozların ötesine geçildiğinde sıkıntılar baş göstermeye başlayacaktır.

"Evrensel olarak zehirli, zararlı" olan hiçbir kimyasal yoktur. Keza, "evrensel olarak zararsız, faydalı" da hiçbir kimyasal bulunmamaktadır. Hiçbir kimyasal tüm dertlerimizin devası değildir; hiçbir kimyasal tüm dertlerimizin sorumlusu değildir. Her kimyasalı kendi şartlarında ve kimya bilimi çerçevesinde anlamak, sonrasında bunların biyolojik etkilerini araştırmamız gerekmektedir.

 

Kaynak: StackExchange

Her Şeyi Biliyormuşuz Gibi Davranmak...

Keşfetmek Bir Tercih Değil, Zorunluluktur!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim