Arkeologlar Kıbrıs’ın Antik Ticaret Yollarını İncelemek İçin Dalış Yaptı

Yazdır Arkeologlar Kıbrıs’ın Antik Ticaret Yollarını İncelemek İçin Dalış Yaptı

Birçoğumuz yaz mevsimini denizde geçirmenin hayallerini kurar, fakat Toronto Üniversitesi’nden arkeolog Carrie Fulton için bu durum sıradan bir iş günüdür.

Mississauga Toronto Üniversitesi Tarih bölümünde yardımcı doçent olan Carrie Fulton, 2017 yazında Kıbrıs açıklarındaki antik bir bölgenin üç yıllık alan çalışmasının ilk sezonunu tamamladı. Fulton ve beş kişilik araştırma ekibi antik ticaret yollarının izini aramak için Akdeniz’de günlük dalışlar yaptı.

Fulton, MÖ 300 ve MS 300 yılları arası Geç Bronz Çağı’ndan Erken Roma Dönemine kadarki Akdeniz bölgesine odaklanarak antik dünyadaki ticaret ağlarını incelemektedir. Fulton şunları söylüyor:

“Tarihteki o geçişi ve maddi objelerin hareketinin bu geçişlere nasıl yansıdığını düşünüyorum. Özellikle objelerin nasıl taşındığını ve objeler farklı bölgelere taşındıkça kültürel fikirlerin nasıl yayılıp yerleştiğini ve değiştiğini araştırarak kültürel etkileşimlere nasıl bakabileceğimizi merak ediyorum.”

Fulton’ın şu anki araştırması, Maroni-Tsaroukkas yani gemilerin yüzlerce yıldır demirlediği merkezî güney Kıbrıs kıyı bandı açıklarındaki bir bölge üzerine odaklanıyor. Fulton, bölgede ticaret ağlarının nasıl işletildiği ve bunların zamanla nasıl değiştiği hakkındaki ipuçlarına bakıyor. Bu yüzden gemilerden kalan taş çapaları inceliyor.

“Kıyı bandının bu bölgesi geç Bronz Çağı’ndan Roma dönemine kadar kullanıldı. Bu dönem, bizim için su altı malzemesi açısından ilginç ve zor soruları temsil eder. Farklı dönemlerdeki bu demir atma yerlerinin kullanımındaki farklılıkları biz nasıl belirleriz? Bu demir atma yerleri karadaki bazı alanlarla da ilişkilidir. Bu, taşınan eşyaların türleri hakkında bize ne anlatabilir?”

Fulton’nın araştırma alanları bir bakıma karadaki tipik bir arkeolojik alana benzer. Toronto Üniversitesi mezunu Naomi Neufeld’in de dahil olduğu Fulton’ın ekibi, araştırma bölgesini belirlemek için ipler ve kazıklar kullanıyor. Bulduklarını fotoğraflarla kayıt altına alıyorlar. Ancak hepsini tam donanımlı tüplü dalışla yapıyor, dalış yazı tahtalarını ve diğer deniz altı ekipmanlarını deniz tabanına taşıyorlar.

Taş çapalar yani iple bağlanmış delikli taşlar yüzeyden yaklaşık 20 metre aşağıda denizin dibinde bulunmaktadır. Büyüklükleri 20 santimetreyle yaklaşık bir metre arasında değişmekte ve ağırlıkları 160 kilograma kadar çıkmaktadır. Fulton’ın sözleri şöyle:

“Bunların gemiden denize atılmış ve geri alınmış olduğu düşünülüyor ancak bazıları çok büyük. Bunları muhtemelen bir vinç kullanarak birden fazla insan taşımış olmalı. Gemiler bunlardan birçoğunu lazım oldukça kullanmak için taşır ve (zorunda kalınca) herhangi biri yukarı çekilemezse ipini keserlerdi.”

Ekip genelde sabah 6.30’da başlayıp her gün yaklaşık olarak üç saat ve bazen de kıyı rüzgarlarının etkisiyle oluşan yarım metrelik dalgalarla yarışarak dalış yapıyor. Fulton şunu da belirtiyor:

“Sistematik olarak ileri geri yüzerek bölgeyi araştırıyoruz. Alanın kullanım sıklığı ya da taşınan malzemelerin çeşitleri hakkında ipuçları bulabilmek için çapaların yakınında çömlek ve diğer kültürel malzemeleri arıyoruz.”

Bulduklarını asıl yerinde (in situ) bıraktıkları için Fulton’nın ekibi demir atma alanlarının dijital kaydı için özel tasarlanmış bir kamera sistemini test ediyor. Fulton şunları söylüyor:

“Kamera su altı koruma kılıfının içine yerleştiriliyor, derinliği ve konumu kaydeden ve kameranın çektiği fotoğrafları almamıza ve bu fotoğrafları daha sonra kullanmak üzere 3 boyutlu modellemeyle birleştirmemize olanak sağlayan bir mikrobilgisayara bağlanıyor. Yaptığımız bu işlemler su altı ortamını korumaya yardım ediyor. Birkaç yıl içerisinde çapaların görünürlüğünde değişiklikler görebilir ve demir atma yerlerinin daha anlaşılır kaydına sahip olabiliriz. Şu ana kadar görebildiklerimizin çoğu yük gemilerine aitti. Bulduğumuz bir diğer şeyse bir ton ağırlığına varabilen büyük mimari yapı blokları. Bunlar geç Bronz Çağı’nda özel mimari yapılarda kullanılan bir tür taş işçiliğine benzemektedir. Peki bunlar bazı özel binalara mı götürülecekti, demir atma sisteminin bir parçası mıydı, Romalılar zamanında veya daha yakın zamanlarda yapılan geç Bronz Çağı yerleşim alanlarının yağmalanmasının kanıtı mıydı? 2018 yazında, bu blokların etrafında kazı yapacağız ve onları yukarı çıkartacağız. Umarım ne için kullanıldıklarına dair ipuçları buluruz.”

Yazan: Blake Eligh (Toronto Üniversitesi)

Çeviren: MH

Düzenleyen: Şule Ölez

Görsel: Carrie Fulton

Kaynak: phys.org

0 Yorum
Evrim Ağacı
Evrim Ağacı
Site Yöneticisi
Profil