Permiyen-Triyasik Yok Oluşu Sanılandan Daha Hızlı Gerçekleşti!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Tüm türlerin yüzde 83'ü yaklaşık 250 milyon yıl önceki Permiyan Triyasik Yokoluşu'nda dünyadan silindi. Bu o zamana kadar gezegende meydana gelmiş en büyük yokoluştu. Bugüne dek ilk defa araştırmacıları bu yok oluşun tam olarak nasıl meydana geldiği konusunda aydınlatacak bir zaman çizelgesi hazırlandı. 

Çalışma MIT'den Samuel Bowring'e ait ve Proceedings in the National Academy of Science dergisinde yayımlandı. 

Kitlesel yok oluşlar makroorganizmaların biyolojik çeşitliliği kısa bir zaman içinde birden düştüğünde gerçekleşir. Tür çeşitleri atıllaştıkça bu olaylar büyük evrimsel değişime sebep olurlar. Tarih boyunca bu tür olaylar beş kez gerçekleşmiştir, ancak Permiyan dönemin sonunda yaşanan yokoluş eşi görülmemiş bir kayba neden olmuştur: Deniz yaşamının yüzde 96'sı ve kara yaşamının yüzde 70'i dünya üzerinden silinmiştir. 

Aynı laboratuarın 2011 tarihli bir çalışmasında Permiyan-Triyasik döneme ait olduğu bilinen jeolojik örnekler incelendi ve olayın sadece 200.000 yıl içinde meydana geldiği ancak başlama sebebi konusunda kesin sonuçlara varmanın mümkün olmadığı belirtildi. Bunun yanında çalışma, araştırmayı geliştirmek için güzel bir başlangıç noktası sağlıyordu. 

Devam eden çalışma için, ekip beş tarihi volkanik kül yatağından örnekler topladı, ve uranyum izotoplarını mukayese etti. Bu; olayın 60.000 yıl, ya da aşağı yukarı 48.000 yıl sürdüğünü tespit etmelerini sağladı. Aradaki fark çok büyük bir esneklik payı gibi görünebilir, ama sınırları belirsiz bir kitlesel yokoluştan bahsetmek için aslında gayet kesin bir ifadedir. 

Göz açıp kapayıncaya kadar diye ifade edilebilecek bir sürede o kadar çok organizmanın yok olması çok şaşırtıcıydı ve bunun sebebinin bulunması gerekliydi. Permiyan Yokoluşu'nun sebebi konusunda başta gelen teori, Sibirya Dağları'ndaki yüksek volkanik püskürmenin atmosferdeki karbondioksit oranını çok yükseltmesi, bu karbondioksitin okyanusa karışarak okyanusu yavaş yavaş asitleştirmesi ve sıcaklığı 10 derece kadar yükseltmesi olduğunu öngörür. Bu kadar aşırı şartlar okyanus hayatı için zorludur, zira deniz yaşamına ait canlıların büyük kısmı en ufak bir değişikliğe karşı bile çok hassastır. Bowrings'in ekibi bu teoriyi destekleyen kanıtlar elde etti. Yokoluşun 10.000 yıl evvelinde, okyanusların karbon içeriğinde havadaki artan karbondan ötürü olabilecek bir ani yükselme olduğunu keşfettiler. 

Sibirya Dağları, 250-251 milyon önceki tarihin en büyük püskürmesinin izini taşıyan geniş bir alandır. Bu kadar net bir takvime sahipken, jeologlar artık Sibirya Dağları'ndan daha çok örnek alarak karbondioksit gibi belli kimyasal maddelerin o zaman dilimi ile uyuşup uyuşmadığını ve o kadar kısa bir zamanda o kadar büyük bir değişikliğe sebep olacak miktarda olup olmadıklarını bulabilir. Eğer dağların volkanik faaliyeti karbon artışına sebep olmuşsa, biliminsanlarının bu faaliyetin doğal sebeplerle mi yoksa bir çarpma darbesi gibi dış bir kuvvet dolayısıyla mı meydana geldiğini bulmaları gerekecek.


Kaynak: Bu yazı IFLS sitesinden çevrilmiştir.

10-16 Şubat 2014

Dünya'nın Ay'dan Görünen Yüzü

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim