Ormanı Şekillendiren Karıncalar: ''Şeytan Bahçeleri'' ve İnsan-Dışı Hayvanların Uyguladığı Yapay Seçilim
Ormanı Şekillendiren Karıncalar: ''Şeytan Bahçeleri'' ve İnsan-Dışı Hayvanların Uyguladığı Yapay Seçilim

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için evrimagaci@gmail.com üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Okullardaki derslerimiz birbirinden ayrı gibi okutulsa da, aslında doğayı birbirinden bağımsız bir şekilde inceleyemeyiz. Biyoloji, canlılar üzerinden araştırmalar yapıyor olsa da organizmalar ve organizmaların yaşadıkları çevre, evrenin bir noktasında yer alan ve kimya ile fizik için geçerli olan kavramlara uyan doğal sistemlerdir. Her şeyden önce fizik vardı. Sonra kimya doğdu. En son ise biyoloji... Ondan da kültür ve beşeri bilimler doğdu. Ancak bu son basamağı şimdilik es geçecek olursak, fizik ve kimya üzerine kurulu biyolojiyi, gelmiş geçmiş en çok sayıdaki disiplini bir arada barındıran bir çalışma alanı olarak kabul etmemiz gerektiği anlaşılır. Bu yazıda sizlere maddeleri konu alan kimya ile canlıları konu alan biyoloji arasındaki yakınlığı net bir şekilde gösteren bir örneğe değinmek istiyoruz. 

Güney Amerika'daki Amazon yağmur ormanları, canlı çeşitliliğiyle de oldukça meşhurdur. Burada, egzotik kuşlardan gizemli böceklere, yabani çiçeklerden haşmetleriyle kendilerini belli eden yağmur ormanlarının ağaçlarına kadar çok çeşitli hayat formlarına rastlamak mümkündür. Genelde turistler, bu ormanın içinde açılmış olan patikalar ya da belli bir istikamette akan akarsular boyunca yapılan keşif gezilerine katılırlar. Böyle gezilerin birinde, çok şaşırtıcı görüntülerle karşılaşabilir insanlar. Bunlardan birisi de, adını eskiden o bölgede yaşayan yerlilerin anlattığı "gizemli olaylardan" almış olan Şeytan Bahçeleri'dir (aşağıda görülmektedir).

 

 

Rivayete göre sadece Duroia hirsuta türü bitkilerden oluşan Şeytan Bahçeleri'ni ormanın "kötü ruh"u sürekli olarak düzenlemekte ve bakımını yapmaktadır. Bu bahçelerde, sadece tek bir tür bitki bulunur ve onlar son derece canlıyken, diğer bitkiler tutunamazlar ve kolayca ölürler. Teknik olarak gerçekten de, ikinci söylenen doğrudur. Ormanın belli yerlerinde, sadece belli bitki türleri, sanki insan eliyle özenle bakılmış gibi bulunan bahçelerde korunmaktadırlar. Diğer hiçbir bitki türü bu "bahçelerde" yaşayamaz. Duroia hirsuta türü ağaçlar, sanki bir çiftçinin özenli bakımlarına maruz kalmaktadır. Onlar dışındaki tüm bitkiler, bu bitkilerin yanında ölüvermektedir. Hem de bu koruma, 800 yılı aşkın bir süredir devam etmektedir!Üstelik bu bahçelerin toprak yapısı, iklim yapısı veya herhangi bir çevresel faktörü, az ilerisindeki ağaç grubundan hiç de farklı değildir. Bu sebeple yerel halk, bu bahçelere "kötü ruh" olarak tanımladıkları doğa üstü bir gücün şekil verdiğini ve koruduğunu düşünmektedir. Buna neyin sebep olduğu da, 2014 yılına kadar bilinmiyordu. Ama artık biliniyor. Ve tahmin edebileceğiniz gibi, sorumlu "doğa üstü bir kötü ruh" falan değil...

Gerçek şudur: Myrmelachista schumanni türü karıncalar (ana görselde görülmektedir) Duroia hirsuta türü ağaçların kovuklarında yaşamaktadır. O ormanda bulunan hiçbir ağaç, bu karıncaların arzu ettikleri gibi devasa koloniler oluşturmalarını sağlayamazlar. Bu ağaçların gövdeleri, tam onların yaşam alanı oluşturabilecek özelliktedir. Ama doğal olarak, bu ağaçları dikip bakımını yapan karıncalar olamaz; ancak karıncalar, istilacıların saldırılarından diğer ağaçları değil de bu ağaçları koruyabilirler. Başka bir bitkinin bu ağaçların bulunduğu alanlarda yetişmemesi için sürekli kimyasal salgılayarak kolonilerini koruma altına alırlar. Yani karıncalar, daha önce bilinen mantar kolonileri bir yana dursun, koskoca bir orman bölgesindeki devasa ağaçların tarımını yapmaktadır denebilir! Kendileri için "istenmeyen" olan "zararlılar"dan ormanlarını ayıklarlar; sadece belirli bir türü yaşatırlar. Bu, evrimin en temel mekanizmalarından Yapay Seçilim'in, insan dışındaki en harika örneklerinden birisidir! Bu konuda detaylı bilgi için kitabımızı edinmenizi tavsiye ederiz.

Bu gerçeği göstermek için Stanford Üniversitesi'nden Deborah Gordon ve ekibi, Peru'nun Loreta kentini içine alan Amazon Ormanı bölgesindeki Madre Selva Biyolojik İstasyonu'nda kapsamlı bir araştırma yürüttüler. Tespit ettikleri ve içerisinde 1 ila 328 adet arasında değişen sayılarda Duroia hirsuta türü ağaçların bulunduğu 10 adet "Şeytan Bahçesi"ne İspanyol sediri olarak bilinen Cedrela odorata türü ağaçlardan diktiler. Bu ağaçlar, normalde Amazon'da rahatlıkla ve bol miktarda yetişmektedirler; ancak "Şeytan Bahçeleri" içerisinde bulunmazlar. Bu yabancı ağaçların bazılarının üzerini karıncalardan korumak için, özel bir kimyasalla kapladılar. Bazı diğerlerini ise korumasız bir şekilde diktiler. Sonuçlar tartışmaya yer bırakmayacak kadar açıktı: daha dikilme işlemi tamamlanmadan, işçi karıncalar yabancı ağaca saldırıya geçmişlerdi ve sadece 24 saat içerisinde korunmasız olan tüm sedirleri öldürmeye başladılar. Yaptıkları çok basitti: yapraklarına saldırarak bolca formik asit enjekte etmek. Sadece 5 gün içerisinde bu sedirlerin neredeyse tamamı yapraklarını tamamen yitirdi. Hatta karıncaları uzak tutmak için korunan sedirlere bile saldırılar düzenleyenler ve yapraklarını yitirmesini sağlayanlar oldu. Muhtemelen, karınca popülasyonu içerisinde koruyucu kimyasala dirençli olan nadir varyasyonlar vardı ki bu, evrimin ana malzemesini oluşturmaktadır. Ancak korunmasız olanlardaki yaprak ölümü, korunmalılara göre kat kat fazlaydı.

İşin asıl ilginç tarafı, karıncaların "tarım alanlarını" inşa etmek için kullandıkları temel kimyasalın formik asit olmasıdır. Normalde bu, oldukça yakından tanınan bir kimyasaldır ve zaten adını da "karınca" sözcüğünün Latincesinden alır. Mikrobiyal parazitlere karşı koruyucu özelliği bilinen bu kimyasalın herbisit (böceksavar) özelliği de ilk kez bu vesileyle keşfedilmiştir. Uzun zamandır bu tarz kimyasalların haberleşme, kur yapma ve savunma gibi eylemlerde kullanıldığı zaten bilinmekteydi. Ancak bunlar haricinde, böylesi bir yapay seçilim örneği için kullanılabileceği kimsenin aklına gelmemişti. Bu keşif, önemli bir gizemi açığa çıkarmış oldu.

Karıncamıza geri dönersek... Bu karınca, bahsi geçen ağaçların gövdelerinde kurduğu kolonileri yüzlerce yıl boyunca yaşatabilir. Doğal olarak, en iyi yaşadığı ortamın bu ağacın içerisi olduğunu anlayan karıncalar, basit bir içgüdüyle hareket ederek çevredeki olası düşmanlara vücutlarında ne var ne yok saldıracaklar ve ekinlerini/yuvalarını koruyacaklardır. Bu da, aslında tamamen farklı bir amaçla evrimleşmiş olan ve onların vücudunda yer alan formik asitle kolaylıkla başarıya ulaşmalarını sağlamaktadır. Bu, evrimsel biyolojinin birçok farklı konseptinin bir arada gözlenebildiği harika örneklerden birisidir!

Teşekkür: Bu yazıyı geliştiren Çağrı Mert Bakırcı'ya teşekkür ederiz.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. M. E. Frederickson, M. J. Greene, and D. M. Gordon, "Devil's gardens" bedevilled by ants, Nature 437:495-496 (2005)
  2. Stanford University

Higgs Bozonunun ''Annesi'', Süper İletkenlerde Bulundu

Termitler, İnekler, Selüloz Sindirimi ve Karşılıklı Evrim

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim