Gece Modu

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Günümüzde bir şeyin imkânsız olduğunu düşünüyorsanız, size yeterince olumlu düşünmediğinizi söylerler. Kendinizi "kazanırken" hayal etmeniz gerekmekte olduğu iddia edilir. Fakat bu, çoğu zaman hiçbir işe yaramaz. Tam tersine, eğer ki başaramayacağınıza inanıyorsanız, bunun aksine inanmaya çabalamak kaygılarınızı yersiz yere daha da artırıp size engel olabilir!

Bazen zor bir hedefe ulaşmanın en iyi yolu, bunun mümkün olduğuna kendinizi inandırmaya çalışmaktan vazgeçip hedefe doğru adım adım ilerlemektir. İdare edemeyeceğimiz sonuçlara duygusal yönden bağlandığımızda, endişeli olmaya daha meyilli hale geliriz ve bu sebeple aşırı çaba sarf ederiz. Fakat kazanmak için harcadığımız çabayı yönetebilirsek elimizden gelenin en iyisini yapabiliriz. 

Üstesinden gelebileceğimizi (yönetebileceğimizi) düşündüğümüz bir olay hakkında kaygılı olmamız imkânsız olduğundan, kazanmak için en fazla çabayı harcadığımızın farkında olmak, kaygıyı yenmemizi sağlar. Yani, hedef yerine çaba üzerine odaklandığımızda beynimiz kaygı duymamızın önüne geçerek bize yardımcı olur. 

Diğer taraftan, hedefi gerçekleştirmeye daha çok motive olmak, beynin hatalara karşı verdiği tepkiyi artırır. Hedef ne kadar önemli olursa, dikkat ve duygu merkezi olan beyin bölgesi ön singülat, hata durumunda o kadar tetiklenir. Ön singülat faaliyetinin artması, iyi bir iş yapmaya odaklanmayı sağlar, fakat beynin hatalara verdiği tepki çok büyük olursa bu, dikkati dağıtabilir ve bu durum sorun olabilir. 

Bu yüzden hedef gözünüzü korkutuyorsa, onu "başarmaya" çalışmayı durdurup anı yaşayın. Amaç hakkında düşünmek, şu anda yaşamamaktır. Amaç gelecekte duruyor, onu unutun ve sadece işinizi yapın.

 

Kaynak: Psychology Today

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 18/09/2019 00:57:58 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/4526

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Beynin evrimi sadece antik insanın ihtiyaçlarını aşmadı, aynı zamanda evrimsel süreç içerisinde bir hayvanın kullanmayı bilmediği bir organ edinmesine dair tek örnek oldu.”
Arthur Koestler
Geri Bildirim Gönder