Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Psikolojide de Artık "Nasıl" Sorusunun Ötesine Geçip, "Neden" Sorusunu Sormamız Gerek!
Psikolojide de Artık "Nasıl" Sorusunun Ötesine Geçip, "Neden" Sorusunu Sormamız Gerek!

Zümrüt renkli mücevher yabanarısı (Ampulex compressa), hamamböceğini öyle bir karmaşıklıkla parazit haline getirir ki, bu insanın hayal gücünü zorlar. O korkunç olay, şöyle yaşanır: Yabanarısı, kurbanını geçici olarak felce uğratan zehirli bir karışımı hamamböceğinin vücuduna zerk etmekle başlar. Akabinde hamamböceğinin beyninde belirli iki bölgeyi arayıp bulur ve özel yapım nörokimyasal bir kokteyli buraya zerk eder. Bu enjeksiyon, cerrahi açıdan kesin bir etki yaratır: Hamamböceğinin hareket kabiliyeti tamamen korunurken kaçma isteği elinden alınmıştır. Bu, daha sonra önemli hale gelecek, hayret verici bir kombinasyondur. Nihayet yabanarısı, öldürücü darbesini vurur: Adeta zombi haline gelmiş hamamböceğini kendi mezarına sürükler, üzerine bir yumurta yerleştirir ve onu diri diri gömer. Yabanarısı neden tüm bu belirli şeyleri kesin bir sırada yapma zahmetine girmektedir?

60 yıl önce büyük etolog Niko Tinbergen, herhangi bir biyolojik özelliği veya sistemi tam olarak anlayabilmek için şu dört farklı soruyu cevaplamak zorunda olduğumuzu iddia etmiştir:[1]

43
Paylaş
Feed image

Özgül Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG), nörolojik temelli, hayat boyu devam eden gelişimsel bir bozukluktur. Bu kişiler dinleme, konuşma, okuma-yazma, problem çözmek gibi birçok yeteneklerin kullanımında ve geliştirilmesinde; edinilen bilgilerin depolanması, işlenmesi ve üretilmesi gibi konularda da zorluklar yaşarlar. Kısacası Özgül Öğrenme Güçlüğü, kişiye bilginin öğretilmesinde zorlanılması ve kişinin bu bilgiyi işleyememesi gibi sorunlara neden olmasıdır.

Fakat düşünülenin aksine ÖÖG, doğuştan olmakla beraber kişinin zekasına, görme-işitme, eğitimde aksama, ailesel problemlere vb. bağlı değildir. Öğrenme Güçlüğüne eşlik eden diğer bozuklukların başında Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) gelmektedir. DEHB, tedavi edilebilmesinin yanında öğrenme güçlüğünden ziyade, kişinin dikkati dağılması gibi nedenlerle bilgiyi edinememesidir.

44
Paylaş
KRAS Geni Nedir? Bu Genin Kanserle Nasıl Bir İlişkisi Var?
KRAS Geni Nedir? Bu Genin Kanserle Nasıl Bir İlişkisi Var?

Günümüzde 150'den fazla türü keşfedilen, çağımızın en belalı düşmanlarından biri olan bir hastalık: kanser. En kısa tanımıyla kanser; "kontrolsüz hücre bölünmesi" olarak tezahür eden bir hastalıktır. Bütün kanser türlerinde ortak olan özellik; hücrelerin kontrol edilemez bir şekilde bölünerek çoğalmasıdır. Bu bölünme, sağlıklı hücrelerin bölünmesine nazaran o kadar hızlıdır ki, bir zaman sonra vücutta tümörler oluşmaya başlar ve sonrasında işler daha da kötü yerlere gidebilir.

Peki hiç düşündünüz mü; hücrenin kontrolden çıkıp da asice bölünmesine yol açan nedenler ne? Ufacık, çıplak gözle dahi görülemeyen bir hücrenin içinde neler olup bitti de koskoca organizmanın hayatını tehdit etti? Bu soruları cevaplayabilmek için hücrenin çekirdeğindeki DNA'yı oluşturan genlere inmeliyiz. Gelin bu makalede, genel olarak kanseri değil de, bazı kanserlere yol açan çok daha spesifik bir gende yaşanan mutasyonları inceleyelim. Bu genin adı: KRAS.

22
Paylaş
Bir Meta Olarak Paranın Ortaya Çıkışı: Deniz Kabuklarından Metal Paralara Yolculuk...
Bir Meta Olarak Paranın Ortaya Çıkışı: Deniz Kabuklarından Metal Paralara Yolculuk...

Paranın ilk ortaya çıkışı genelde Lidya'da madeni paranın icadına dayandırılır ve bunu, paranın bulunmasıyla elde edilen ekonomik avantajların bir analizi izler. Ancak paranın hikayesi, ilk madeni paraların çok daha öncesine, ekonomik işlevlerinin yanı sıra giderdiği sosyal, kültürel ve siyasi ihtiyaçlara dayanmaktadır.

Klasik ekonomik teoride para, takas sisteminin eksiklerini gidermek için ortaya çıkan ve ticari faaliyetlerde takasın yerini alan bir meta olarak gösterilmektedir. Takasın en büyük zorluğu, karşılıklı isteklerinin kesişmesi gerekliliğidir. Buğdayı olan bir çiftçi süt almak istiyorsa, sadece sütü olan bir çiftçi bulması yetmez. Bulduğu çiftçinin de buğday istemesi gerekir. Ne bu bilgiye hızlıca ulaşacak ne de ürünlerini uzun süreler saklayacak teknolojiye sahip olan insan toplumlarının ticari faaliyetlerin sıklığı ve çeşitliliği arttıkça, takasın eksikliklerinin farkına vararak parayı icat ettiği uzun süre boyunca popüler bir görüş oldu.

22
Paylaş
Feed image

"Yeterince iyi" ilkesi, bir şeye ne kadar kaynak sunarsanız sunun onu anlamlı ölçüde iyileştiremiyorsanız, o şeyi olduğu gibi bitirip yolunuza devam etmenizi önerir. Aslında bu; zaman, para ve efor gibi oldukça değerli kaynakları pek de büyük bir fark yaratamayacakları bir yere harcamak yerine, "yeterince iyiyse yeterince iyidir" fikrine kucak açmanız gerektiği anlamına gelir.

Örneğin, yazdığınız bir makaleyi gözden geçirdiğinizi düşünelim. Öyle bir nokta olacak ki, zaten yeterince iyi bir yazı olduğu için, ne kadar uğraşırsanız uğraşın yazının kalitesinde anlamlı bir değişiklik yapamayacak hale geleceksiniz. Üstelik daha değerli pek çok aktivite yapabilecekken bunu yaparak zamanınızı boş yere harcamış olacaksınız.

61
Paylaş