Ben her zamanki gibi şöyle demeyi sürdüreceğim, Sevgili dostum, sen bir Atinalısın; bilgeliği ve gücüyle dünyanın en ünlü ve en büyük kentinde yaşıyorsun. Bütün dikkatini mümkün olduğunca çok para kazanmaya, şan şöhret sahibi olmaya verip, kendi ruhunu anlamak, mükemmelleştirmek ve hakikati aramak için hiç çaba göstermiyor olmaktan utanmıyor musun? Eğer içinizden biri benim söylediğim şeylere de önem verdiğini iddia ederse, o zaman onun gitmesine izin vermeyeceğim; yanından ayrılmayacak, ona sorular soracak, onu inceleyecek, sınava tabi tutacağım... Bunu tanıştığım herkese, yaşlısına, gencine, yabancısına, Atinalısına, herkese yapacağım.
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez.
Sizin istediğiniz gibi konuşup yaşamaktansa, kendi istediğim gibi konuşup ölmeyi tercih ederim.
Sadece bir iyi vardır, bilgi ve sadece bir kötü vardır, cehalet.
Bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir. Bu beni diğer insanlardan ayıran tek şeydir.
Sorgulanmamış bir hayat, yaşanmaya değmez.