Modern devlette hukuk, sadece ve genel ekonomik duruma uyup onun ifadesi olmakla kalamaz. Fakat kendisi için de tutarlı bir ifade olmak ve kendi iç çelişkileri nedeniyle göze batar derecede tutarsız olmamak zorundadır. Bunu gerçekleştirmek için iktisadi koşulların yansıtılması gitgide bozulur. O kadar ki, mevzu hukukun, bir sınıfın egemenliğini, saf, kesin ve tüm ağırlığıyla ifade etmesine - ki bizzat bu durum adalet kavramına aykırıdır - nadiren rastlanır.