Köye bakan mezarlıkta tek başımaydım, ta ki gebe bir kadın gelene kadar.O ceset taşıyıcısına yakından bakmak zorunda kalmayayım, şişkin bir karın ile dümdüz olmuş mezarlar arasındaki, yalancı bir vaat ile her vaadin sonu arasındaki karşıtlığa kafamı takmayayım diye hemen çıktım oradan.
Bazen yamyam olmayı istiyorum, şu ya da bu kişiyi yutma zevkinden değil de sırf kusmak için.
Bir bedeni sürüklemekten muaf olmalıydık, 'ben'in ağırlığı yeterdi.
Vaktiyle bir ölü gördüğümde şöyle diyordum doğmak ne işine yaradı onun?, artık aynı soruyu her canlı için soruyorum.
İnsan yeryüzünün kanseri.
Her şey olma duygusu ama hiçbir şey olmama gerçeği.
Başkaları tarafından kuşatılmışım, kurtulmaya çalışıyorum, söylemeliyim ki pek başaramıyorum. Ama yine de olmak istediğim kişi ile her gün birkaç saniyelik bir görüşme ayarlayabiliyorum.