Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

7 Eylül 2014'te bir mimar, ABD'nin Arizona eyaletinde çalıştığı bir tavan arasında bulunan Afrika Katil Arıları'nın (veya Afrikanize Katil Arıları) yuvasını istemeden dürttü ve arılar hızla saldırıya geçerek kısa sürede mimarı öldürdü ve alanda bulunan diğer insanları da ağır yaraladılar. Olay yerine kısa sürede ulaşan imha ediciler, yuvanın 2 metreye 1 metre olduğunu ve içerisinde en az 800.000 arıyı barındırdığını söylüyorlar. Tahminlerine göre arılar en az 10 yıldır burada yaşıyorlar. Mimarın ölümü acı verici ve korkunç oldu; ancak bu arılar tam olarak nasıl öldürüyorlar? Davis'te bulunan Kaliforniya Üniversitesi Entomoloji ve Nematoloji Bölümü'nden Dr. Eric Mussen şöyle söylüyor:

"Bunlar, aşırı savunmacı ve baskın arılardır. Afrika katil arıları titreşimlere çok hassastırlar. Eğer birisi yuvalarından birkaç ev ötede bir çim biçme makinasını çalıştırsa bile, muhtemelen kulağınızın duyamayacağı ya da zar zor duyacağı bu titreşimleri kolaylıkla algılayabilirler. Üstelik bundan rahatsız olurlarsa, yakın çevrede bulunan tüm canlıları bundan sorumlu tutarak saldırıya geçebilirler!"

Afrika Katil Arıları, "kontrolden çıkan laboratuvar deneyi" kavramının, Hollywood tarafından uydurulmayan nadir gerçek örneklerinden birisidir. Normalde 1950'lerde Brezilya'daki bal üretimini arttırmak için Batı bal arıları (Apis mellifera) ile Afrika bal arılarının (Apis mellifera scutellata) çaprazlanmasıyla üretilmiştir. Ancak 1957 yılında 26 kovan dolusu arı, laboratuvardan kaçarak vahşi doğaya salınmıştır. Sadece birkaç yıl içerisinde tüm Brezilya'ya, 1980'li yıllarda tüm Güney ve Orta Amerika'ya, 1985 yılında ise Kuzey Amerika'ya ulaşarak yayılmışlardır!

Uyarıldıkları zaman, katil arıların kullandığı ekstra askerler vardır. Bunlar, tehdit altında hemen harekete geçerler ve yuvayı korumaya çalışırlar. Bu arılar, normal bal arılarından birazcık daha ufaktır ve iğne başına taşıdıkları zehir onlarla hemen hemen aynıdır. Ancak mimar Goodwin'i öldürene benzeyen bir savunma saldırısı, yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Çünkü bal arılarının aksine, Afrika Katil Arıları'nın iğnesi memeli derisini de delebilir ve iğne çoğu zaman içeride kalmaz. Normalde bir Avrupa bal arısı yuvasını dürterseniz, en fazla 12-20 defa sokulursunuz, en ekstrem örnekler bile 200'ü geçmez. Çünkü bu arılar kolay ölürler ve çok savaşçı değildirler. Ancak Afrika katil arıları, tek bir saldırıda en az 2.000 defa kişiyi sokabilirler. Bu, vücudunuzun dört bir yanına zerk edilen zehir anlamına gelir.

Boşalttıkları zehrin adı "meletin" adı verilen bir kimyasaldır. Aslında boşaltılan sıvının %50'sini oluşturur; ancak acıya neden olan temel kimyasal budur. Karışım içerisinde bulunan fosfolipaz A2 ise, insan dokularına zarar verebilen bir kimyasaldır. Bu kadar fazla zehrin bir anda boşaltılması, vücudun hızla tepki göstermesine neden olur; ancak çoğu zaman nafiledir. Kimyasal kısa sürede böbrekleri iflas ettirir ve müdahale anında yapılmazsa, saldırının kişinin ölümüyle sonuçlanmasına neden olur.

Üstelik bu arılarla ilgili bir diğer sorun, aşırı baskın karakterlere sahip olmalarıdır. Örneğin vahşi hayatta, daha ağırbaşlı olan Avrupa arılarıyla çiftleşseler bile, yavruları saldırgan ve baskın karakterde olmaktadır. Bu sebeple onları yapay seçilimle sakinleştirmek bile çok zor bir iştir ve çok uzun nesiller alır, hatta pratik olarak imkansız olduğunu düşünenler de vardır.

 

Görsel: İG

Kaynak: Discovery

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 19/08/2019 20:47:06 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2807

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Kesin bir şekilde inanmak için, şüphe ile başlamamız gerekir.”
Stanislaw Leszczynski
Geri Bildirim Gönder