Kara Sinekkapanın Üreme Stratejisi

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Kuş yavrularının bakımı zor olduğu için pek çok kuş türünde yavruların bakımı her iki ebeveyn tarafından üstlenilir. Bu sayede hem erkek hem de dişi, genlerinin aktarılma şansını yükseltmiş olur. Bu üreme stratejisi biz insanlara tanıdık gelecektir. İnsan yavrularının da bakımı büyük emek ve enerji ister. Bu yüzden genellikle yavrunun bakım görevini her iki ebeveyn birlikte üstlenir. Kurduğumuz modern dünya ve yarattığımız teknolojilere rağmen hala tek ebeveyn tarafından bir çocuğun tüm ihtiyaçlarının giderilmesi büyük bir külfettir.

Erkek ve dişi, yavrunun bakımını üstlenerek yeni üreme fırsatlarından feragat etmiş, ve özellikle erkek, üreme fırsatlarını kaçırmış olur. Çünkü bir yavruya yaptığı yatırım nispeten düşüktür ve fizyolojik olarak çok kısa sürede çok fazla dişiyi döllemesi mümkündür.

Bir kuş türünün erkeği vardır ki bu üreme fırsatını kaçırmamak adına bir ihanet çemberi oluşturur: Kara sinekkapan kuşunun (Ficedula hypoleuca) erkeği ilk bakışta tek eşli gibi görünür. Bahar geldiğinde erkek iyi bir yuva yeri bulur, bir dişiye kur yapar ve onunla çiftleşir. Dişi, yumurtladığı zaman kuluçkaya yatar ve bir süre kısır kalır. Erkek sinekkapan kuşu ise başka bir yuva yeri bulup başka bir dişiye kur yapar ve onunla da çiftleşir. İkinci dişi de yumurtlamaya başladığında erkek sinekkapan bu sıralarda yumurtaları açılmaya başlamış olan ilk eşinin yanına döner. Erkek enerjisinin büyük kısmını ilk dişiden olan yavruların beslenmesi için harcar. İkinci dişiden olan yavrularıyla ya çok az ilgilenir ya da hiç ilgilenmez. Bu eşitsizlik hayatta kalan yavruların sayısını da etkiler. İlk eşin ortalama 5.4 yavrusu hayatta kalırken ikinci eşin ortalama 3.4 yavrusu hayatta kalır.

Bir dişinin, zaten başka bir eşi olan erkeği neden kabul ettiği konusunda ise farklı görüşler vardır. Eskiden biyologlar bu durumun dişinin tercihi olduğunu, güçsüz bir erkeğin eşi olmaktansa güçlü bir erkeğin ikinci eşi olmayı kabul ettiğini, hayatta kalan yavru sayısı az olmasına rağmen yaşayan yavrular babasının iyi genlerini alacağından yüksek cinsel çekiciliğe sahip olacağını ve dişinin zararını telafi edeceği fikrini kabul ediyordu. Lakin bu fikrin geçerliliği azaldı. İkinci dişinin hayatta kalan yavruları iyi beslenemediği için ilk dişiden olan yavrulardan ortalama %10 daha küçük olduğu tespit edildi. Dolayısıyla eşeysel seçilimde ikinci dişinin yavrularının şansı daha düşük. Ayrıca ikinci eş ne kadar çabalarsa çabalasın iki ebeveynli yavrularla aynı büyüklükte yavrular yetiştiremediği gibi, harcadığı normal üstü çaba nedeniyle ortalama ömrü de kısalmaktadır. Şimdilerde kabul gören fikir ise ikinci dişinin içinde bulunduğu durumu seçme şansı olmadığı yönünde. Çünkü içinde bulunduğu durumu fark etmiyor bile. Erkekler kurdukları ikinci yuvanın ilk yuvadan uzak olmasını tüm dezavantajlarına rağmen özellikle tercih ediyor ve ikinci dişiyi etkileyene kadar ilk yuvasına çok az ziyarette bulunuyor.

Çiftleşme gerçekleştikten sonra ikinci eş olan dişi, içinde bulunduğu durumu fark etse bile yapabileceği pek bir şey kalmamaktadır: Ya yumurtalarını terk edip yeni bir erkek arayacak -ki yeni eşin de çok eşli olma ihtimali var- ya da yavrularının bakımını üstlenip yumurtalarının yanında kalacak. Yumurtalara yaptığı yatırımdan vazgeçip yeni bir eş bulmaya çalışmaktan ve tabii yeni eşin yuvasına bağlı bir eş olacağını ümit etmektense yumurtaların yanında kalmak daha mantıklı bir seçenek gibi görünüyor.

Çokeşli erkek kara sinekkapan ise bu yarışın kazananı çünkü tekeşli bir erkeğe göre ortalama 3.4 daha fazla yavrusu oluyor. En büyük kaybeden ise akla ilk gelen seçenek, yani ikinci eş olan kara sinekkapan değil. Normal üstü bir enerji harcaması gerekse de genlerini aktarmayı başarabiliyor. Bu yarışın kaybedeni çokeşli erkekler yüzünden hiç eşleşememiş olan erkekler. Bunlar erkek kara sinekkapan nüfusunun %39'unu oluşturuyor. Eğer kaybeden olarak kalmak istemiyorlarsa bir sonraki çiftleşme döneminde daha iyi bir yuva yeri bulmalı ve çok daha güzel ötmeliler.


Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Science Direct - 1
  2. Science Direct - 2
  3. Diamond, J. (2016). Seks neden keyiflidir: İnsanın cinsel evrimi (Üçüncü baskı). İstanbul: Varlık Yayınları.

Proteinlerin Şekilsel Benzerliği Nasıl Bulunur?

Thomas Kuhn'un Paradigma Kavramı Üzerine Bir İnceleme

Yazar

Selçuk Çat

Selçuk Çat

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Ayşegül Şenyiğit

Ayşegül Şenyiğit

Editör

Evrim Ağacı'nın genel editörü, popüler bilim yazarı ve çevirmenidir. İstanbul Üni. İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunudur. Yıldız Teknik Üni. Yabancı Diller Yüksek Okulunda İngilizce öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim