İzlerini Bakterinin Üzerinde Bırakan Süpernova!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Okyanusun dibindeki tortuda antik bakterilerde saklanan, günümüzden 2.2 milyon yıl önce meydana gelmiş bir süpernova sonucu dünyaya ulaşan demir izotopları bulundu. Bakterilerde bulunan bu süpernova kalıntılarının izleri doğrulanırsa, belirli bir yıldızın patlayışıyla ilişkilendirilen ilk biyolojik kanıt olarak bilim tarihine geçebilir.

2004 yılında bilim insanları, Pasifik Okyanusunun tabanındaki bir tortuda dünyaya ait olmayan demir-60 izotopunu bulduklarını açıklamışlardı. Bu izotopun zaman içinde bozulma oranını kullanarak dünyaya ne kadar zaman önce geldiğini hesapladılar. Sonuç bu demirin kaynağının dünya yakınlarında gerçekleşen bir süpernova olduğunu işaret ediyordu. 

Bishop, bu patlamanın işaretlerini dünyadaki fosil kayıtlarını inceleyerek bulunup bulamayacağını merak etti. Doğadaki demiri 100 nanometre genişliğinde manyetik kristal üretmek için kullanan bazı bakteri türleri bu araştırmadaki doğal adaylardı. Bu manyetik kristalleri, bakteriler dünyanın manyetik alanına uyum sağlamak ve kendilerine uygun koşullara sahip yerleri bulmak için kullanır. Bu “manyetotaktik” bakteriler deniz tabanındaki tortularda yaşar. 

Böylece Bishop ve meslektaşları, Pasifik Okyanusunun doğu ekvatoral kısmından 1,7-3,3 milyon yıl öncesinden kalma tortu parçaları elde ettiler. Bu örnekleri 100,000 yıllık dönemlere ait olacak şekilde ayırarak aldılar. Demir-60 izotopunu seçip, biyolojik kaynaklı olmayan demiri seçmeyen toprak yıkaması benzeri bir kimyasal teknik uyguladılar. Daha sonra bilim insanları, bu örneklere kütle spektrometresi uygulayarak demir-60 varlığını araştırdılar. Demir-60 vardı! Denver’daki toplantıda Bishop gazetecilere şöyle söyledi:

“Orada bir şey var gibi görünüyor.” 

Demir-60 seviyesi çok azdı fakat görüldüğü yerler sadece 2,2 milyon yıllık katmanlardı. Bishop’un dediğine göre bu bariz demir-60 varlığı, süpernova gerçekleştikten sonra atmosferi ışık hızına yakın hızda geçerek denize yağan radyoaktif kalıntıların bakteriler tarafından manyetite (Fe3O4) dönüştürülmesi sonucu kalanlar olabilir. 

Yapılan bir araştırmanın sonucu patlayan yıldızın güneşten 130 parsek (424 ışık yılı) uzaklıktaki Scorpius–Centaurus yıldız takımından olabileceğini işaret etse de, kimse hangi yıldızın patlamış olabileceğinden emin değil. Topeka, Kansas’daki Washburn Üniversitesi’nden bu çalışmada yer almayan astrofizikçi Brian Thomas şöyle söylüyor:

"Bu konu hakkında gerçekten çok heyecanlıyım. Güzel olan şey, bunun doğrudan belirli bir doğa olayına bağlı olması."

Bishop ise sözlerini şöyle bitiriyor:

"Bana göre felsefi açıdan cazibesi, gezegenimizin fosil kayıtlarında böyle bir izin bulunabiliyor olmasıdır." 

Bishop ve takımı şu anda yine Pasifik Okyanusunda ikinci bir yerde demir-60 sinyali üzerine çalışma yapıyor.  

 

Kaynak: Nature

Holosen Kitlesel Yok Oluşu: 6. Büyük Kitlesel Yok Oluşun İçerisindeyiz!

Aşk Hormonunun İki Yüzü...

Yazar

Ozan Ertekin

Ozan Ertekin

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim